Başvuru, iş kazasında meydana gelen ölüm olayı hakkında başlatılan soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle yaşam hakkının, açılan tazminat davasının makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; iş kazasında meydana gelen ölüm olayı hakkında başlatılan soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle yaşam hakkının, açılan tazminat davasının makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 5/2/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucuların müşterek çocukları İ.E., İnşaat San. Tic. A.Ş. unvanlı şirketin Trabzon ili Maçka ilçesinde bulunan inşaatında araç şoförü olarak çalışmakta iken dere tahkimat alanında kalarak 13/1/2007 tarihinde ölmüştür. Olayla ilgili olarak Maçka Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma sonucunda 9/3/2007 tarihinde ''...yapılan inceleme ve keşif sonucunda bu kazadan dolayı tüm kusurun müteveffa [İ.E.de] olduğu olduğu, şüphelilerin kazada kusursuz oldukları anlaşıldığı...'' gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Anılan karara yapılan itiraz, Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 9/4/2007 tarihli kararı ile reddedilmiş ve karar bu tarihte kesinleşmiştir. İ.E.nin ölümü nedeniyle başvurucular, maddi zararları için 2007 yılında, manevi zararları için ise 2010 yılında Maçka Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) olayda kusurlu olduğunu değerlendirdikleri şirket aleyhine tazminat davası açmışlardır. Aralarında maddi bağlantı olduğu gerekçesiyle farklı yıllarda açılan her iki davanın birleştirilmesi sonrasında Mahkeme, maddi tazminat yönünden açılan davanın reddine; manevi tazminat yönünden ise her iki başvurucu lehine ayrı ayrı ödenmek üzere 000 TL tazminata 25/10/2011 tarihinde hükmetmiştir. Anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi, belirlenen tazminatın az takdir edildiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına 15/1/2013 tarihinde karar vermiştir. Bozma kararı üzerine Mahkeme, bu kez her bir başvurucu lehine 000 TL manevi tazminatın ödenmesine 21/5/2013 tarihinde karar vermiştir. Bu kararın da temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi, davalı şirketin %80, ölenin ise %20 oranında kusuru bulunduğu şeklindeki raporları gözönünde bulundurarak hükmedilen tazminatın fazla olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına 20/1/2014 tarihinde karar vermiştir. Mahkeme, bozma kararı üzerine her bir başvurucu lehine 000 TL olmak üzere toplamda 000 TL manevi tazminatın başvuruculara ödenmesine 10/6/2014 tarihinde karar vermiştir. Anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi 20/11/2014 tarihli ilamı ile hükmün onanmasına karar vermiştir. Kesinleşen bu kararın 7/1/2015 tarihinde başvurucular vekiline tebliğ edilmesi üzerine başvurucular 5/2/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır.