4. Hukuk Dairesi 2025/13199 E. , 2025/15607 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/211 E., 2025/57 K. Mahkeme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; d…
4. Hukuk Dairesi 2025/13199 E. , 2025/15607 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/211 E., 2025/57 K. Mahkeme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacının mirasçısı olduğu müteveffa ..'ın davalılardan .... .. Şubesi'nden 15.000,00 TL kredi kullanmış olduğunu, bu kredi sözleşmesi ile birlikte diğer davalı .. Emeklilik ve .. A.Ş. ile müteveffa arasında, kredi borcunun teminat altına alınması amacıyla sigorta sözleşmesi imzalandığını, kredinin kullanılmasının ardından davacının babasının vefat ettiğini, davalı bankanın kredi bedelinin tahsili için davalı sigorta şirketinden değil müteveffanın mirasçılarından talepte bulunduğunu, mirasçıların kredinin sigortalı olduğu yönündeki itirazları üzerine, sigorta şirketinin müteveffanın hipertansiyon hastası olduğu hususunun sigorta sözleşmesi sırasında bildirmediğini ve bu nedenle poliçenin hükümsüz hale geldiğini ileri sürdüğünü, ancak kredi alırken doldurulan beyan formunun banka yetkilisi tarafından doldurulduğunu, müteveffanın sadece imza attığını, hayat sigortası sözleşmelerinde sigorta şirketlerinin sağlık raporu talep ettiğini ancak banka kredisi alırken yapılan poliçeler öncesi bu düzeyde bir araştırma yapılmadığını, bu durumun davalıların kusuru olduğunu, müteveffanın kastından söz etmenin mümkün olmadığını ve risk gerçekleştikten sonra kast unsuru bulunmayan ihlaller nedeniyle sözleşmeden dönülmesinin mümkün olmadığını, müteveffanın ölüm sebebinin tansiyon değil kardiyolojik şok olduğunu iddia ederek hayat sigortası tazminatının davalılardan tahsili ile kredi borcunun bulunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı .. vekili ve davalı .... vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.07.2015 tarihli ve 2015/129 Esas, 2015/305 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile 14.313,00 TL'nin müşterek ve müteselsilen davalılardan alınarak davacı tarafa bırakılmasına, davacıların müteveffa babaları .. ile davalılardan .. .. Şubesi arasında düzenlenen 23.11.2007 tarihli tüketici kredisi sebebiyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı .. Emeklilik ve .. AŞ vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2018/5849-2020/731 sayılı ilamıyla; "2-Dava, dava dışı muris sigortalının kullanmış olduğu krediler nedeni ile yapılan hayat sigortası kapsamında ödenmesi gereken teminatın tahsiline ilişkindir. Poliçe hükümlerine göre rizikonun gerçekleşmesi durumunda sigorta tazminatını talep ve dava hakkı öncelikle sigorta lehtarı durumunda olan rehinli alacaklıya, arta kalan teminat bedeli var ise sigortalının kanuni mirasçılarına miras hisseleri oranında ödenmesine karar verilmelidir. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere poliçenin geçerli olduğunun anlaşılmasına ve davalı sigortanın da teminat bedelinin ödenmesinden sorumlu olduğunun belirlenmesine göre kazanılmış haklarda gözetilerek tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile teminat bedelinin davalı sigorta tarafından davalı bankaya ödenmesine ve artan meblağ olması halinde veraset ilamında davacı haricinde başkaca mirasçıların da olduğunun anlaşılmasına göre hükmün davacının miras hisse oranına göre kurulması gerekirken tamamının davacıya ödenmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre davalı bankanın davacı veya dava dışı kredi borçlusu murisin diğer mirasçıları aleyhine icra takibi yapmadığı, davacıdan veya diğer mirasçılardan herhangi bir tahsilat yapmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece ölüm tarihinde bakiye borç tutarı olan 14.313,00 TL'nin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya bırakılmasına hükmedilmiştir. Teminat bedeli öncelikle dain mürtein hakkı bulunana arta kalan ise kanuni mirasçılara miras hisseleri oranında ödenmesine karar verilmesi gerekirken mahkemece davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi doğru değilse de davalı banka vekili tarafından bu husus temyiz edilmediğinden bozma nedeni de yapılmamıştır.' gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. B. İkinci Bozma Kararı 1. Bozmaya uyan mahkemece , davanın kısmen kabulü ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davaya konu davacıların murisi ..'ın davalı bankadan kullandığı kredi nedeniyle düzenlenen hayat sigortasında belirlenen teminat bedelinin öncelikli olarak kredinin teminatı olarak davalı sigorta tarafından davalı bankaya ödenmesine, artan meblağ olması halinde .. Sulh Hukuk Mahkemesinin 30.04.2008 tarih, 2008/1 48... /143 Karar sayılı muris ..'a ait veraset ilamındaki payları oranında davacılara ödenmesine, 14.313,00 TL'nin davalı ... A.