1. Hukuk Dairesi 2016/1406 E. , 2018/15057 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ-TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali-tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı vekili ile davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... 'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine da…
**1. Hukuk Dairesi 2016/1406 E. , 2018/15057 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ-TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali-tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı vekili ile davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... 'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı, mirasbırakanı ...’in maliki olduğu 178 ada 4, 167 ada 38 ve 167 ada 39 parsel sayılı taşınmazlarını ara malik üzerinden davalı çocukları ... ve ....’e satış göstererek temlik ettiğini, yapılan temliklerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile mirasbırakanın mirasçıları adına payları oranında tescilini, yargılama sırasında 11.11.2015 tarihli dilekçesi ile talebini daraltarak miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Dahili davacılar, açılan davaya muvafakat ettiklerini beyan etmişlerdir. Davalılar, muvazaa iddiasının yersiz olduğunu, mirasbırakanın dava konusu taşınmazları 3. kişiye sattığını öğrendiklerinde bedeli karşılığında geri aldıklarını, baba malı olması nedeniyle başkasının kullanmasını istemediklerini, satışların gerçek olduğunu bildirip, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, yapılan temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunun kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davalılar vekilinin 11.11.2015 tarihli duruşmaya mesleki mazereti nedeniyle katılamayacağına ilişkin mazeret dilekçesi sunduğu, anılan celse davalılar vekilinin mazeretinin kabul edilip yargılamaya devam edildiği ve davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. . Hemen belirtilmelidir ki, hangi yargılama usulü uygulanırsa uygulansın tarafların yargılamada sözlü olarak görüş ve değerlendirmelerini ifade etmeleri özel bir önem taşımaktadır. Yazılı yargılama usulünde de tarafların hükümden önce son kez mahkeme huzurunda sözlü değerlendirme yapıp, açıklamada bulunmaları, doğru bir karar verilmesi bakımından önemlidir.