Ceza Genel Kurulu 2016/57 E. , 2016/374 K. "" Yargıtay Dairesi : 10. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma suçundan sanığın TCK'nun 188/3, 62/1, 52, 53/1, 58, 63 ve 54/4. maddeleri gereğince 8 yıl 4 ay hapis ve 500 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, mahsuba ve müsadereye ilişkin Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 19.03.2015 gün ve 8-143 sayı…
**Ceza Genel Kurulu 2016/57 E. , 2016/374 K.** **"İçtihat Metni"** Yargıtay Dairesi : 10. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma suçundan sanığın TCK'nun 188/3, 62/1, 52, 53/1, 58, 63 ve 54/4. maddeleri gereğince 8 yıl 4 ay hapis ve 500 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, mahsuba ve müsadereye ilişkin Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 19.03.2015 gün ve 8-143 sayılı hükmün, sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 26.10.2015 gün ve 4053-32671 sayı ile; "….Kiremithane Sağlık Ocağı önünde bekleyen Yaşar isimli şahsın esrar ve ekstazi hap sattığı yönündeki istihbari bilgi üzerine, niteliği ve faili belli olan bir suçun işlendiği konusunda şüphe oluştuğundan, CMK'nun 116, 117 ve 119. maddelerine uygun şekilde ‘adlî arama kararı’ olup olmadığının araştırılması, varsa aslı veya onaylı bir örneğinin getirtilmesi, arama kararı yoksa, sanığın üzerinde arama yapılması hukuka aykırı olduğundan, bu arama sonucu sanığın üzerinde bulunan uyuşturucu maddenin hem ‘suçun maddî konusu’ hem de ‘suçun delili’ olup hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş olacağı ve hükme esas alınamayacağı gözetilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 10.12.2015 gün ve 177895 sayı ile; "Tartışma konusu, sanıktan elde edilen ve suç delili olarak kabul edilerek mahkûmiyete esas alınan uyuşturucu maddenin hukuka uygun bir şekilde elde edilip edilmediğine ilişkindir. Konuya ilişkin mevzuata bakıldığında; Anayasanın 38/6. maddesinde; ‘Kanuna aykırı elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilmez’ şeklinde düzenleme yapılmıştır. CMK'nun 116, 117, 118, 119, 120, 121 ve devamı maddelerinde de arama ve elkoyma ile ilgili esaslar belirlenmiştir. Buna göre; ‘Hakim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri arama yapabilirler. Ancak konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama hakim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılabilir. Kolluk amirinin yazılı emri ile yapılan arama sonuçları Cumhuriyet Başsavcılığına derhal bildirilir’ şeklinde düzenleme yapılmıştır. CMK'nun 206. maddesinin 2. fıkrasının a bendi ile 217. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hukuka aykırı olarak elde edilen delillerin reddolunacağı ve yüklenen suçun hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş delille ispat edilebileceği hükümlerini amirdir.