T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2211 - 2025/2630 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/2211 KARAR NO : 2025/2630 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/05/2025 NUMARASI : 2024/....Esas 2025/....Karar DAVACI : ... ELEKTRİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - VEKİLİ : Av. DAVALI : H…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2211 - 2025/2630 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/2211 KARAR NO : 2025/2630 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/05/2025 NUMARASI : 2024/....Esas 2025/....Karar DAVACI : ... ELEKTRİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - VEKİLİ : Av. DAVALI : HASIMSIZ MÜDAHİLLER : 1-.. VEKİLİ : Av. . 2-.. VEKİLİ : Av. M... 3-A. VEKİLİ : Av.. 4.. VEKİLİ : Av. . 5-. VEKİLİ : Av. . 6-.... VEKİLİ : Av. .. 7-... VEKİLİ : Av. .. 8-... VEKİLİ : Av. . 9-. VEKİLİ : Av.. 10.. 11-. 12-. VEKİLİ : Av.. 13-.. VEKİLİ : Av. . VEKİLİ : Av. 15. VEKİLİ : Av. 16-... VEKİLİ : Av. . 17.. VEKİLİ : Av. .. 18-.. VEKİLİ : Av. . 19-. VEKİLİ : Av. ,.. 20-. VEKİLİ : Av. . 21-.. VEKİLİ : Av. . 22-. VEKİLİ : Av.. 23-.. VEKİLİ : Av. . 24-... OTOMASYON A.Ş. ... VEKİLİ : Av. .. 25-... VEKİLİ : Av. . 26-... VEKİLİ : Av... 27-.... VEKİLİ : Av. . 28-... VEKİLİ : Av. . 29-... BANKASI T.A.O. -. VEKİLİ : Av. . 30-...BANKASI A.Ş. - V.No: . VEKİLİ : Av. .. 31-.... VEKİLİ : Av. DAVA : Konkordato İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 08/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/12/2025 Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/05/2025 tarih, 2024/... Esas ve 2025/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin özellikle elektrik panoları, regülatörler, aydınlatma ve iletim direkleri, jeneratör üretim, ithalat ve ihracat konularında faaliyet gösteren taahhüt ve mühendislik firması olduğunu, ülkenin önde gelen firmaları ile ticaretini sürdürmekte olup alacağı bulunduğunu, ancak ülkenin ekonomik koşulları nedeniyle Devletle iş yapan firmaların bile alacaklarını alamadığını, dolayısıyla borçlarını ödeyemediklerini, bu durumun müvekkili şirketi de fazlasıyla etkilediğini ve nakit akışının bozulduğunu, müvekkili şirketin borçlarını ödemek için yeterli mal varlığının bulunduğunu, konkordato talebinde bulunulmasının asıl amacının müvekkili şirkete verilecek mühlet içerisinde mevcut projeleri hızla tamamlamak ve elde ettiği kazanç ile borçlarını ödeyebilmek olduğunu , müvekkili şirket hakkında konkordato mühleti verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/05/2025 tarih, 2024/... Esas ve 2025/... Karar sayılı kararında, konkordato komiseri tarafından düzenlenen 21/04/2025 tarihli raporda; davacının konkordato sürecinde mali tablolarındaki değişimin konkordato projesini gerçekleştirmeye uygun olmadığı, davacının 24/03/2024 tarihinden bu tarafa hazır değerlerini olumlu yönde arttırmadığı, borç ödeme gücünü iyileştirmediği, konkordato projesinin onaylanması halinde dahi borçlarının, taahhüt ettiği ilk taksitlerini bile gerçekleştirecek nakit ödeme gücünün oluşmadığı, bu nedenle konkordato projesinin uygulanma ihtimali bulunmadığını belirttikten sonra, davacı konkordato komiserinin emir ve talimatlarına aykırı davranarak ve komiserin haberi olmadan 28/04/2025 tarihinde iş yerindeki makine, tesisat ve cihazları boşalttığı, işletmenin kapısının açık olarak bırakılarak terk edildiği, İİK'nın "Kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflasın açılması" başlıklı 292. Maddesi hangi durumlarda konkordato talebinin reddine karar verildikten sonra borçlunun iflasına karar verileceğini açıkça belirtildiği, özellikle eldeki dava açısından konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı, davacı şirketin komiserin talimatlarına uymadığı, komiserin haberi olmaksızın iş yerindeki makine, tesisat ve cihazları boşaltarak iş yerinin kapısını açık bırakıp, iş yerini terk ettiği, borçlunun mal varlığının korunması için iflasın açılması gerektiği gerekçesi ile , davacı şirketin konkordato talebinin reddine, davacı şirketin iflasına karar verilmiştir. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın hukuka aykırı olduğu, şirketin konkordato sürecinde yaklaşımının borçlarının ertelenmesi değil aynı zamanda şirketin köklü biçimde yeniden yapılanması ve sürdürülebir bir yapıya kavuşması olduğu, bu kapsamda metal işleme bölümün tasfiye edilmesine karar verildiği, şirketin konkordato sürecinin hiç bir aşamasında kötü niyetli bir şekilde mal kaçırma, borçlarını inkar etme veya süreci fırsata çevirme yönünde bir eylem içinde olmadığı, şirketin sahip olduğu tüm taşınmazların halen mevcut olduğu, mahkemece şirketin savunmalarının değerlendirilmediğini, işletmeye ait olmayan bir fotografın komiser tarafından hazırlanan raporda yer aldığını, alacaklılar kurulunun iki üyesinin olumlu görüşünün mahkemece dikkate alınmadığı, ... Elektrik, 27 yıllık geçmişi olan, Türkiye'de benzeri üretilmeyen bir makinenin Ar-Ge sürecini tamamlamış, deneme üretimi aşamasına gelmiş bir firma olduğunu, bu hususun daha önce sunulan dilekçelerde de yer aldığını, böyle bir şirketin 'faaliyetini sürdüremeyeceği' kanaatine varmak, mevcut potansiyel ve piyasa gücü göz ardı edilerek verilmiş ağır bir karar olduğunu, bu şirketin tasfiyesi, sadece bir tüzel kişiliğin sonlandırılması değil, aynı zamanda ülke sanayisinde 27 yıllık bir bilgi birikimi, pazar ağı ve üretim kabiliyetinin de sona erdirilmesi anlamına geleceğini, oysa ki şirket, alacaklılarla uzlaşmaya açık, yeniden yapılandırma çabası içinde olan ve bunu sürdürebilecek bir niyet ve kapasiteye sahip olduğunu, mahkeme, iflas kararını verirken ölçülülük ilkesini de göz ardı ettiğini, zira şirket halen faaliyetini sürdürebilecek teknik altyapıya ve borçlarını yapılandırmaya istekli bir yönetime sahip olduğunu, İflas, ekonomik faaliyetin sonlandırıldığı durumlarda başvurulacak en son çare olup, somut olayda bu koşulların oluşmadığını, şirketin mali itibarı yalnızca geçmiş performansa değil, aynı zamanda geleceğe dönük vizyonuna da dayandığını, İflas kararından sonra bile piyasa ve önemli finans kuruluşlarıyla olumlu diyalogların sürdürüldüğünü, yeniden yapılandırma ve uyumlu çözüm yollarının görüşüldüğünü, bu yazışmalar şirketin finans sektörü nezdinde halen güvenilir bir muhatap olarak kabul edildiğini, 28 Mayıs tarihine kadarki süreçte rehinli araçların teslim edildiğini, leasing ödemelerin yapıldığını, hiçbir alacaklıyla iletişimin kesilmediğini, telefon kayıtları ve yazışmaların bunu kanıtlamadığını, şirket hakkında konkordato projesi başarılı olamaz değerlendirmesi yapılırken, faaliyet yerinin terk edildiği gibi sebepler ileri sürülmüş ise de bu hususlar, şirketin mevcut yükümlülükleri ve yeniden yapılanma sürecinde alınan zorunlu önlemlerden ibaret olduğunu, ayrıca konkordato komiseri ile yaşanan uyumsuzluklar da süreci objektif değerlendirmeden uzaklaştırıldığını, ancak buna rağmen şirket halen yeni bir borç yapılandırma modeliyle faaliyetlerine devam edebilecek durumda olduğunu, açıklanan nedenlerle, istinaf talebinin kabulü ile Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/... E. 2025/... K. sayılı kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/05/2025 tarih, 2024/... Esas ve 2025/... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir. Davacının konkordato talebi üzerine ilk derece mahkemesince davanın reddine ve davacı şirketin iflasına karar verildiği, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Konkordato; dürüst bir borçlunun, alacaklılarının belli bir çoğunluğu ile yaptığı ve ticaret mahkemesinin tasdiki ile hüküm ifade eden bir cebri anlaşma olup, bununla alacaklılar, borçluya karşı alacaklarının bir kısmından feragat ederler ve/veya borçluya borcunu ödeme konusunda belli bir süre verirler, borçlunun bu süre içinde, borcunun kabul edilen kısmını ödemekle borçlarının tamamından kurtulmasını sağlayan bir hukuki