Başvuru, gözaltı sürecinde kolluk görevlilerince darbedilmeye dair şikâyetin etkili soruşturulmaması nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkindir.
Başvuru, gözaltı sürecinde kolluk görevlilerince darbedilmeye dair şikâyetin etkili soruşturulmaması nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkindir. Başvuru formundaki ve şikâyet dilekçesindeki anlatıma göre başvurucu 9/3/2018 günü görevini yapmadığı iddiasıyla Marmaray Sirkeci İstasyonu'nda görevli kadın polis memurunun fotoğrafını çekmiş, 16/3/2018 günü aynı noktadan geçerken yine bu polis memuruna fotoğrafı ile birlikte onu şikâyet edeceğini söylemiş, taraflar arasında tartışma çıkmıştır. 26/3/2018 tarihinde saat 00 civarında başvurucu, tartışma nedeniyle polis memurlarınca alıkonulmuş; önce istasyon içinde bulunan güvenlik noktasındaki kapalı odada bir saat kadar, daha sonra ise aynı istasyonun elleri arkadan kelepçeli olarak götürüldüğü çıkış merdiveni yanındaki başka bir kapalı alanında iki saat kadar dövülmüştür. İstasyondan çıkarılarak beyaz renkli, sivil bir araçla hastaneye götürülen başvurucu için polisler doktora "C1 raporu alacağız." diyerek raporu aldıktan sonra hastane çıkışı başvurucuyu tekrar metro istasyonuna getirmiş, başvurucu burada iki polis memuru tarafından tekrar bayıltıncaya kadar dövülmüştür. Aldığı darbelerden her iki kulağını da hissedemez hâle gelen başvurucuya polis memurları kendine geldiği zaman elle yazılmış uzunca bir tutanak imzalatmıştır. Aynı gün saat 00 sıralarında yakındaki polis merkezine götürülen başvurucuyu gece yarısı karakola gelen babası almış, başka bir devlet hastanesine götürerek muayenesini yaptırmış ve durumuyla ilgili rapor almıştır. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgelerden kolluk görevlilerince olayla ilgili olarak düzenlenen tutanakta olayın gelişimi anlatılmış olup hem bu tutanakta hem de soruşturma dosyasında bulunan diğer tutanak ve ifadelerde başvurucunun alıkonulmasına karşı bir direnişinin olduğu ya da kendisine karşı zor kullanıldığına ilişkin herhangi bir kayıt olmadığı anlaşılmıştır. Olaya ilişkin soruşturma dosyasında bulunan Savcısı ile Görüşme ve Talimat Alma Tutanağı'na göre başvurucu, rızası hilafına görevi başındaki bir polis memurunun fotoğrafını çektiği gerekçesiyle kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu şüphesiyle polis memurları tarafından gözaltına alınmıştır. Gözaltına alınan ve cep telefonuna el konulan başvurucu hakkında Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesinde düzenlenen raporda, başvurucunun yapılan muayenesinde fiziksel yakınmasının ve vücudunda haricî yeni travmatik bulgunun olmadığı belirtilmiştir. Bu raporun saat kaçta alındığı rapor örneği üzerinden okunamamakla beraber 26/3/2018 tarihinde saat 15'te kolluk görevlileri ve başvurucunun tuttuğu tutanakta başvurucunun doktor raporuyla Sirkeci Polis Merkezi Amirliğine teslim edildiği bilgisinin verildiği anlaşılmıştır. Başvurucu hakkında 27/3/2018 günü saat 12'de Üsküdar Devlet Hastanesinde düzenlenen adli muayene raporunda ise kulak kepçelerinde hassasiyet, ödem ve eritem, el bileklerinde kelepçeden kaynaklı eritem, elmacık kemiklerinde hassasiyet, ödem ve kızarıklık mevcut olduğu belirtilmiştir. UYAP üzerinden erişilen soruşturma dosyasındaki CD İzleme Tutanağı, ön inceleme raporu ve diğer belgelere göre başvurucu 26/3/2018 günü saat 28'de istasyona girmiş, hemen sonrasında polis memurlarınca bir odaya alınmış, saat 37'de elleri arkadan kelepçeli olarak odadan çıkarılmış ve istasyon dışındaki merdivenlerden polis memurlarının ifadelerinde "tutanak düzenledikleri oda" olarak tabir ettikleri, kameranın olmadığı bir yere görevlilerce götürülmüş, ardından saat 30 sıralarında polis merkezine teslim edilmiş, Serbest Bırakma Tutanağı'na göre 27/3/2018 günü saat 06'da polis merkezinden salıverilmesinin ardından ikinci raporu almak üzere hastaneye gitmiştir. Başvurucu 29/3/2018 tarihinde savcılığa verdiği dilekçe ile gözaltında kötü muameleye maruz kaldığını ileri sürmüş ve şikâyetçi olmuştur. Savcılık başvurucunun soyut beyanı dışında ilgili polis memurları hakkında kamu davası açılmasını gerektirir delil ve emare elde edilemediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermiştir. Başvurucunun bu karara karşı yaptığı itiraz sulh ceza hâkimliğince reddedilmiştir. Söz konusu karar 25/6/2019 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 25/7/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.