20. Hukuk Dairesi 2014/2357 E. , 2014/4972 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ...Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ..... ve ..... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R 1993 yılında yapılıp sonuçları 24.10.1994 - 23.11.1994 tarihleri arasında ilân edilen genel arazi kadastrosu sırasında ... ili, ... ilç
**20. Hukuk Dairesi 2014/2357 E. , 2014/4972 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ...Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ..... ve ..... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R 1993 yılında yapılıp sonuçları 24.10.1994 - 23.11.1994 tarihleri arasında ilân edilen genel arazi kadastrosu sırasında ... ili, ... ilçesi, .. – K...mahallesi ... mevkiinde kain; 1) 174 ada 12 parsel sayılı taşınmaz, 30417 m² yüzölçümü ve “tek katlı ahşap ev ve ... bahçesi ve ağaçlık” vasfıyla, tapuya istinaden 1/3’er hisse olmak üzere ... oğulları 1959 D.lu Ş.. 1960 D.lu ... ve 1972 D.lu A..Ç.. adlarına, 2) 174 ada 14 parsel sayılı taşınmaz, 1292 m² yüzölçümü ve “... bahçesi” vasfıyla tapuya istinaden ... oğlu 1946 D.lu A.. Ç.. adına, 3) 174 ada 16 parsel sayılı taşınmaz, 1196 m² yüzölçümü ve “... bahçesi” niteliğiyle tapuya istinaden ... oğlu 1928 D.lu D.. A.. Ç..r adına, 4) 177 ada 15 parsel sayılı taşınmaz, 4495 m² yüzölçümü ve “tek katlı ahşap ev ve ... bahçesi” vasfıyla, tapuya istinaden A.. oğlu 1949 D.lu M..Ç.. adına, 5) 177 ada 20 parsel sayılı taşınmaz, 2243 m² yüzölçümü ve “... bahçesi” vasfıyla, tapuya istinaden A.. oğlu 1937 D.lu M.. Ç.. adına, 6) 177 ada 21 parsel sayılı taşınmaz, 4223 m² yüzölçümü ve “... bahçesi” vasfıyla, tapuya istinaden O... oğlu 1946 D.lu A.. Ç.. adına, 7) 177ada 30 parsel sayılı taşınmaz, 5636 m² yüzölçümü ve “... bahçesi” vasfıyla, tapuya istinaden A.. oğlu 1936 D.lu ... Tombaş adına, tesbit edilmiştir. Davacı ... İdaresi vekili 23.11.1994 havale tarihli dava dilekçeleri ile (yukarıda zikredilen) taşınmazların, ... bütünlüğü içerisinde kaldıkları, 4785 sayılı Kanunla devletleştirilen taşınmazlardan olduğu iddiası ve davalılar adlarına yapılan kadastro tesbitinin iptali ile taşınmazların devlet ...ı olarak hazine adına tesbit ve tescili talebiyle (... Kadastro Mahkemesinde) ayrı ayrı dava açmıştır. ... Kadastro Mahkemesince, 174 ada 12 parsel yönünden 13.08.1997 gün ve 1994/189 E., 1997/134 K. sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulüne, dava konusu 174 ada 12 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbitinin iptali ile fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 10816 m²’lik kısmın aynı adanın son parsel numarası verilerek devlet ...ı niteliğiyle hazine adına tesbit ve tesciline; (B) harfi ile gösterilen 19601.00 m²’lik kısmın aynı ada ve parsel numarası altında ve tesbitteki niteliğiyle davalılar (... ... ... ..) adlarına tesbit ve tesciline karar verilmiş, davacı ... İdaresi vekili ve davalılardan Ş..uk tarafından temyiz edilen hüküm, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 06.10.1998 gün ve 1998/8321 E., 1998/8783 K. sayılı ilâmıyla, eksik araştırma ve inceleme ile yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğundan bahisle, usûlüne uygun ... araştırması yapılması gerektiği belirtilerek bozulmuştur. Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra yapılan yargılama sonunda 27.10.1999 gün ve 1998/61 E., 1999/87 K. sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulüne, dava konusu 174 ada 12 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbitinin iptaline, fen bilirkişinin 06.10.1999 havale tarihli rapor ve krokisi ile 22.10.1999 havale tarihli ek raporunda (B) harfi ile gösterilen 10713,23 m²’lik kısmın aynı adanın son parsel numarası verilerek devlet ...ı niteliğiyle hazine adına tesbit ve tesciline; (A) harfi ile gösterilen 19703,78 m²’lik kısmın aynı ada ve parsel numarası altında ve tesbitteki niteliğiyle davalılar (... ... ... ..) adlarına tesbit ve tesciline karar verilmiş, davacı ... idaresi vekilinin (A) harfi ile gösterilen kısma yönelik olarak kararı temyiz etmesi üzerine hüküm, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24.10.2002 gün ve 2002/859 E., 2002/8421 K. sayılı ilâmıyla, taşınmazın ... olup olmadığı yönünde yapılan inceleme ve araştırma ile hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğuna değinilerek, (A) harfli kısım yönünden bozulmuştur. Mezkur karar (usûlüne uygun şekilde gerekçeli karar ve ... idaresinin temyiz dilekçesinin davalılara tebliğ edilmesine rağmen davalılar tarafından temyiz edilmeyip, yalnızca ... idaresi vekili tarafından (A) harfi ile gösterilen ve davalılar adına tesbit ve tesciline karar verilen 19703,78 m²’lik kısma yönelik olarak temyiz edilmiş olduğundan, 174 ada 12 parselin ... olarak tesbit ve tesciline karar verilen ve fen bilirkişi rapor ve krokisinde (B) harfiyle gösterilen 10713,23 m²’lik kısım yönünden hüküm kesinleşmiştir. Mahkemece bozma ilâmına uyulduktan sonra 08.04.2003 günlü duruşmada, dosyanın 2003/9 E. sayılı dosya ile birleştirilmesine, yargılamanın 2003/9 E. sayılı dosya üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir. ... İdaresi tarafından 174 ada 16 parsel ile 177 ada 15, 20 ve 30 parsellerle ilgili olarak açılan davada ... Kadastro Mahkemesince, davanın reddine, taşınmazların tesbit gibi davalılar (Y..T.., M.. Ç.., M.. Ç.. ve D.. A.Ç..) adlarına tesciline karar verilmiş; ... idaresin tarafından temyiz edilen hüküm, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24.10.2002 gün ve 2002/4910 E., 2002/8427 K., sayılı ilâmıyla, ... araştırmasının yetersiz olduğuna değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma ilâmına uyulduktan sonra ve 174 ada 12 ve 177 ada 21 parsellere ilişkin sırasıyla 2003/15 ve 2003/14 E. sayılı dava dosyaları da 2003/9 E. sayılı ana dosyayla birleştirildikten sonra yapılan yargılama sonunda, 10.06.2003 gün ve 2003/9 E., 2003/33 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne, dava konusu (taşınmazların tesbitteki yüzölçümleri ve vasıflar da yazılarak, ancak bu arada 174 ada 12 parselin yüzölçümü “30417 m²” olduğu halde hataen “0417 m²” şeklinde yazılarak) 174 ada 12 ve 16; 177 ada 15, 20, 21 ve 30 parsel sayılı taşınmazların tesbitlerinin ayrı ayrı iptali ile devlet ...ı vasfıyla hazine adına tesbit ve tapuya tesciline karar verilmiş; davalılar Ş.. ve A..Ç.. tarafından 174 ada 12 sayılı parsel, davalı M...Ç... tarafından 177 ada 15 sayılı parsel yönünden temyiz edilen hüküm, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 19.02.2004 gün ve 2003/9631 E., 2004/712 K. sayılı ilâmıyla dava konusu 174 ada 16, 177 ada 15, 20, 21 ve 30 sayılı parsellerle ilgili kararın tespit malikleri olan davalılar tarafından temyiz edilmemiş olması nedeniyle kesinleşmiş olduğu açıklandıktan sonra, 174 ada 14 sayılı taşınmazın, önce aynı mahkemenin 1994/188 E., 1996/283 K. sayılı kararı ile 177 ada 21 sayılı parselin davalı olduğu 1994/144 Esas sayılı dosya ile birleştirildiği, daha sonra da 2003/14 E. - 2003/6 K. sayılı ilâm ile bu dosya birleştirilmiş olup, temyize konu olan bu dosyada davalı olmasına rağmen, yerel mahkemece 174 ada 14 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak araştırma yapılmadığı gibi hüküm de kurulmadığı açıklanarak (ve bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına da karar verilerek) bozulmuştur. Mezkur Yargıtay ilâmında, hükmün davalılardan Ş...ve A.. Ç.. tarafından temyiz edildiği yazılmış, kararı M..