10. Hukuk Dairesi 2014/27509 E. , 2016/8131 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Islah edilen dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılar ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-D…
**10. Hukuk Dairesi 2014/27509 E. , 2016/8131 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Islah edilen dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılar ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 26. maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve E:2003/10, K:2006/106 sayılı kararı ile 26.maddedeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptaline karar verilmiş olması nedeniyle; ilk peşin değerli gelirlerin, tazmin sorumlularının kusuruna isabet eden miktarıyla sınırlı şekilde hüküm kurulması gerekmektedir. Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde, mahkemece, hak sahiplerine bağlanan peşin sermaye değerindeki artışlar da gözetilerek ıslah edilen tüm gelir üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmakla birlikte, hükmü temyiz etmeyen davalılar ... ve ... yönünden davacı Kurum lehine usuli kazanılmış hak doğduğu, ancak hükmü temyiz eden davalılar ... ve ... yönünden, hak sahiplerine bağlanan ilk peşin sermaye değeri gözetilerek hüküm kurulması gerektiğinden, mahkemece, davalılar ... ve ... yönünden kurulan hüküm, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6217 sayılı Kanunun 30'uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen Geçici 3'üncü madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 438'inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: Hüküm fıkrası tamamen silinerek, yerine, “1- Davanın kısmen kabulune, kısmen reddine, a- Hak sahiplerine bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelir tutarı olan 35.842,48 TL.’nin davalılardan gelirin onay tarihi olan 26.12.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalılar ... ve ... yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine,