T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/929 KARAR NO : 2025/1816 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15.03.2023 NUMARASI : 2022/241 E. - 2023/140 K. DAVANIN KONUSU : Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali KARAR TARİHİ : 17.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 17.12.2025 Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.03.2023 tarih 2022/241 E. - 2023/…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/929 KARAR NO : 2025/1816 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15.03.2023 NUMARASI : 2022/241 E. - 2023/140 K. DAVANIN KONUSU : Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali KARAR TARİHİ : 17.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 17.12.2025 Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.03.2023 tarih 2022/241 E. - 2023/140 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, davalı kooperatifin ortağı olarak 16.10.2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan 2019-2020-2021 yılı bilanço ve gelir-gider tablolarının onaylanmasına ilişkin 4 ve 6 nolu kararların ana sözleşme, yasa ve hukuka aykırı olduğunu, Söke 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/361 E sayılı dosyasında açılan manevi tazminat davası bulunmasına karşın, genel kurulun 6. nolu kararıyla kooperatifin feshi kararı alındığını, kooperatifin alacaklarının tahsil edilmediğini, borçlarının ödenmediğini, genel kurul çağrı davetiyesinin ana sözleşmenin 28. Maddesi uyarınca toplantıdan 30 gün önceden tebliğ edilmediğini belirterek, dava konusu 4 ve 6 nolu kararlarının yasaya, anasözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğundan alınan kararlarla birlikte usulsüz çağrı nedeniyle genel kurul toplantısının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, davalı kooperatifin 2019-2020 ve 2021 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısının 29 ortaktan 19 ortağın asaleten 4 ortağın vekaleten olmak üzere toplam 23 ortağın katılımıyla yapıldığını, genel kurul toplantısına 2019-2020 ve 2021 yıllarına ait faaliyet raporları, bilanço ve gelir gider tablolarının genel kurula sunulduğunu, davacının genel kurula çağrı davetiyesinin kendisine bildirilmediği ve yıllık aidat tutarının yalnızca bir kısmının tahsil edildiğinden bahisle 4 no'lu bilanço ve gelir gider tablolarına ilişkin alınan kararın hukuka aykırı olduğu iddiasının yersiz olduğunu, tahsil edilmemiş kalemlerin bilançoya yazılmasının mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı kooperatif genel kurulunun 16/10/2021 tarihinde yapıldığı, davanın ise 09/11/2021 tarihinde 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 53. Maddesi uyarınca 1 aylık hak düşürücü sürede açıldığı, davacının bizzat genel kurul toplantısına katılarak iptali talep edilen 4 ve 6 nolu karara muhalif kalarak muhalefet şerhini tutanağa geçirdiği, davacının dava tarihi itibariyle ve halen davalı kooperatifin üyesi olduğu, 16/10/2021 tarihli Olağan Genel Kurulunda alınan 4. maddenin yönetim ve denetim kurulu faaliyet raporu, bilanço ve gelir gider cetvellerine ilişkin olduğu, dosyada alınan mali müşavir bilirkişinin kök ve ek raporuna göre, genel kurul toplantı gündeminin 4. maddesinde sunulan 2019/2020/2021 bilançolar ile gelir gider tablolarının, kooperatifin defter ve kayıtları ile uyumlu olmadığı, bu haliyle gerçeği tam olarak yansıtmadığı anlaşılmakla davacının iş bu madde yönünden açtığı davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği, 6. Maddenin kooperatifin tasfiyesine ilişkin olduğu, davacının bu maddeye Söke 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/361 E sayılı dosyasında kooperatife dava açtığından bahisle tasfiye kararı verilmesine ilişkin bu maddenin iptalini istediği, Kooperatifler Kanununun "tasfiye mamelekin paylaştırılması" başlıklı 83. Maddesine göre kooperatif hakkında dava bulunmasının tasfiye kararı alınmasına engel olmadığı, ancak bu durumun tasfiyenin neticelendirilip ticari sicil kaydının silinmesine engel teşkil edeceği, böylelikle davalı kooperatif genel kurulunun açılan davaya rağmen tasfiye kararı alıp tasfiye sürecine girmesinde kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırılık bulunmadığından bu maddenin iptali talebinin reddine karar verildiği, davalı kooperatif ana sözleşmesinin 28. Maddesi, toplantıdan 30 gün önce çağrının yapılması gerektiğinin belirtildiği, dosyada toplanan delillerden ve bilirkişi raporundan davalı kooperatifin 29 ortağının bulunduğu, toplantıda 23 ortağın asaleten ve vekaleten temsil edildiği, davacıya genel kurul toplantısının toplantıdan 29 gün önce tebliğ edildiği, ana sözleşmedeki 30 günlük süreden bir gün eksik olduğu, davacının toplantıda bizzat hazır bulunduğu, ana sözleşmenin 28. Maddesindeki çağrının süresine ilişkin hükmün ihlalinin genel kurulun neticesini etkilemediği, davacının toplantıda bizzat hazır bulunduğu gibi toplantı ve karar nisabının bulunduğu, genel kurul toplantısında alınan kararlardan 4. madde dışındaki diğer dava konusu maddenin iptalini gerektirir bir hukuka aykırılık da bulunmadığı gerekçesiyle davacının 16/10/2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan 4 nolu kararın iptali