Ç.. da temyiz etmiş olmasına rağmen buna değinilmemiş, onun temyizinden bahsedilmemiştir. Keza, Ş..ve A.. Ç.. tarafından temyiz edilen 174 ada 12 parselle ilgili olarak da, hükmün davalılardan Ş.. ve A.. Ç... tarafından temyiz edildiği ilâmda yazılmış olmasına rağmen, bu parselle ilgili temyiz incelemesi yapılmamış olup bu meyanda, temyiz isteminin reddi, onama veya bozma kararlarından herhangi biri de verilmemiştir. Ş.. ve A.. Ç., Ö..Ç..’la birlikte 174 ada 12 parsel sayılı taşınmazın 1/3’er hisseyle müşterek tesbit malikleridir. M.. Ç.. ise, 177 ada 15 parsel sayılı taşınmazın tesbit malikidir. Dolayısıyla, Dairemizin 19.02.2004 gün ve 2003/9631 E., 2004/712 K. sayılı ilâmında geçen “…177 ada 15,20,21,30 ve 174 ada 16…parsellerle ilgili kurulan hüküm kesinleşmiştir.” İfadesi, 177 ada 15 parsel yönünden hatalı olmuştur. Dairemizin 19.02.2004 gün ve 2003/9631 E., 2004/712 K. sayılı bozma ilâmı, davalılar Şuayip, Ali ve M.. Çubuk’a usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde tashih-i karar yoluna başvuran olmamıştır. Bu arada, ... ilçesi adlî teşkilâtı kapatılmış ve ... Kadastro Mahkemesindeki dosyalar (bağlandığı) Ünye Kadastro Mahkemesine devredilmiştir. Ünye Kadastro Mahkemesince, 10.06.2003 gün ve 2003/9 E., 2003/33 K. sayılı ilâma eklenen ayrı bir sayfayla (ve dosya esas numarası “2003/9” olarak yazılması gerekirken “2003/8” yazılarak) 177 ada 15, 20, 21 ve 30 parseller ile 174 ada 16 parsele yönelik herhangi bir temyiz talebi olmadığından hükmün 06.09.2003 tarihinde kesinleştiğine yönelik şerh verilmiştir. Ünye Kadastro Mahkemesince, 19.02.2004 gün ve 2003/9631 E., 2004/712 K. sayılı bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda, 29.11.2004 gün ve 2004/19 E., 2004/19 K., sayılı kararıyla, 174 ada 14 parselle ilgili davanın kabulü ile mezkur taşınmazın davalı (A.. Ç..) adına yapılan tesbitinin iptaline ve ... vasfıyla hazine adına tapuya tesbit ve tesciline karar verilmiş; bu karar, taraflarca süresi içinde temyiz edilmediğinden, 08.03.2005 tarihinde kesinleşmiş, ilâma buna dair şerh verilmiş ve tapuya tescili de gerçekleştirilmiştir. Bilâhare, 174 ada 16 ve 177 ada 15, 20 ve 30 parsel sayılı taşınmazların da tapu kütüğüne tescil işlemi yapılmıştır. ... İdaresi vekili 10.12.2012 havale tarihli tavzih talepli dilekçesiyle, ... Kadastro Mahkemesinin 10.06.2003 gün ve 2003/9 E., 2003/33 K. sayılı kararın hüküm kısmında 174 ada 12 parselin yüzölçümünün “30417 m²” yazılması gerekirken maddî hata yapılarak “0417 m²” olarak yazıldığını belirterek, bu yanlışlığın tavzihen düzeltilmesini talep etmiş; mahkemece 10.06.2013 gün ve 2003/9 E. sayılı kararla, talep edildiği şekilde, hükmün tavzihen tashihine karar verilmiştir. ... Tapu Müdürlüğünce, 04.04.2013 tarihli yazıyla, 174 ada 12 parsel sayılı taşınmazın, mahkemenin 1994/189 E., sayılı dosyası ile davalı olduğundan tapu kütüğüne tescil edilemediği ve bu taşınmazın kadastro tutanak aslının da aynı dosya içerisinde bulunduğunun bildirilmesi üzerine