Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;-----birden fazla sigortası tarafından temin edilmiş olması halinde, bu masraflar sigortacılar arasında teminatları oranının paylaştırılacağını, sigortalı dava dışı ---- tedavisine ilişkin --- tarihli fatura ile hastaneye provizyon verilerek yapılan ödemenin ---- tedavisine ilişkin --- tarihli fatura ile hastaneye provizyon verilerek yapılan ödemenin ---- tarihli fatura ile hastaneye provizyon verilerek yapılan ödemenin ---- tedavisine ilişkin ---- tarihli
-Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'nin İstanbul Ticaret Siciline ... sicil numarası ile kayıtlı, 189.738.450.00TL sermayesi olan bir iimited şirket olduğunu, müvekkili ...'nun ise, davalı ...'nin 139.400-TL sermaye karşılığı 5.576 adet hissesinin sahibi olduğunu, davalı şirketin ortaklık yapısı incelendiğinde; ...A.Ş.'nin, 189.318.850,- TL sermaye miktarı ile 7.572.754 adet hisse karşılığında davalı şirketin %99.78 oranında en büyük hissedarı olduğunun görüleceğini, Geriye kalan %0,22 oranındaki hissenin ise müvekkili dahil küçük hissedarlara ait olduğunu, adı geçen büyük hissedarın, davalı ... müvekkili dahil muhtemelen diğer ortaklara hiçbir bilgi vermeden istekleri doğrultusunda yönettiğini, kendi lehine çıkar sağladığını, küçük hissedar konumunda olan müvekkiline zarar verdiğini, aşağıda etraflıca izah edileceği üzere, TTK'nun 636. maddesi gereğince davalı şirketin feshini, bunun kabul edilmemesi halinde müvekkiline ait payın gerçek değeri ödenerek ortaklıktan çıkmasına karar verilmesini talep zarureti doğduğunu, Şöyle ki; Limited Şirketlerde haklı sebeple şirketin feshinin düzenlendiği TTK'nın 636/3. Maddesinin; "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir." Şeklinde olduğunu, Mezkur maddede haklı sebebe ilişkin bir tanıma veya kapsamına ilişkin bir açıklamaya yer verilmediğini, haklı sebebin tahdidi olarak sayılmadığını, yine anonim şirketlerde haklı sebeple feshin düzenlendiği TTK'nun 531. maddesinde de aynı şekilde bir tanım yapılmayıp, haklı sebeplerin sayılmadığını, bununla birlikte, 531. maddenin gerekçesinde, "Genel Kurul'un birçok kez kanuna aykırı şekilde toplanması, azlık hakları ile bireysel hakların devamlı ihlali. özellikle bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmesi, şirketin sürekli zarar etmesi, dağıtılan kar payının sürekli azalmasının İsviçre öğretisinde haklı sebep sayıldığı"nın belirtildiğini, gerekçede anonim şirket örnek olarak belirtilen bu nedenlerin, limited şirket için de geçerli olduğunu, haklı sebeple fesih hakkının düzenlendiği TTK'nun 636. maddesi gereğince, haklı sebeplerle feshin gerçekleşip gerçekleşmediğinin, her olayın özelliğine göre değerlendirilmesinin hakimin takdirinde olup, öğretide ve uygulamada, "azınlık ve/veva pay sahiplerinin bilgi alma, inceleme, aydınlanma haklarından sonuç alamamaları", "şirketin kar Dağıtmaması, amacına hizmet etmemesi\ "şirket imkanlarının coğunluk pay sahiplerine tahsisi çoğunluğun hakim olduğu diğer şirketlere karın ve mali imkanların kaydırılması"nın şirketin feshi sebepleri olarak öngörüldüğünü, Davalı şirketin feshi için haklı sebeplerin bulunmakta olup, TTK'nun 636. maddesindeki şartların oluştuğunu, müvekkilinin davalı şirketin hissedarlarından biri olmasına rağmen, bilgi alma, inceleme ve aydınlanma haklarının engellenmesi nedeniyle, davalı şirketin faaliyetleri, hesapları, mali durumu, bilançosu, malvarlığı, aktif ve pasifleri vs hiçbir konuda bilgisinin bulunmadığını, Müvekkilinin gerek hissedar olduğu halde şirketin faaliyetleri, hesapları, mali durumuna ilişkin hiçbir şekilde bilgilendirilmemesi, gerekse yıllardır kâr elde edilemiyor olması nedeniyle şirkete ait finansal kayıtları incelemek istediğini, davalı şirket tarafından, hiçbir açıklayıcı bilgiye yer verilmeksizin müvekkiline yalnızca 2012 faaliyet yılına ilişkin gelir tablosu ve bilançosu gönderildiğini, hiçbir açıklama içermemeleri nedeniyle mezkur belgelerden şirketin mali durumuna ilişkin gerçek durumun anlaşılmasının yine mümkün olamadığını, müvekkilinin hissedar olarak en doğal hakkı olan bilgi alma, inceleme ve aydınlanma hakkının