müessesedir. «Konkordato», elinde olmayan nedenlerle, işleri iyi gitmeyen ve mâli durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak için kabul edilmiş bir müessesedir. Piyasa koşulları, ekonomik kriz, aslında kötüniyetli olmayan borçluları, borçlarını ödeyemeyecek duruma düşürebilir. Mâli durumu bozulmuş ve bu nedenle tüm borçlarını vadesinde ödeyemeyecek durumda olan borçlular eğer iflâsa tabi ise iflâsın eşiğinde bulunuyor demektir. Eğer iflâsa tabi değilseler, önce davranan alacaklılar alacaklarına tamamen kavuşabilirken, diğer borçlularına iyiniyetle daha fazla tolerans gösteren, daha fazla zaman tanıyan alacaklılar ise alacaklarını hiç ya da tamamen alamayacaklardır. 2004 sayılı İİK.'nin 287. maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin “konkordatonun başarı şansı“ kavramı altında ifade edildiğine yer verilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir. (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku -Av.Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt). 2004 Sayılı İİK.'nın 286/1-a maddesinde " borçlunun talebiyle birlikte borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda, alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren ön proje ibraz etmesi" gerektiği ifade edilmiştir. Bu şekilde borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için mali kaynağın nasıl sağlanacağı net bir şekilde açıklanmalı ki projenin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı ve kayıtlarla uygun olup olmadığı değerlendirebilmelidir. Dolayısıyla 286/1- a bendinde, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve ödemelerini yapabilmesi ifadesi ile konkordatonun amacının da bir anlamda ifade bulduğunun kabülü doğru olacaktır. Mali kaynağın nasıl edileceği kapsamında, Selçuk Öztek/Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 184-185 de ifade edildiği gibi "ortakların yeni sermaye getirmeleri, kişisel malvarlıklarını paraya çevirerek şirkete getirmeleri, sermaye artırımı yaparak yeni ortak almaları, işletmenin bir bankadan kredi bulması ilk akla gelenlerdir." Bu nedenle ön proje, maddenin 1. fıkranın a bendinde sözü edilen bütün unsurları içermelidir. Somut olayda, davacı revize projesinde tenzilat talep etmeden konkordato projesinin tasdikini takiben başlamak üzere 12 ve %10 fazlasıyla birlikte tüm borcunu ödeyeceğini beyan ettiği, davacı şirketin konkordato projesinin temelini büyük ölçüde alacakların tahsili ve faaliyet karına dayandığı, konkordato komiseri raporları, konkordato projesi, şirketin borçları, mevcut faaliyetleri ve gelir durumu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının konkordato sürecinde mali tablolarındaki değişimin konkordato projesini gerçekleştirmeye uygun olmadığı, davacının 24/03/2024 tarihinden bu tarafa hazır değerlerini olumlu yönde arttırmadığı, borç ödeme gücünü iyileştirmediği, borçlarının taahhüt ettiği ilk taksitlerini ödemeyi gerçekleştirecek nakit ödeme gücünün olmadığı, davacının komiserin haberi olmadan iş yerindeki makine, tesisat ve cihazları boşalttığı, bu nedenle davacının konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı, komiser raporlarının düzenlenme tarihleri gözetildiğinde komiser raporları arasında çelişki bulunmadığı, , konkordato talep eden şirketin yetkili temsilcisinin yargılama sırasında mahkemeye çağrılarak dinlendiği, savunma hakkının kısıtlanmadığı, bu sebeple ilk derece mahkemesince kesin mühletin kaldırılarak davacının konkordato talebinin reddine ve davacı şirketin mal varlığının korunması gerektiğinden iflasına karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3)-İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4)-HMK. 333 maddesi uyarınca kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5)-İnceleme duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 2004 sayılı İİK'nın 293 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 08/12/2025 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır