8. Ceza Dairesi 2017/20420 E. , 2018/10049 K. "İçtihat Metni" İftira suçundan müşteki şüpheli ...; hakaret, tehdit ve hayvanı tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakma suçlarından müşteki şüpheli Türkan Acun ve hakaret ve tehdit suçlarından şüpheli ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12.05.2017 tarihli ve 2017/5536 soruşturma, 2017/4419 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin ELAZIĞ 1. Sulh Ceza
**8. Ceza Dairesi 2017/20420 E. , 2018/10049 K.** **"İçtihat Metni"** İftira suçundan müşteki şüpheli ...; hakaret, tehdit ve hayvanı tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakma suçlarından müşteki şüpheli Türkan Acun ve hakaret ve tehdit suçlarından şüpheli ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12.05.2017 tarihli ve 2017/5536 soruşturma, 2017/4419 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin ELAZIĞ 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 08.06.2017 tarihli ve 2017/1290 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet Savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet Savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Buna göre, müşteki şüpheli ...’ün ağaçlarına ve ekinlerine zarar verildiği iddialarına yönelik herhangi bir soruşturma işlemi yapılmadan eksik soruşturmaya dayalı kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği dikkate alındığında, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapılmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 19.09.2017 gün ve 8329 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2017 gün ve KYB/2017-53837 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi. TÜRK MİLLETİ ADINA Gereği görüşülüp düşünüldü: Şikayetçi vekilinin, şüphelilerin şikayetçinin öz kardeşi oldukları ve şikayetçi ile aynı yerde yaşadıkları, şüphelilerin besledikleri hayvanların etrafa ve şikayetçinin ağaçları ile ekinlerine zarar verdiği, şüphelilerin şikayetçiye hakaret ettikleri, akıl hastası olan diğer kızkardeşleri Makbule'yi şikayetçiyi öldürme konusunda azmettirdikleri ve şüpheli ...'nin köpeğini şikayetçinin üzerine saldığı iddiasıyla yaptığı şikayet üzerine başlatılan soruşturma sonucunda; şüpheli ...'ın üzerine atılı tehdit, hakaret ve hayvanı tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakma suçlarını işlediğine dair kamu davası açmaya yeterli delil elde edilemediği, tanık olarak ifadeleri alınan....ve....'ün ifadelerine müşteki....'nin çocukları olduğu için itibar edilmediği ve şüpheli ...'nin üzerine atılı tehdit ve hakaret suçlarını işlediğine dair kamu davası açmaya yeterli delil elde edilemediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve verilen bu karara karşı yapılan itirazın, mercii tarafından reddedilmesi üzerine kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Ceza Muhakemeleri Kanununda; “Madde 160 - (1) Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. (2) Cumhuriyet Savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür. Madde 170 - (1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet Savcısı tarafından yerine getirilir. (2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler. Madde 172 - (1) Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. Madde 173 - (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet Savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3) (Değişik fıkra: 18.06.2014-6545 S.K./71. md) sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet Savcısına gönderir. Cumhuriyet Savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik fıkra: 25.05.2005-5353 S.K./26.mad.) Sulh Ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. (5) Cumhuriyet Savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz." şeklinde yer verilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere; Cumhuriyet Savcısı kendisine yapılan suç duyurusu veya şikayet üzerine suçun gerçekten işlenip işlenmediğinin tespiti için hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yarayan tüm yasal yöntemlere başvurmalıdır. Toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açması, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermesi gerekmektedir. Soruşturmaya konu olayda; yukarıda belirtilen gerekçelerle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; şikayetçi vekilinin dilekçesinde ve şikayetçinin beyanında belirttiği iddiaların doğruluğunun araştırılması, şikayetçinin ekin ve ağaçlarına zarar verildiği iddiası ile ilgili olay yerinde tespit yaptırılması ve tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik soruşturmayla ve CMK.nun 170/2. maddesi uyarınca dosyadaki mevcut delillerin şüpheliler hakkında tehdit, hakaret ve hayvanın tehlikeli şekilde serbest bırakılması suçlarından iddianame düzenlenebilmesi için suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğundan şüphelilerin eylemlerinin sübut bulup bulmadığı hususunda delillerin takdir ve değerlendirme yetkisinin kovuşturma aşamasında davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu da gözetilmeden; yalnızca şüpheliler ve tanıkların ifadesi alınarak ve tanıkların şikayetçinin çocukları olması nedeniyle beyanlarına itibar edilemeyeceğinden bahisle delil değerlendirmesi yapılarak verilen kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına kararına yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı gerekçeler ile reddine karar verilmesinde hukuka uygunluk görülmemiş ve anılan kararın kanun yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Elazığ 1. Sulh Ceza Hakimliği'nin 08.06.2017 gün, 2017/1290 değişik iş sayılı itirazın reddine ilişkin kararının CMK.nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığı'na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 01.10.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.