4. Hukuk Dairesi 2010/1800 E. , 2011/649 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 11/10/2002 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin bir bölümünün kabulüne ilişkin 19/11/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar v
**4. Hukuk Dairesi 2010/1800 E. , 2011/649 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 11/10/2002 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin bir bölümünün kabulüne ilişkin 19/11/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Davacı, aynı köyde yakın komşu olarak oturdukları davalının haksız şikayeti nedeniyle geçirdiği soruşturma sonunda hakkında takipsizlik kararı verildiğini, davalının eyleminin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu ileri sürerek, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir. Dosya içeriğinden; eşi ölmüş olan davalının iki çocuğu ile birlikte köyde yaşadığı, davacının da aynı köyde davalının evine yakın bir yerde oturduğu, bir kaç kere evi kurşunlanan davalının; evli olan davacının kendisi ile de evlenmek isteğini geri çevirdiği için önce telefon edip daha sonra korkutmak amacıyla evini kurşunladığını belirterek, bu tür eylemlerinden dolayı daha önce iki kez cezalandırılmasına karar verilen davacıdan şüphelendiğini belirterek şikayetçi olduğu, ancak olay günü başka yerde olduğu saptanan davacı hakkında takipsizlik kararı verildiği, bu şikayetin haksız olduğunu ileri süren davacının eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Olayın gelişen bu durumuna göre; davalının, davacı hakkında şikayette bulunması için yeterli kuşku bulunmaktadır. Şikayetin haklı olması için şikayet edilenin cezalandırılması zorunlu bir koşul değildir. Davalının şikayeti anayasal bir hakkın kullanılması niteliğinde olup salt davacıyı zarara uğratmak kastı bulunmadığından, davacının kişilik haklarına saldırı olgusunun gerçekleştiğinden söz edilmez. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davacının manevi tazminat isteminin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 26/01/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.