T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1402 Esas KARAR NO: 2026/217 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 25/04/2024 NUMARASI: 2022/279 2024/113 DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) KARAR TARİHİ: 12/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Ma…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1402 Esas KARAR NO: 2026/217 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 25/04/2024 NUMARASI: 2022/279 2024/113 DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) KARAR TARİHİ: 12/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ...tasarımı ve imalatı yapan bir şirket olduğun, davalı yan ile ... Eylül 20.... tarihli ... Fuarında kullanılması amacıyla standın tasarımı ve imalatı hakkında görüşmelere başlandığını, imal edilen bu standın telif hakkına konu bir eser olduğunu, anılan sözleşme ve teklifte bu telife konu eserin temsil hakkının (FSEK m. 24) da ... fuarı ile sınırlı olmak üzere davalıya devredildiğini, bir heykel veya tablonun galeride sergilenmesi gibi haller eserin temsili mahiyetinde olduğunu, bu haliyle anılan sözleşmenin bileşik (mürekkep) akit olduğunu, müvekkili şirket tarafından hazırlanan fuar standına ait jpeg formatındaki görüntüler, proje renderı, tüm teknik detayları, ölçü, renk ve kullanılan malzemelerin nicelik ve niteliklerini gösterir detayların e-mail aracılığıyla davalı şirkete iletildiğini, davalı şirket tarafından talep edilen teklif metninin müvekkili şirket tarafından gönderildiğini ve taraflarca teklif metni tutarındaki bedel üzerinden anlaşma sağlandığını, sözleşme de imzalanmak suretiyle e- mail ile davalı yana gönderildiğini, mail gönderildikten sonra ödeme yapıldığını, ancak müvekkili şirket tarafından ... Eylül 20..... tarihli ... fuarında sergilenmek üzere tasarlanan standın, kendilerinden hiçbir icazet alınmaksızın ve ayrıca başkaca bir mimara ‘’tekrar’’ imal ettirilerek 10–13 Mart 20... tarihli ... fuarında kullanıldığının öğrenildiğini, bu nedenle Beyoğlu ... Noterliğinin ...03.2022 tarihli ..... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 5846 Sayılı Kanuna göre müvekkili şirket nezdinde doğan zararının talep edildiğini, sonrasında davalı şirketin ikinci defa 15–18 Eylül 20......tarihleri arasında gerçekleşen ... fuarında da standın kullanıldığının görüldüğünü, ihlalin devam ettiğini, tescilsiz tasarımların SMK (55 mad) ile düzenlediğini, ilgili fuar stantlarının ‘’fuarlara özel’’ tasarlanmakla mimarların özelliklerini taşımakta olduğunu, davacının sektörde bilinen bir firma olduğunu, stand tasarımlarında belirli bir özgünlük ve farklılık bulunduğunu, yapılan stantların müvekkili şirkete ait olduğunun anlaşıldığını, yani herkes tarafından algılanabilir bir farklılık ile ortaya konulduğunu, tasarımın ‘’telif bedeli’’ ödenmeksizin, tekrar ve tekrar kullanılmasının mümkün olmadığını, işbu bedelin taraflar arasındaki sözleşmeye göre belirlenmiş olduğunu, .....07.2021 tarihli sözleşme bedelinin %50'si tutarındaki bedel, stand tasarım bedeli olarak belirlendiğini, FSEK 68. maddesinde de, eser sahipliğinin ihlali hakkında sözleşme yapılmış olması halinde üç katı tazminat talep edilebileceğini ve hesaplamanın mümkün olmaması halinde ise aynı kanunun, 70/2 maddesi kapsamında tazminat hesaplaması yapılmasını talep ettiklerini, müvekkili şirketin tasarımının izinsiz kullanılması (çoğaltılması) manevi açıdan da mağduriyete yol açtığını, umuma arz hakkı eser sahibinin hakkı olup bu yönüyle, müvekkilinin manevi zararının da tazmini gerektiğini, davalının haksız rekabet hükümleri çerçevesinde de müvekkili şirketin tasarım hakkını ihlal etmiş ve iltibas yaratmış olduğunu, SMK 150/2 maddesi uyarınca da tazminat talep etme hakkı doğduğunu, tescilsiz tasarım hakkına tecavüz nedeniyle ayrıca itibar tazminatı da istenebildiğini, bu nedenlerle; 5846 Sayılı Kanunun 68. maddesi gereği, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ihlalden işleyecek