4. Hukuk Dairesi 2012/16463 E. , 2013/12268 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... vd. aleyhine 11/09/2009 gününde verilen dilekçe ile memurun kişisel kusuruna dayalı maddi ve manevi tazminat, birleşen davada haksız şikayet nedeni ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen 08/05/2012 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi …
**4. Hukuk Dairesi 2012/16463 E. , 2013/12268 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... vd. aleyhine 11/09/2009 gününde verilen dilekçe ile memurun kişisel kusuruna dayalı maddi ve manevi tazminat, birleşen davada haksız şikayet nedeni ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen 08/05/2012 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından, duruşmasız olarak incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle, daha önceden belirlenen 25/06/2013 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine duruşmalı temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı asıl ... geldiler, diğer davalı ... adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. 1-Asıl davada davacı ... ile davalı ...'nın temyiz itirazlarının incelenmesinde: Dava, kamu görevlilerinin görevi sırasındaki ve görevi ile ilgili eylemleri nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı ... ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde onkoloji uzmanı olarak çalıştığı dönemde davalıların da İstanbul Üniversitesinin rektör ve rektör yardımcıları olduklarını, profesör olabilmek için gereken puanın beş katı puanı bulunduğunu, ancak davalıların medikal onkoloji dalına profesörlük kadrosu vermeyerek kasıtlı olarak profesör olmasını engellediklerini, 2005 yılında hak ettiği ünvanı alamamış olmasından dolayı uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur. Davalı ..., davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini savunarak reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, asıl dava yönünden davalıların rektör ve rektör yardımcısı olarak takdir hakları bulunması nedeni ile davacının anında profesörlüğe yükseltilmesinin beklenemeyeceği gerekçesi ile istem reddedilmiştir. Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır. (T.C. Anayasası 40/III, 129/V, 657 Sy. K.13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır. Somut olayda davalıların İstanbul Üniversitesi rektör ve rektör yardımcısı olarak kamu görevlisi sıfatını taşıdıkları, görevleri ile ilgili olarak gerekli işlemi yapmayarak davacının zarara uğramasına neden oldukları iddia edildiğine göre yukarıda açıklanan yasal mevzuat uyarınca davada davalıların kasıt ve kusuru aranmaksızın husumet nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerekir. Mahkemece açıklanan yasal düzenleme gözetilerek, davalılar hakkındaki istemin husumet nedeniyle reddedilmesi gerekirken, işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. 2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre birleşen davada davacı ...'nın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 3- Birleşen davada davacı ...'nın diğer temyiz itirazlarına gelince; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/3. maddesine göre manevi tazminat istemine ilişkin davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacaktır. Aynı maddenin 4. fıkrasında ise, manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından vekalet ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilecektir. Şu durumda, mahkemece, birleşen davadaki maddi ve manevi tazminat istemleri tümden reddedildiğine göre yukarıda açıklanan tarife hükümleri uyarınca ayrı ayrı vekalet ücreti ödetilmesi gerekirken toplam tutar üzerinden tek vekalet ücreti ödetilmesine karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan asıl davaya yönelik kararın yukarıda (1) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davacı ... ve davalı ... yönünden BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı ...'nın asıl davaya yönelik diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz olunan birleşen davaya yönelik kararın yukarıda (3) no lu bentte gösterilen nedenlerle davacı ... yararına BOZULMASINA, davacı ...'nın birleşen davaya yönelik diğer temyiz itirazlarının (2) sayılı bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davacı ... yararına takdir olunan 990,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalı ...'ya yükletilmesine, taraflardan peşin alınan harçların istek halinde geri verilmesine 25/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.