14. Hukuk Dairesi 2012/8290 E. , 2012/9175 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 27/05/2011 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında düzeltim istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın kısmen kabulüne ve kısmen karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 23/03/2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindek
**14. Hukuk Dairesi 2012/8290 E. , 2012/9175 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 27/05/2011 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında düzeltim istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın kısmen kabulüne ve kısmen karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 23/03/2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 374 ada 14 parsel sayılı taşınmazda paydaş ...’nin baba adının düzeltilmesine yönelik davada ise davacının vazgeçmesi nedeni ile “karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulmuştur. Hükmü davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diger temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 307, 309 ve 311. maddelerinde düzenlenen feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup davalının onayına bağlı değildir. Somut uyuşmazlıkta; davacı 374 ada 14 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak “...nin baba adının düzeltilmesine ilişkin davasından vazgeçmiş olduğundan mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken “karar verilmesine yer olmadığına’’ şeklinde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 03/07/2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.