yasal faiziyle birlikte rayiç bedelin üç katı tutarında olan şimdilik 50.000 TL (kısmi dava) Maddi Tazminata ve ayrıca 6769 Sayılı Kanunun 150. maddesinin 2. fıkrası uyarınca şimdilik 5.000 TL (belirsiz alacak) yasal faiziyle İtibar Tazminatına, 5846 Sayılı Kanunun 70. Maddesinin 1. fıkrası gereği ihlalden işleyecek yasal faiziyle 10.000 TL Manevi Tazminata, bunun mümkün olmaması halinde, 5846 Sayılı Kanunun 70. maddesinin 2. fıkrası gereği, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ihlalden işleyecek yasal faiziyle birlikte şimdilik 50.000 (kısmi dava) TL Maddi Tazminata ve ayrıca 6769 Sayılı Kanunun 150. maddesinin 2. fıkrası uyarınca şimdilik 5.000 TL (belirsiz alacak) yasal faiziyle İtibar Tazminatına, 5846 Sayılı Kanunun 70. maddesinin 1. fıkrası gereği ihlalden işleyecek yasal faiziyle 10.000 TL Manevi Tazminata, bunun da mümkün olmaması halinde, 6102 Sayılı Kanunun 55. maddesi kapsamında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ihlalden işleyecek yasal faiziyle birlikte şimdilik 50.000 TL (kısmi dava) Maddi Tazminata karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurda görülmekte olan davanın konusu davacı ile müvekkili davalı arasında yapılan eser sözleşmesi çerçevesinde yüklenici sıfatıyla davacıya yaptırılan fuar standının kullanımı ile ilgili olduğunu, uyuşmazlığın haksız fiil hükümleri çerçevesinde çözülmesi gerektiğini, davalı şirket ile ilk olarak 12-15 Eylül 20... tarihli ... fuarında kullanılmak üzere fuar stand yapımı konusunda eser sözleşmesi imzalandığını, buna göre davalı şirket tarafından kullanım hakkı müvekkiline ait manken görselleri kullanılarak ürünlerin sergileneceği bir fuar standı yapımı konusunda anlaşmaya varıldığını, davacı şirkete tüm bu hizmetlerine karşılık olan ücretin ödendiğini, imzalanan bu sözleşmede, standa ait tasarım ve telif hakkının davacı şirkete ait olduğuna dair hiçbir madde yer almadığını, 2019 yılında düzenlenen ... fuarında bu standı kullandığını, davalı şirketin 10-13 Mart 20.. yılında yapılan ... Fuarı için stand yapım işini davacı şirkete değil başka bir şirkete yaptırdığını, davalı için yapılan ve eser sözleşmesi niteliğinde olan Fuar stand yapım işi, her ne kadar başka bir mimarlık firmasına yaptırılmış ise de bu fuar standında kullanılan model/manken fotoğrafları ile daha önce yaptırılan fuar standlarında kullanılan model/manken fotoğraflarının tamamının kullanım hakkının müvekkili şirkete ait olduğunu, ayrıca yine davacı şirket ile yapılan 20.08.20... tarihli sözleşmeye göre yaptırılan fuar standının bedeli ödenerek standın satın alındığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul Anadolu.... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ....04.2024 tarih ve 2022/.... Esas - 2024/.... Karar sayılı kararıyla; ''...Bu açıklamalardan sonra davacı tarafın dava konusu davalı ile düzenlenen sözleşme kapsamında, davalı tarafça ... Fuarında kullanılan ...tasarımının eser mahiyeti incelenmiş, alınan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davacı tarafça davalı arasında düzenlenen 20.08.2019 tarihli sözleşme kapsamında davacı tarafça davalının ... Fuarına katıldığında kullandığı stand projesi olduğu, 20.08.2019 tarihli sözleşmenin konusunun “12- 15 Eylül 20... tarihleri arasında düzenlenecek ... Fuarında ... ... malzemesi ile kurulumu gerçekleşecek olan 192 metrekare ...... projesinin proje çizimlerine uygun olarak imal ettirilmesi ve ilişkin uygulanmasına ilişkin prensiplerin belirlenmesi” olarak belirtildiği, yapılan bilirkişi incelemesinde bu projenin davalı tarafın ihtiyaçları doğrultusunda teknik bilgiye sahip herkes tarafından üretilebilecek bir ...projesi olduğu, bir eserin ve bu eser üzerindeki hakkın korunması için sahibinin hususiyetini taşıma unsuru ve Kanun'da belirtilen eser gruplarında yer alma unsurunun bulunması gerektiği, davacı tarafça tasarımı yapılan fuar standının belirli bir teknik bilgiye sahip herkes tarafından çizilebilecek