8. Hukuk Dairesi 2014/22191 E. , 2014/20926 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Mirasın gerçek reddi ... ve müşterekleri ile asli müdahil ... tarafından açılan mirasın gerçek reddi davasının kabulüne dair ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 24.09.2013 gün ve 844/1181 sayılı hükmün ...'ca incelenmesi müdahale talebinde bulunan ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava TMK'nun 605/1. maddesi gereğince h…
**8. Hukuk Dairesi 2014/22191 E. , 2014/20926 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Mirasın gerçek reddi ... ve müşterekleri ile asli müdahil ... tarafından açılan mirasın gerçek reddi davasının kabulüne dair ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 24.09.2013 gün ve 844/1181 sayılı hükmün ...'ca incelenmesi müdahale talebinde bulunan ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava TMK'nun 605/1. maddesi gereğince hasımsız olarak açılan mirasın gerçek reddi istemini ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar asli müdahil olan alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar, miras bırakan ...’ın 05.08.2011 tarihinde vefat ettiğini, ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/1317 Esas, 2011/1289 Karar sayılı veraset belgesine göre mirasçısı olarak sadece kızı ...’ın kaldığını, murisin mirasçısı olan 10.02.2002 doğumlu kızı ...’ın annesi ...’ın velayeten ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde 26.09.2011 tarihinde açtığı 13.04.2012 tarih ve 2011/1496 Esas, 2012/510 Karar sayılı mirasın reddi davası ile mirası reddettiğini, murisin tek mirasçısı olan kızı ...'ın mirası reddettiğini ve mirasçılığın murisin annesi sıfatıyla ... ile kardeşleri sıfatıyla ... ve ... olarak kendi taraflarına geçtiğini öğrendiklerini, bu nedenle yasal süresi içerisinde her biri ayrı ayrı Mümin ve Kıymet oğlu 01.03.1962 doğumlu miras bırakan ...’a ait mirası kayıtsız ve şartsız olarak reddettiklerinin tespitine karar verilmesini istemişlerdir. Asli müdahil, mirasçıların murisin ölüm tarihinden itibaren 3 aylık süreyi geçirerek dava açtıklarını, ayrıca murisin sağlığında evini ... isimli kişiye muvazaalı olarak devrettiğini, mirasçıların kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, miras bırakanın tek mirasçısı olan kızı ...'ın yasal süresinde mirası reddetmesi ile mirasçı konumuna geçen murisin annesi ve kardeşleri olan davacıların mirasçılığı öğrendikleri bu tarihten itibaren 3 ay içerisinde mirasın reddi davası açtıklarından mirasını kayıtsız ve şartsız olarak reddine ve reddin mahkemece tesciline karar verilmiştir. Hüküm Asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir. En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, Sulh Mahkemesi'nce iflas hükümlerine göre tasfiye edilir (TMK. 612/1. madde). Bu durumda; alacaklının, mirasın gerçek reddini tespit ve tescil eden Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle, Mahkemeyi harekete geçirerek iflas hükümlerine göre (İİK.180, 208 vd. madde) tasfiye işlemlerine geçilmesini sağlaması varsa, alacağını iflas masasına kaydettirmek üzere başvurması, gerektiğinde bu konuda iflas memurluğunu hasım göstermek suretiyle dava açması mümkündür. Mirasçılar, mirası reddederken kendilerinden sonra gelen mirasçılardan mirası kabul edip etmeyeceklerinin sorulmasını tasfiyeden önce isteyebilirler. Bu taktirde ret, Sulh Hakimi tarafından, sonra gelen mirasçılara bildirilir, bunlar bir ay içinde mirası kabul etmezlerse reddetmiş sayılırlar. Bunun üzerine miras, yine iflas hükümlerine göre tasfiye edilir ve tasfiye sonunda arta kalan değerler, önce gelen mirasçılara verilir (TMK. 614. madde) En yakın yasal mirasçıların reddi, kendilerinden sonra gelen mirasçılar yararına olmadıkça ve bunlar Yasa'nın 614. maddesinde gösterilen usul çerçevesinde mirası açıkça kabul etmedikçe miras, sonra gelen mirasçılara geçmez. Bunlar, mirasbırakanın borçlarından sorumlu da tutulamaz. Davacılar, mirasbırakanın annesi ve kardeşleridir. Miras bırakan ...'ın mirası en yakın mirasçısı olan küçük kızı 2002 doğumlu ... adına velayeten annesi tarafından reddedilmiş olup; davacılar mirasçı olmadıklarından mirasla ilgili hak ve borçları yoktur. Miras, mirasbırakanın en yakın yasal mirasçısı tarafından, sonra gelen mirasçılar yararına olmaksızın reddedilmiş, tereke iflas hükümlerine göre tasfiyeye tabi duruma gelmiştir. Bu durumda, davacıların mirasçılık sıfatı bulunmadığından ret beyanları da sonuç doğurmaz. Miras kendisine kanunen geçmemiş olan şahsın, gerekmediği halde mirasın gerçek reddi yoluna başvurması, mahkemenin de hataen, bu reddi tespit ve tescile karar vermiş olması hukuki sonuç doğurmadığından mirasın kabul anlamı da taşımaz. Sonuç doğurmayan bir mirası red işlemine karşı tereke alacaklısının bu kararı temyiz etmesinde de hukuki yarar yoktur. Tereke alacaklısı iflas hükümlerine göre tasfiye haline gelmiş bulunan terekenin tasfiyesi için ilgili Sulh Mahkemesini harekete geçirebileceği gibi koşulları varsa en yakın yasal mirasçının mirası reddinin iptalini de talep etme hakkına sahiptir (TMK.md. 610, 612, İİK. md.180). Yukarıda açıklanan nedenlerle müdahil vekilinin hükmü temyiz etmesinde hukuki yararı bulunmadığından TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince ... Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden müdahil Semih'e iadesine, 17.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.