talebinin kabulüne, sair iptal taleplerinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ:Davacı vekili, iptale konu 25.06.2011 tarihli genel kurulun 6 nolu kararının kooperatifin tasfiye sürecine girmesine ilişkin karar olmayıp, kooperatifin feshine ilişkin olduğunu, kararın Ticaret Sicil Memurluğunca tescil ve ilan edildiği, Kooperatif aleyhine 05.10.2021 tarihinde açılan davanın genel kurul tarihi olan 16.10.2021 tarihi itibariyle derdest olmasına rağmen kooperatifin sicilden terkini kararının yasa aykırı olduğu, zira Kooperatifin feshi konusunda karar alınabilmesi için genel kurul tarihi itibariyle açılmış ve derdest olan davasının bulunmaması gerektiğini, genel kurulun toplantıya çağrısının usulüne uygun yapılmadığını, 1163 sayılı yasanın 45/2 maddesi ve anasözleşmenin 28. Maddesine aykırı yapılmış olan çağrının süresine ilişkin hükmün ihlalinin gerektiğini, toplantı gününden en az 30 gün önce yapılmayan genel kurulun çağrı nedeniyle iptal edilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda, tasfiye işlemlerinin 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 81 ve 83 maddesine uygun yapılmadığı, davalı kooperatif aleyhine fesih kararının alındığı genel kurul tarihinden önce açılmış ve takip eden davalarının bulunmaması nedeniyle 16/10/2021 tarihli genel kurulun 6. Maddesinde alınan kooperatifin fesih kararının iptalinin gerektiğini, ayrıca Kooperatif iskan ruhsatlarına aldıktan sonra tasfiye sürecinde iken yapmış oldu evlerin kanalizasyon bağlantılarının belediyece tasdikli projesine uygun yapılmadığının gizli ayıp olarak tespit edilmesine rağmen, projeye aykırılığın giderilmediğini, kamu düzenine ait projeye aykırılık giderilmeden kooperatifin fesih edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. GEREKÇE: Dava, davalı kooperatifin 16.10.2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan 4, 6 nolu kararlarının iptali ile usulsüz çağrı nedeniyle genel kurul toplantısının iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulü ile genel kurul toplantısında alınan 4 nolu kararın iptaline, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davacı vekili, davalı kooperatifin 16.10.2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan 4, 6 no'lu kararları ile çağrı usulüne uyulmadığı gerekçesiyle genel kurul toplantısının iptalini istemiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların, oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrılmama, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya ve karara yetkili olmayan kimselerin iştirak etmesi iddiaları dışında yasa, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, toplantıya katılan üyenin ret oyu vermesi ve karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmesi ve davanın bu iddiaların tümü bakımından toplantıyı izleyen bir ayın içinde açılması gerekmektedir. Öte yandan, genel kurul toplantısına çağrılması gereken ortakların çağrılmaması ve gelmemeleri halinde, toplantı ve karar nisabını etkiliyorsa bu durum, kararın yok sayılmasını gerektirir. Bu nitelikteki kararların yokluğunun tespiti davası açabilmek için kararlara muhalif olmak gerekmediği gibi, açılacak dava da herhangi bir süreye tabi değildir. Çağrıdaki usulsüzlük, alınan kararların salt bu nedenle iptali ya da butlanı sonucunu doğurmamaktadır (Yargıtay HGK'nın 07/07/2020 tarihli ve 2017/(18)8-2046 E., 2020/527 K. sayılı kararı). Sonuç olarak somut olayda, davacının toplantıda bizzat hazır bulunduğu gibi toplantı ve karar nisabının bulunması nedeniyle bu durumun toplantının iptalini gerektirir bir hukuka aykırılığa neden olmadığından genel kurul toplantısının iptaline yönelik talebin bu gerekçe ile reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, özelliklede 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 53. Maddesi uyarınca davanın 1 aylık hak düşürücü sürede açılmış olmasına, davacının bizzat genel kurul toplantısına katılarak iptali talep edilen 4 ve 6 nolu karara muhalif kalarak, muhalefet şerhini tutanağına geçirmiş olmasına, alınan bilirkişi raporuyla 2019/2020/2021 yıllarına ilişkin bilançolar ile gelir gider tablolarının, kooperatifin defter ve kayıtları ile uyumlu olmadığının ve bu haliyle gerçeği tam olarak yansıtmadığının tespit edilmiş olması nedeniyle genel kurulun 4 nolu kararının iptalinde isabetsizlik görülmemesine, diğer taraftan 1163 sayılı yasanın 83.Maddesine göre kooperatif hakkında açılmış bir dava bulunmasının tasfiye kararı alınmasına engel olmamasına, bu durumun sadece tasfiyenin neticelendirilip ticari sicil kaydından silinmesine engel teşkil etmesine göre davalı kooperatif genel kurulunun açılan davaya rağmen tasfiye kararı alıp tasfiye sürecine girmesinde kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırılık bulunmamasına, öte yandan davalı kooperatif ana sözleşmesinin 28. Maddesi uyarınca toplantıdan 30 gün önce davacıya çağrı yapılmamış ise de, davacının toplantıda bizzat hazır bulunduğu gibi toplantı ve karar nisabının bulunması nedeniyle bu durumun toplantının iptalini gerektirir bir hukuka aykırılığa neden olmadığının anlaşılmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL'den peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.