Ünye Kadastro Mahkemesi Hâkimliği tarafından; Dairemizin 9.02.2004 gün ve 2003/9631 E., 2004/712 K. sayılı ilâmında, hükmün, davalılar Ş.. A..ve M.. Ç.. tarafından temyiz edilmiş olmasına rağmen, 174 ada 12 parsel yönünden temyiz incelemesi yapılmamış olduğu, bu taşınmazın davalı gözükmesi nedeniyle tapu kütüğüne tescilinin yapılamadığı belirtilerek, adı geçen davalıların temyiz dilekçeleri nazara alınarak, temyiz incelemesi yapılmak üzere dosya re’sen Dairemize gönderilmiştir. Bir hüküm her iki tarafça da temyiz edildiği halde, yalnız bir tarafın temyiz talebi hakkında karar verilir, diğer tarafın ismi temyiz edenler arasında görülmediğinden, onun temyiz itirazları Yargıtay kararında cevapsız bırakılırsa, bunun üzerine temyiz itirazları hiç incelenmemiş olan (o) tarafın, HUMK m. 440, I/l'e göre karar düzeltme yoluna başvurduğunu bildirse bile, bu halde, karar düzeltme incelemesi değil, temyiz incelemesi yapılır (16.10.1940 gün ve 48/88 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı). Bu nedenle, bu defa yapılan temyiz incelemesi üzerine verilen Yargıtay kararına karşı karar düzeltme yoluna gidilebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.04.1970 gün ve 1967/7-214 E., 1970/216 K. sayılı ilâmında da konuyla ilgili olarak “…HUMK’nun 438. maddesi hükmü uyarınca Yargıtay kararlarına karşı karar düzeltme yoluna başvurulmadığı takdirde, karar onamaya ilişkin bulunuyorsa hüküm kesinleşmiş olur. Bozma kararıysa, mahkeme önceki hükümde ısrara etmediği ve bozma kararına uyduğu takdirde bir taraf yararına usulî kazanılmış hak doğar. Ancak böyle bir sonucun meydana gelebilmesi için, Yargıtayın temyiz inceleme isteğini kabul etmesi ve işi esastan incelemesi gerekir. Var olan bir davanın hükmünün temyiz yoluyla inceleme isteği farkedilmeden ve özel dairece tartışılmadan temyiz inceleme isteği reddedilmiş olunca, böyle bir karara karşı karar düzeltme yoluna başvurulmamış olması, hükmün kesinleşmesi sonucunu doğurmaz. Bu gibi durumlarda, uyarma yoluyla kanuna uygun biçimde yapılmış temyiz, Yargıtayda her zaman inceleme konusu yapılabilir.” denilmektedir. Somut uyuşmazlıkta, Ünye Kadastro Mahkemesince, 10.06.2003 gün ve 2003/9 E., 2003/33 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne, dava konusu (taşınmazların tesbitteki yüzölçümleri ve vasıflar da yazılarak) 174 ada 12 ve 16; 177 ada 15, 20, 21 ve 30 parsel sayılı taşınmazların tesbitlerinin ayrı ayrı iptali ile devlet ...ı vasfıyla hazine adına tesbit ve tapuya tesciline karar verilmiş; davalılar Ş.. ve A..Ç.. tarafından 174 ada 12 sayılı parsel, davalı M..Ç.. tarafından 177 ada 15 sayılı parsel yönünden temyiz edilen hüküm, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 19.02.2004 gün ve 2003/9631 E., 2004/712 K. sayılı ilâmıyla dava konusu 174 ada 16, 177 ada 15, 20, 21 ve 30 sayılı parsellerle ilgili kararın tespit malikleri olan davalılar tarafından temyiz edilmemiş olması nedeniyle kesinleşmiş olduğu belirtilmiş; mahkemece 174 ada 14 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak araştırma yapılmadığı gibi hüküm de kurulmadığı açıklanarak (ve bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına da karar verilerek) bozulmuştur. Mezkur Yargıtay ilâmında, hükmün davalılardan Ş.. ve A..Ç... tarafından temyiz edildiği yazılmış, kararı M.. Ç.. da temyiz etmiş olmasına rağmen buna değinilmemiş, onun temyizinden bahsedilmemiştir. Keza, Ş. ve A..