5. Hukuk Dairesi 2010/3574 E. , 2010/8951 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, kamulaştırmasız e…
**5. Hukuk Dairesi 2010/3574 E. , 2010/8951 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir. Verilen hüküm usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; 1-Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre, kamulaştırmasız el atma davalarında da Kamulaştırma Kanununun değer biçmeye ilişkin hükümlerinin kıyasen uygulanması gerektiği dikkate alınarak, ikisi teknik birisi de mahalli olmak üzere üç kişilik bilirkişi kurulu ile keşif yapılıp, düzenlenecek bilirkişi rapor ve krokisine göre hüküm kurulması gerekirken, böyle bir inceleme yapılmaksızın daha önce aynı yerle ilgili olarak açılan davada görev yapan bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak eksik inceleme ile hüküm kurulması, 2-Çayır otunun dekara verim miktarına bilimsel olmayan yöntemle %30 otlatma payı ilave edilmek suretiyle fazlaya hükmedilmesi, 3-Bedeline hükmedilen taşınmaz dere yatağı haline geldiğinden, davacıların tapudaki paylarının iptali ile terkinine karar verilmesi gerekirken, bu hususta hüküm kurulmaması, 4-Davanın DSİ Genel Müdürlüğü’ne karşı açılması gerekirken, DSİ Bölge Müdürlüğüne karşı açılması temsilcide hata niteliğindedir. Bu itibarla karar başlığında davalı olarak DSİ Genel Müdürlüğü'nün adının yazılması gerektiğinin düşünülmemesi, Doğru görülmemiştir. Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 24.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.