1. Hukuk Dairesi 2012/1823 E. , 2012/7107 K. "" MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 01/11/2011 Yanlar arasında görülen tazminat, tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraf vekillerince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 12.6.2012 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı C.F.T. ve vekili Avukat M. T. Ö. geldi davetiye tebliğine rağmen diğer…
**1. Hukuk Dairesi 2012/1823 E. , 2012/7107 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 01/11/2011 Yanlar arasında görülen tazminat, tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraf vekillerince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 12.6.2012 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı C.F.T. ve vekili Avukat M. T. Ö. geldi davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden vekili Avukat gelmedi yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: Davacının, paydaşı bulunduğu taşınmazların imar şuyulandırılmasına tabi tutulması neticesinde oluşturulan imar parsellerinin ahara özgülendiğini ileri sürerek, maddi ve manevi tazminat isteği ile eldeki davayı açtığı, imar şuyulandırılması işleminin iptal edilmesi üzerine ıslah ile davasını tebdil ederek iptal ve kadastral mülkiyet ve geometrik duruma dönülmesi, olmadığı takdirde tazminat isteğine dönüştürdüğü anlaşılmaktadır. Gerçektende, davacının paydaşı olduğu kadastral parsellerin, imar uygulaması neticesinde oluşan imar parsellerine ilişkin idari işlemin iptal edildiği Adana 1. İdare Mahkemesi’nin 2002–737 esas 2003 – 921 karar sayılı ilamı ile sabittir. İmar parsellerinin hukuki dayanağını ( illetini) teşkil eden idari işlemin iptal edilmesi sonucu, sicil kayıtlarının TMK 1025 maddesi gereğince yolsuz tescil durumuna düşeceği, başka bir ifade ile iptali gereken sicil oluşturacağı tartışmasızdır. Mahkemece de ıslah gözetilmek suretiyle bu yönde karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, bilindiği üzere, tapu iptal ve tescil ( somut olayda ihya) istekli davaların kayıt maliklerine yöneltilmesi gerekeceği açıktır. Ne var ki davada idari işlemi gerçekleştiren Y. İlçe Belediye Başkanlığı’na dava yönlendirilmiş, kayıt maliklerine yönelik bir dava açılmamıştır. O halde, davacıya paydaşı olduğu kadastral parsellerin içinde kalan tüm imar parsel maliklerine husumeti tevcih etmesi suretiyle davada yer almalarını sağlaması için önel verilmesi, ondan sonra işin esası yönünden bir hüküm kurulması gerekirken anılan husus göz ardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.