Ş'den alınarak .. Sulh Hukuk Mahkemesinin 30.04.2008 tarih, 2008/1 48... /143 Karar sayılı muris ..'a ait veraset ilamındaki payları oranında davacılara ödenmesine, davacıların müteveffa babaları .. ile davalılardan .. .. Şubesi arasında düzenlenen 23.11.2007 tarihli tüketici kredisi sebebiyle davacıların davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Karara karşı, süresi içinde davacılar vekili, davalı .. Emeklilik ve Hayat A.Ş vekili, davalı .... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairenin 24.10.20 22... /16317-2022/12885 sayılı kararı ile; ''Dava, dava dışı muris sigortalının kullanmış olduğu krediler nedeni ile yapılan hayat sigortası kapsamında ödenmesi gereken teminatın tahsiline ilişkindir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan HMUK'un 388. ve halen yürürlükte bulunan HMK'nın 297. maddesi uyarınca; hüküm sonucu kısmında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde belirtilmesi gerekir. Bu yön, kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece ''Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davaya konu davacıların murisi ..'ın davalı bankadan kullandığı kredi nedeniyle düzenlenen . .. poliçe nolu hayat sigortasında belirlenen teminat bedelinin öncelikli olarak kredinin teminatı olarak davalı sigorta tarafından davalı bankaya ödenmesine, artan meblağ olması halinde Ayancık SHM'nin 30.04.2008 tarih, 2008/1 48... /143 karar sayılı muris ..'a ait veraset ilamındaki payları oranında davacılara ödenmesine'' şeklinde karar verilmiş ise de, hüküm infazda tereddüt oluşturmaktadır. Bozma ilamı gereğince, davalı .. Emeklilik A.Ş. tarafından davalı bankaya ve davacılara ödenecek miktarın belirlenerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından, kararın bu yönüyle bozulması gerekmiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.'' gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, hayat sigortasında belirlenen 15.000,00 TL teminat bedelinden, murisin ölüm tarihi itibariyle 14.313,00 TL tutarın öncelikle kredinin teminatı olarak davalı sigorta şirketi .. .. Emeklilik A.Ş.'den alınarak davalı banka ...'ye ödenmesine, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, murisin ölüm tarihi itibariyle 14.313,00 TL bakiye borcu bulunduğundan ve bu tutarın teminat bedelinden mahsubu ile artan meblağ olan 687,00 TL'nin; Ayancık Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/148 E., 2008/143 K. sayılı muris ..'a ait veraset ilamındaki payları oranında, davalı sigorta şirketi .. .. Emeklilik A.Ş.'den alınarak davacılara ödenmesine, muris .. ile davalılardan .... .. Şubesi arasında düzenlenen 23.11.2007 tarihli tüketici kredisi sebebiyle davacıların davalılara borçlu olmadığının tespitine, .. Sulh Hukuk Mahkemesinin 30.04.2008 tarih, 2008/148 Esas, 2008/143 Karar sayılı ilamının işbu kararın eki sayılmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili bankanın davada taraf sıfatı bulunmadığını, muris ile düzenlenen poliçenin tarafı olmadığını, murisin sözleşme tarihi olan 23.11.2007 tarihinden önce, kendisinde hipertansiyon teşhisi konulduğunu gizlediğini ve 21.04.2008 tarihinde akut myokard infaürktüsü ve kardiyolojik şok sebebi ile vefat ettiğini, bu nedenle müvekili banka yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kusurlu eylemi olmamasına ve daini mürtehin alacaklı olmasına rağmen, davanın kısmen kabulü ile birlikte banka aleyhine yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirtmiştir. 2. Davalı .. .. ve .. A.Ş vekili temyiz dilekçesinde;bilirkişi raporlar ile sigortalının sigorta sözleşmesi dahilinde doldurulan başvuru formunun "Sağlık Beyanı" kısmında tansiyon rahatsızlıkları dahil olmak üzere sayılan başka rahatsızlıklarını da beyan etmediğini, müteveffanın sürmekte olan tansiyon rahatsızlığının mevcut olduğunu, mevcut hastalığını beyan etmeyerek sigortalının ihbar külfetine aykırı davrandığını, müteveffanın imzaladığı evrakın neye ilişkin olduğunu kontrol etme yükümlülüğünün olduğundan ihbar külfetine aykırı davranışının kasta dayandığını, müvekkili şirketin cayma hakkının mevzuata uygun olarak süresinde kullandığının sabit olduğunu, ölüm anına dayanan eksik inceleme ve tanılara dayanarak müteveffanın ölüm sebebi ile sigorta sözleşmesinden önce var olan, ancak müvekkili sigorta şirketinden saklanan rahatsızlık arasında bulunan illiyet bağının mahkemece göz ardı edildiğini, davanın reddi gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla;temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı ... A.Ş. vekili ve davalı .. Emeklilik ve Hayat A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ... A.Ş. ve davalı .. Emeklilik ve Hayat A.Ş.'ye yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.