T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1775 KARAR NO : 2026/650 KARAR TARİHİ: 07/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/06/2025 NUMARASI : 2025/422 2025/457 DAVANIN KONUSU: Alacak Taraflar arasındaki davada İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizl…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1775 KARAR NO : 2026/650 KARAR TARİHİ: 07/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/06/2025 NUMARASI : 2025/422 2025/457 DAVANIN KONUSU: Alacak Taraflar arasındaki davada İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R İstanbul Anadolu2. Asliye Ticaret Mahkemesince, "...Taraflar arasında imzalanan ve dosyaya ibraz edilen düzenlenen Alt Yüklenici Sözleşmesi madde 24-Anlaşmazlıkların çözümü başlıklı maddesinde uyuşmazlığın çözümünde İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerini yetkili kıldıkları, sözleşmede kanunen yetkili kılınan genel veya özel yetkili mahkemelerinde yetkisinin devam etmesine ilişkin bir hüküm bulunmadığı, yetkinin kesin olduğu ve mahkemece resen dikkate alınması gerektiği..." gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, "...eser sözleşmesine dayalı eldeki uyuşmazlıkta kesin yetki kuralının mevcut olmadığı, yetki sözleşmesi ile belirlenen mahkemenin yetkisinin kesin hale gelmediği, dava dilekçesinin tebliğine rağmen davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı gibi yetki ilk itirazında da bulunulmadığı..." gerekçesiyle kaşı yetkisizlik yönünde karar vermiştir. Yetki sözleşmesi tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapıldığı takdirde HMK'nın 17. maddesi uyarınca geçerlidir. Yalnızca tacirler ve kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi yetkili kılabilir. Bu yeni düzenleme, 01.10.2011 tarihinden sonra açılacak davalar bakımından uygulanmakla birlikte, HMK'nın 19. maddesinin 2. fıkrası “Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.” ve yine HMK'nun 19. maddenin 4. fıkrası, "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir." hükmünü içermektedir. Mahkemece re'sen yetkisizlik kararı verilebilecek haller, dava şartı olan, kesin yetki halleridir. HMK'nın 18. maddesi, kesin yetkinin olduğu hallerde tarafların yetki sözleşmesi yapamayacaklarını açıkca düzenlemiştir. Bu nedenle yetki sözleşmesi kesin yetkinin olduğu hallerde yapılamaz. Ancak yetki sözleşmesinin yapılmış olması, re'sen yetkisizlik kararı verilebilecek hallerden değildir. Bir başka ifadeyle, taraflar arasındaki sözleşmede yetkili mahkeme belirlenmiş olsa dahi yetki itirazı, ilk itiraz olarak ileri sürülebilir; mahkeme yetkisizliğini kendiliğinden (re'sen) nazara alamaz. (Aynı yönde; Yargıtay 5 HD 2023/9929 E. 2024/768 K; Yargıtay 11. HD 2016/15056 E. 2017/319 K. sayılı kararları ile Dairemizin 2023/452 E, 2023/2257 K. sayılı kararı) Dava, sözleşme bedelinin gecikme cezasıyla birlikte tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında görülen davada kesin yetki hali sözkonusu olmadığı gibi yetki sözleşmesinin yapılmış olması da resen yetkisizlik kararı verilebilecek hallerden olmadığı, kesin yetki halinin bulunmadığı hallerde yetkisizlik ilk itirazı üzerine verilen yetkisizlik kararı hatalı olsa dahi istinaf edilmeksizin kesinleşmesi durumunda, bu kararın, yetkisizlik kararı verilen mahkemeyi bağlayacağı, ancak bu neticenin doğabilmesi için usulüne uygun bir şekilde yetkisizlik itirazının ileri sürülmesi gerektiği, somut olayda ise yasal süre içerisinde yetkisizlik ilk itirazında bulunulmadığı, giderek dava açıldığı mahkemenin kendiliğinden yetkili hale geldiği nazara alındığında davaya bakmak yetkisi davanın ilk açıldığı yer mahkemesine ait bulunmaktadır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul Anadolu2. Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 07/04/2026 gününde oy birliğiyle karar verildi. KANUN YOLU: Kesin olmak üzere