Ç..tarafından temyiz edilen 174 ada 12 parselle ilgili olarak da, hükmün davalılardan Ş.. ve A.. Ç.. tarafından temyiz edildiği ilâmda yazılmış olmasına rağmen, bu parselle ilgili temyiz incelemesi yapılmamış olup bu meyanda, temyiz isteminin reddi, onama veya bozma kararlarından herhangi biri de verilmemiştir. Ş... ve A..Ç.., Ö. Ç..’la birlikte 174 ada 12 parsel sayılı taşınmazın 1/3’er hisseyle müşterek tesbit malikleridir. M..Ç..ise, 177 ada 15 parsel sayılı taşınmazın tesbit malikidir. Dolayısıyla, Dairemizin 19.02.2004 gün ve 2003/9631 E., 2004/712 K. sayılı ilâmında, davalılar Ş.. ve A.. Ç..tarafından 174 ada 12 sayılı parsel, davalı M.. Ç.. tarafından ise 177 ada 15 sayılı parsel yönünden yapılan temyizen inceleme istemi konusunda Dairemizce temyiz inceleme isteğinin kabulü yönünde bir karar verilmemiş ve işin esası incelenmemiştir. Yukarıda zikredilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararında da belirtildiği üzere, mevcut bir davanın hükmünün temyiz yoluyla inceleme isteği farkedilmeden ve özel dairece tartışılmadan verilecek bir karara karşı karar düzeltme yoluna başvurulmamış olması, hükmün kesinleşmesi sonucunu doğurmaz. Bu gibi durumlarda, uyarma yoluyla kanuna uygun biçimde yapılmış temyiz, Yargıtayda her zaman inceleme konusu yapılabilir. Buna göre; Ünye Kadastro Mahkemesince taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda 10.06.2003 gün ve 2003/9 E., 2003/33 K. sayılı kararıyla kurulan hükmün, davalılar Ş.. ve A.. Ç... tarafından 174 ada 12 sayılı parsel, davalı M.. Ç.. tarafından ise 177 ada 15 sayılı parsel yönünden Yargıtayca temyizen incelenmesi istemi konusunda, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra işin esası incelendi, gereği düşünüldü: Davalılar Ş... ve A.. Ç..'un temyizine konu Ünye Kadastro Mahkemesinin 10.06.2003 gün ve 2003/ 9 E., 2003/33 K. sayılı kararında hükme esas alınan ... bilirkişi kurulu raporunda, 174 ada 12 parselin Doğusu: Yol, Kuzeyi: Ziraat arazisi ve yol, Batısı: Ziraat arazisi ve Güneyi: Ziraat arazisi ile çevrili olduğu, 1954 tarihli hava fotoğrafı ve 1957 tarihli memleket haritasında dava konusu tüm taşınmazların (yani 174 ada 12 ve 16 parseller ile 177 ada 15, 20, 21 ve 30 parsellerin) ...lık sahalar içerisinde kaldığından bahisle ... sayılan yerlerden olduğu bildirilmiştir. Ancak bilirkişilerce çekişmeli yerin değinilen belgelerdeki yerinin basitçe gösterildiğinin görülmesi üzerine; keşif sırasında uygulandığı bildirilen orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeğinin kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeğinin de memleket haritası ölçeğine bilgisayar ortamında (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de gösterecek şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunun çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterilmesi için ek rapor alınmak üzere dosya mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece ek rapor alınmışsa da bu ek raporda uygulanan belgenin tarihi açıklanmadığı gibi, karar dayanağı rapora ekli memleket haritasından da farklı bir harita olduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki, iade kararı üzerine yapılan uygulamaya göre çekişmeli 174 ada 12 sayılı parselin bazı bölümlerinin açık alanda kaldığı görülmektedir. Hükme esas rapor ile ek rapor birbiri ile çelişkili olup mahkemece yapılan araştırmanın doğruluğu konusunda tereddüt meydana meydana gelmiştir. Diğer yandan, 09.06.2003 havale tarihli ziraatçı bilirkişi raporunda, 174 ada 12 parselin 4 dekarının mısır tarlası, kalan kısmının 40-50 yıllık ... ocakları bulunan ... bahçesi olduğu, çevresindeki parsellerle birlikte tarım arazisi niteliğinde bulunduğu belirtilmiştir.Dosyada mevcut olan ve iade üzerine celbolunan tutanak, kayıt ve belgelerden; 174 ada 1 ilâ 6 parsel sayılı taşınmazların gerçek kişiler adına yapılan tesbitlerinin itirazsız olarak kesinleştiği, 174 ada 8 parselin (15.245,40 m²) ... bahçesi vasfıyla (... İdaresinin itirazı sonucu kadastro mahkemesince) tesbit gibi İ...