13. Hukuk Dairesi 2014/43885 E. , 2016/2467 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı ..., davalı hastanede sol diz menüsküs yırtığı nedeniyle ameliyat edildiğini, ameliyat sonrasında davalı ... tarafından sağ bacağından en…
**13. Hukuk Dairesi 2014/43885 E. , 2016/2467 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı ..., davalı hastanede sol diz menüsküs yırtığı nedeniyle ameliyat edildiğini, ameliyat sonrasında davalı ... tarafından sağ bacağından enjeksiyon yapıldığını, yapılan bu enjeksiyon sonrası bacağını hissetmediğini ve oynatamadığını, yapılan EMG işlemi neticesinde sağ enjeksiyon sonrası siyatik sinir lezyonu teşhisi konulduğunu, sakatlığının kalıcı olduğunu ve hayatı boyunca geçmeyeceğinin sabit olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 5.000,00TL maddi ve 50.000,00TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, Adli Tıp Kurumu'ndan alınan rapor gereğince davalı ...'un kusuru bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalı ... tarafından yapılan enjeksiyon neticesinde bacağında oluşan sakatlık nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davanın temeli vekillik sözleşmesi olup, özen borcuna aykırılığa dayandırılmıştır. Vekil, vekalet görevine konu işi görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı işlemlerin, eylemlerin ve davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan dolayı sorumludur. Vekilin sorumluluğu, genel olarak işçinin sorumluluğuna ilişkin kurallara bağlıdır. Vekil, işçi gibi özenle davranmak zorunda olup, en hafif kusurundan bile sorumludur. O nedenle davacının tedavisini üstlenen hastane ve hemşirenin meslek alanı içinde olan bütün kusurları, hafif de olsa, sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir. Mahkemece her nekadar Adli Tıp Kurumundan alınan rapor gereğince davalının kusuru bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de davalı hemşire taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma eyleminden dolayı Kayseri 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/856 Esas 2012/494 Karar sayılı dosyasında 15.3.2012 tarihinde mahkum olmuş ve bu karar kesinleşmiştir. Anılan ceza ilamı hukuk hakimini bağlar.(eski BK madde 53, Yeni BK m. 74) O halde başka bir kanıta gerek olmaksızın davalının kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece bu husus dikkate alınarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 02/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.