engellenmesinin dahi fesih için başlı başına bir sebep olduğunu, davalı şirketin, mali durumuna ilişkin bilgi vermemenin yanı sıra, gelir ile giderlerinin örtüştüğü, az kar elde edildiği veya kar elde edilemediği vs. gerekçeleriyle yıllardır hissedarlarına hiçbir şekilde kar payı dağıtmadığını, davalı şirketin, meşrubat üretim konusunda Türkiye'nin önde gelen büyük şirketlerinden birisi olup, Türkiye'de "gazoz" denildiğinde akla ilk gelen marka olan Fruko gazozlarının üretimi ve satışını yaptığını, meşrubat üretim sektöründe ön sıralarda yer almasına ve yurtdışına ihraç etmesine rağmen, davalı şirketin faaliyetlerinden kar elde edemiyor oluşunun olağan olmadığını, kar payı dağıtmaması, amacına hizmet etmediğini göstermekte olup, yıllardır kar payı dağıtmayan şirketin feshi gerektiğini, Yargıtay'ın da bu görüşte olduğunu, Yargıtay .. HD'nin 24.04.2007 tarih ve...sayılı kararına göre; "... Bir sermaye şirketi türü olan limited şirkete, ... bu şirketin sağlayacağı kazançtan yararlanmak amacı ile ortak olunur. Bu durumda çoğunluk hisseye sahip ortağın insiyatifi ile sürekli olarak kâr payı dağıtılmamasına karar verilmesinin azınlık hisseye sahip ortaklar yönünden giderek muhik sebep teşkil edebileceğinin kabulü zorunludur..." (Bkz. Erdoğan Moroğlu/Abuzer Kendigelen, Içtihatlı-Notlu Türk Ticaret Kanunu ve İlgili Mevzuat, XII Levha, İstanbul 2014, s. 489). davalı şirketin ürettiği ürünleri, iştiraki olan ...Şti. aracılığıyla sattığını, davalı şirketin büyük hissedarı...A.Ş adı geçen bu şirkette de büyük hissedar konumunda olup, şirketin %52'sinin sahibi olduğunu, yapılan araştırmada, ...Şti.'nin çok yüksek kar marjına sahip olduğunun öğrenildiğini, davalı şirketin asıl üretici iken kar elde edememesi veya çok az kar elde etmesine mukabil, davalıdan satın alan şirketin yüksek kar elde ediyor olmasının da şirketin işleyişi ve mali durumu hakkında şüphe yarattığını, davalı şirketin asıl karını iştirak şirketinde toplanacak şekilde faaliyet yürüttüğünü, böylelikle müvekkili konumundaki hissedarların kar payına ilişkin haklarını almasına engel olunmak istendiğini, Davalı şirketin, kar payı dağıtmamasına rağmen, sermaye artışına giderek, müvekkili gibi küçük hisse sahiplerinin şirketteki hisse oranının daha da küçülmesine sebebiyet verdiğini, ekte yer alan 29.11.2013 tarihli olağan üstü genel kurul toplantısı sonucu alınan kararlann tesciline ilişkin ticaret sicil kaydı incelendiğinde, görüleceği üzere; şirketin sermayesinin 67.538.125,00 TL'den 189.738.450.00 TL'ye çıkarıldığını, mezkur sermaye artışı sonrasında,...A.Ş., sermaye artırımı öncesindeki değerlere göre %99.38 oranında hissedar iken, sermaye artışı sonrasında 189.318.850,00 TL sermaye miktarı ile 27.572.754 adet hisse karşılığında şirketteki hisse oranı %99.78 'a yükseldiğini, sermaye artışının, sadece...A.Ş'nin, davalı şirketteki hisse oranını arttırma amacına yönelik yapıldığını, sermaye artırımına ilişkin karar incelendiğinde, arttırılan sermaye miktarının tamamının büyük hissedar...'in davalı şirketten olan alacak haklarından ödenerek yapılmasına karar verildiğinin görüleceğini, hangi sebeplere ne miktarda ve ne amaçla büyük hissedar olan...A.Ş'ne borçlu olduğuna ilişkin hiçbir bilgi verilmediğini, borcun varlığı, miktarı, gerçekliği konusunda hiçbir somut bilgi bulunmadığını, nitekim, mezkur sermaye artışından önce incelenmek amacıyla müvekkiline gönderilen şirkete a'ıt fınansal kayıtlarda da...'e ilişkin bir borcun varlığına dair hiçbir bir bilgiye de rastlanmadığını, davalı şirkette ortaklık anlayışı ortadan kalkmış olup, sadece...A.Ş'nin bireysel çıkarlarına yönelen, bu hissedarın çıkarlarının ön plana çıktığı bir durum oluştuğunu belirterek Müvekkilinin bilgi alma, inceleme ve aydınlanma hakkının engellenmesi, şirketin kar payı dağıtmaması, amacına hizmet etmemesi, Şirket imkanlarının çoğunluk pay sahiplerine tahsisi, çoğunluğun hakim olduğu diğer şirketlere karın ve mali imkanların kaydırılması nedenleriyle, TTK m. 636/3 uyarınca şirketin feshi ve tasfiyesine, aksi halde, müvekkiline ait payın gerçek değeri ödenerek ortaklıktan çıkmasına karar verilmesini talep etmiştir.