Ç.. adına tesbit ve tescil edildiği ve 2011 yılında satışla S..O..a intikal ettiği, 174 ada 7 parselin davalı olduğu anlaşılmaktadır. Çekişmeli 177 ada 15 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise, hükme esas alınan 03.06.2003 tarihli ... bilirkişileri S.. A.., Z.. ç..ve F.. K... tarafından düzenlenen bilirkişi raporu, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Şöyle ki; taşınmaz üzerinde ... ağacı bulunmadığı, 20-25 yaşlarında ... ağacı bulunduğu, ... toprağından farklı bir yapı arz ettiği belirtildikten sonra, ekindeki 1957 tarihli memleket haritasında yapılan çakıştırma denetime elverişli olmadığı gibi, hava fotoğrafına göre üzerindeki ağaçların cinsi, yaşı açıklanmamıştır. Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu nedenle mahkemece, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve ... Bakanlığı ( ... ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman ... yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç ... mühendisi ve bir fen elemanı marifetiyle yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ...dan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ...dan yer kazanılamayacağı, öncesi ... olan bir yerin üzerindeki ... bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt ... toprağının ... sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hâkim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; kesinleşmiş ... kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman ... bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritası ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde 174 ada 12 ve 177 ada 15 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin bir karar verilmelidir. Bu arada, ... Kadastro Mahkemesinin dava konusu 174 ada 12 parselle ilgili 27.10.1999 gün ve 1998/61 E., 1999/87 K. sayılı gerekçeli kararı ve ... idaresinin temyiz dilekçesi usûlüne uygun şekilde davalılara tebliğ edilmesine rağmen davalılar tarafından temyiz edilmeyip, yalnızca ... İdaresi vekili tarafından 174 ada 12 parselin fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen ve davalılar adına tesbit ve tesciline karar verilen 19703,78 m²’lik kısma yönelik olarak temyiz edilmiş olduğundan, 174 ada 12 parselin ... olarak tesbit ve tesciline karar verilen ve fen bilirkişi rapor ve krokisinde (B) harfiyle gösterilen 10713,23 m²’lik kısım yönünden hükmün kesinleştiği ve ... İdaresi lehine usûlî kazanılmış hak oluştuğu da gözetilmelidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Dairemizin 19.02.2004 gün ve 2003/9631 E., 2004/712 K. sayılı ilâmında geçen “…177 ada 15,20,21,30 ve 174 ada 16…parsellerle ilgili kurulan hüküm kesinleşmiştir.” İfadesi içinde yer alan “15” ibaresinin mezkur ilâm metninden çıkartılmasına ve davalılar... ... ... .. ve M.. Ç..'un temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün 174 ada 12 ve 177 ada 15 parsellere yönelik olarak BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 24/04/2014 günü oy birliği ile karar verildi.