bir stand projesi olduğu ve sahibinin hususiyetini de taşımadığı dikkate alındığında FSEK anlamında bir eser olmadığı ve bu haliyle FSEK'ten kaynaklı korumadan yararlanmasının mümkün olmadığı dikkate alınarak davacı tarafın eserden kaynaklı haklarının ihlal edildiği hususunu ispat edemediği kabul edilmiştir. Davacı tarafın SMK'da düzenlenen tasarım hakkının ihlal edildiğinden kaynaklı talebi de değerlendirilmiş, dava konusu tescilsiz tasarımın korunabilmesi için SMK'nın 56/1. Maddesi kapsamında yeni ve ayırt edici bir tasarım olması gerektiği, az yukarıda da ifade edildiği üzere dava konusu tasarımın davalı tarafın ihtiyaçları doğrultusunda teknik bilgiye sahip herkes tarafından üretilebilecek bir ...projesi olduğu, stand projesinin diğer stand projelerinden farklı ve stand ürünü hakkında temel bilgiye sahip bir kişide diğer stand tasarımlarından ne açıdan farklı olduğu konusunda genel izlenim bırakacak şekilde “ayırt edici” olduğu ve, stand tasarımı konusunda nasıl ve hangi unsurları açısından “yenilik” taşıdığına dair bir durumun olmadığı, yapılan bilirkişi incelemesinde bu hususa ilişkin bir tespitin bulunmadığı dikkate alındığında davacı tarafça yapılan stand tasarımının korunana bir tasarım hakkının bulunmadığı kabul edilmiş, bu tasarımın koruma kapsamında, yenilik ve ayırt edicilik unsuru taşıyan bir tasarım olsa dahi dava konusu stand tasarımının kamuya arz tarihleri ... fuarının gerçekleştiği ve 12-15 Eylül 20..... tarihinde kamuya arz olunduğu, dava tarihinin 16.12.20..... tarihi olduğu bu durumda da tescilsiz tasarımların kamuya sunulmasından itibaren korunacağı süre olan 3 yılın dava tarihi itibariyle geçtiği dikkate alındığında davacının söz konusu stand tasarımına ilişkin tescilsiz korumadan yararlanamayacağı kabul edilmiştir. Yine davacı tarafın tasarım hakkının korunmasına ilişkin talepleri yönünden SMK'nın 71/3. Maddesi gereği kötü niyet yönünden de talepleri değerlendirilmiş, davacı tarafça ....... tarihli sözleşme uyarınca dava konusu fuar standının imal edilerek davalı tarafa teslim edildiği, taraflar arasında bu sözleşme gereği istisna akdi çerçevesinde davacı tarafça dava konusu standın imal edilmek suretiyle davalı tarafa teslim edildiği ve karşılığında sözleşme bedelinin davalı tarafça davacı tarafa ödendiği, menkul eşya vasfında olan standın teslimi ile tasarıma konu standın mülkiyetinin ve kullanma hakkının davalı tarafa geçtiği, bilirkişi raporu ile belirlendiği üzere ........ yılında ...... furaında davalı tarafından kullanılan stand tasarımlarının hem 20. 08.20..... hem de 16-19 Eylül 20.... yılında düzenlenen ....... Fuarında kullanılan stantlara benzer olduğu, konuma ve konsepte uygun değişiklikler yapmak suretiyle bir fuar standı olduğu, bu haliyle davalı tarafça kullanım hakkı bedeli ödenmek suretiyle elde edilen satandın tekrar kullanılmasından ibaret eylemin kötü niyetli olarak değerlendirilemeyeceği kabul edilmiş ve SMK'da düzenlenen ve hem süre olarak hem de hususiyet, yenilik ve ayırt edicilik vasfı dolaysıyla koruma kapsamı dışında olan tasarım hakkına tecavüzden de bahsedilemeyeceği kabul edilerek davacı tarafın bu yöndeki taleplerinin de reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın 6102 sayılı TTK'nın 54 vd. Maddeleri gereği haksız rekabet yönünde de talepleri değerlendirilmiş, davalı tarafça bedeli karşılığı devralınan fuar standının davalı tarafın talep ve ihtiyaçları doğrultusunda davacı tarafça hazırlandığı, az yukarıda ifade edildiği üzere davacının hususiyetini taşımadığı ve yenilik unsuru da içermediği, bedeli karşılığında davalı tarafa da dava konusu standın teslim edildiği ve stand üzerinde hak sahibi olan tarafın davalı taraf olduğu dikkate alındığında davacının haksı rekabete konu bir emtiasının söz konusu olmadığı kabul edilmiş ve haksız rekabet yönündeki talepler yönünden de davanın reddine karar vermek gerekmiş, davacı tarafın talebinin terditli talep olduğu nazara alınarak