14. Hukuk Dairesi 2016/12056 E. , 2019/4182 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 19.10.2015 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, kal talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31.03.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünü…
**14. Hukuk Dairesi 2016/12056 E. , 2019/4182 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 19.10.2015 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, kal talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31.03.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_ K A R A R \_ Dava, komşuluk hukukuna dayalı elatmanın önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir. Davacı, 1731 parselde bulunan 1 ve 2 No'lu bağımsız dubleks meskenlerin maliki olduğunu, davalının ise 1732 parsel 1 No'lu bağımsız bölümün maliki olduğunu, davalının taşınmazında bulunan 3 adet fıstık çamının ibrelerini sürekli bahçesine döktüğünü, bahçesinin kirlendiğini, yağmur oluklarının tıkandığını, kendi taşınmazına taşan dallara konan kuşların gübreleri nedeniyle seramik yolun renklerinin bozulduğunu, yine davalının sınıra yakın şekilde kendi taşınmazına 14 adet mazı ağacı diktirdiğini, bunların da hava akımını kestiğini, ağaçların köklerinin bahçe ihata duvarını patlatabileceğini, bu sebeplerle 3 adet fıstık çamı ağacının ve hava akımını engelleyen 14 adet mazı ağacının kestirilmesini, mümkün olmazsa bahçeye dökülen çam ibrelerinin toplama ücreti ile rengi değişen seramiklerin değiştirilme ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davalının taşınmazında bulunan ağaçlardan dökülen yaprakların çevre kirliliğine neden olacak boyutta zarar vermediğini, evlerin temelinin ya da bahçe duvarlarının zarar görmesine neden olmadığını, ağaçların hava akımını kesmediğini, davalının ağaçların budanmasına itiraz etmediğini, seramiklerin renk değişikliği ile davalının bahçesindeki ağaçlar arasında illiyet bağı olmadığını, davacının davasının haksız olduğunu, reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davacının komşuluk hukukuna dayalı müdahalesinin meni talebinin kabulü ile; ziraat bilirkişisinin 09.03.2016 tarihli raporunda belirttiği 1731 parsele yakın durumda bulunan A ve B harfleri ile belirtilen fıstık çamlarının kesilmesine, 1732 parsel 1 No'lu bağımsız bölümde bulunan sınıra dikilmiş 14 adet limoni selvi ağacının sökülmesine karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. TMK m. 683 deki "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir” hükmü ile mülkiyet hakkının kanunla toplum yararına kısıtlanabileceği temel ilke olarak kabul edilmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında, mülkiyet hakkının nasıl korunacağı hükme bağlanmış, 730 ve 737. maddeleriyle de taşınmaz malikinin başkalarına zarar vermesinin önlenmesi hedeflenmiştir.