4. Hukuk Dairesi 2011/7630 E. , 2012/10051 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat .... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 26/09/2008 gününde verilen dilekçe ile yaralamalı trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25/01/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra
**4. Hukuk Dairesi 2011/7630 E. , 2012/10051 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat .... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 26/09/2008 gününde verilen dilekçe ile yaralamalı trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25/01/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalıların diğer temyiz itirazına gelince: Dava, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, dava dilekçesinde; davalı ...'ın sevk ve idaresinde olan, diğer davalı ...'ya ait aracın, kendisinin kullandığı araca çarpması sonucu yaralandığını ve aracının zarar gördüğünü belirterek maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini istemiştir. Mahkemece, bilirkişi tarafından bildirilen kusur ve maddi hasar bedeli göz önünde bulundurularak davanın kabulüne karar verilmiştir. a)Tespit dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre davacının aracının tamirinin ekonomik olmayacağı belirtilerek, hurda değeri düşülmek suretiyle araç hasarının 3.250,00 TL olduğu belirtildiği halde mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu miktara ilaveten onarım bedeli eklenmek sureti ile belirlenen miktardan kusur indirimi yapılıp, bu miktarın istemden fazla olduğu gözetilerek istenilen maddi tazminatın tamamına hükmedilmiş ise de, davacı aracında meydana gelen zarar yukarıda açıklandığı üzere 3.250,00 TL'dir. Dava dilekçesine göre aracın çekilmesi için ödenen 130,00 TL ve Adli Tıp Kurumu raporu için yapılan 15,00 TL'lik masraf ile tespit dosyasında alınan bilirkişi raporunda bildirilen bedel toplamı üzerinden, mahkemenin %75 kusur oranı kabulüne göre bu miktarın %75'ine hükmedilmesi gerekirken, tamamına hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. b-Mahkemece kabul edilen 3.745,00 TL'nin içinde, daha sonra yargılama giderleri arasında zikredilen tespit giderleri de bulunmaktadır. Tespit giderleri, yargılama giderlerinden olduğu için müddeabihe eklenmesi uygun görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. c)Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Davaya konu olayda; olay tarihi, davacının yaralanma derecesi, kusur durumu ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, mahkemece hükmedilen manevi tazminat fazladır. Davacı yararına daha alt düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2-a,b,c) nolu bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davalıların diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 07/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.