terditli talepler yönünden ayrı ayrı yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmeyeceği ve tek bir talep gibi değerlendirme yapmak gerektiği nazara alınarak harç ve vekalet ücreti yönünden tek bir harç ve vekalet ücretine hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Davanın REDDİNE,...'' karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Sunulu bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, esinlenme ile ihlal kıyasının değerlendirilmesi yetersiz olduğunu,bilirkişi raporunda haksız rekabete ilişkin taleplerinin dahi incelenmediğini, sözleşme öncesi teklif metninde müvekkilinin tasarım ve telif hakkını uhdesinde tuttuğunu, stand tasarımının kamuya arz tarihinin 20.... yılına ait olmadığını, dolayısıyla yasal koruma süresi dolmadan ilgili davanın ikame edildiğini, müvekkili şirketin davalı yan ile .... eylül 20... tarihli ... fuarında kullanılması amacıyla, müvekkil şirket ile standın tasarımı ve imalatı hakkında görüşmelere başladığını, taraflar arasındaki sözleşmenin mahiyetinin eser sözleşmesi olduğunu, işbu davaya konu fuar standının taraflar arasında akdedilen sözleşmeye münhasıran gerçekleştirildiğini, tamamen özgün bir tasarım ihtiva ettiğini, daha öncekilerden bağımsız nitelikte mimarının yaratım sürecinden geçerek tasarlandığını, fuar stand tasarımının telif hakkının müvekkili şirkete ait olduğu hususunun yazılı olarak ifade edildiğini, bedelin ödenmesiyle birlikte de taraflar arasında sözleşme kurulduğundan, telif hakkının müvekkil şirkete ait olduğu davalının da kabulünde olduğunu,müvekkili şirket tarafından .... Eylül 20..... tarihli ... fuarında sergilenmek üzere tasarlanan standın, taraflarınca hiçbir icazet alınmaksızın; ve ayrıca başkaca bir mimara ‘’tekrar’’ imal ettirmek üzere, ...Mart 20.. tarihli ... fuarında kullanıldığı öğrenildiğini, İhlale ilişkin görüntüler ise dosya kapsamında Mahkemeye sunulduğunu,tescilsiz tasarımların tasarım hukukuna göre korunması ilk defa 6769 Sayılı Kanun ile düzenlendiğini, sipariş üzerine tasarlanıp üretilen standın ilk defa İstanbul’da gerçekleştirilen ... Fuarı’nda kullanılmış olması nedeniyle “ilk kez Türkiye’de kamuya sunulma” şartı gerçekleştiğini, tescilsiz tasarımın koruma şartları oluştuğunu,hak sahibi, SMK’nin tasarım, FSEK’in eser sahipliği ve TTK’nin haksız rekabet hükümlerine birlikte dayanabileceğini,müvekkili şirketin müşterilerine özel olarak tasarladığı stantların izni olmaksızın ve başkaca kişilere imal ettirilerek kullanılmasının müvekkili şirketin tasarım hakkının ihlali olduğunu, ayrıca haksız rekabet hükümleri açısından da hukuka aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, Tasarım haklarına dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı tarafından; Stand tasarım ve imalatı yapan bir şirket olduğunu, davalı ile 14/07/20...tarihli sözleşme kapsamında tasarıma ilişkin jpeg formatındaki görüntüler, proje renderi ve teknik detaylarının e-mail aracılığı ile davalıya iletildiğini, e-mailden sonra kendilerine ödeme yapıldığını, ancak standın başka bir mimara tekrar imal ettirilmek suretiyle diğer fuarlarda kullanıldığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminat istemiyle huzurdaki dava açılmış, davalı tarafından davanın reddine karar verilmesi istenmiştir. Mahkemece toplanan deliller ve yapılan bilirkişi incelemesiyle davaya konu tasarımların davacının hususiyetini taşımadığı, FSEK kapsamında eser niteliği bulunmadığı, yenilik ve ayırtedicilik kriteri taşımadığı yönünde kanaat belirtildiği, FSEK uzmanı, iç mimar ve SMMM bilirkişilerince tanzim edilen raporun denetime elverişli olduğu anlaşıldığı gibi her ne kadar dava terditli olarak açılmış ise de Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin TTK'nın haksız rekabet hükümlerinin kümülatif koruma sağlanamayacağına ilişkin içtihadı dikkate alındığında davanın reddine karar verilmesi yerinde olduğundan davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/02/2026