8. Hukuk Dairesi 2018/4804 E. , 2020/3890 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Dava dilekçesinde, davalıların, davacıya ait 2235 parsel sayılı taşınmaza el attıkları ileri sürülerek taşı…
**8. Hukuk Dairesi 2018/4804 E. , 2020/3890 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Dava dilekçesinde, davalıların, davacıya ait 2235 parsel sayılı taşınmaza el attıkları ileri sürülerek taşınmaza haksız el atmalarının önlenmesi ile taşınmazın eski hale getirilmesi istenmiştir. Davalılar davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, verilen iki haftalık sürede delil avansının yatırılmadığı, süre geçtikten sonra yatırıldığı, iki haftalık kesin süre verilirken sonuçlarının davacı vekiline ihtar edildiği, Kanun'un belirttiği sürelerin kesin olduğundan ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Davanın reddine dair mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, mülkiyet hakkına dayalı çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme isteklerine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 120. maddesi gereği davacının dava açarken, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğu, avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verileceği düzenlenmiştir. Bir davanın açılmasıyla başlayan yargılama faaliyetinde karara ulaşmak bakımından mahkeme ve taraflarca yapılması gereken belirli işlemler bulunmakta olup, her işlemin belli bir zaman aralığında yapılması gerekmektedir. Usul hükümleri ile normatif bir değer kazanan bu zaman aralıklarına süre denilmektedir. Böylece usul işlemlerinin yapılması zamansal olarak tarafların ya da mahkemenin arzularına, inisiyatifine bırakılmamış olmaktadır.