Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/5568 E. , 2024/4203 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/5568 Karar No : 2024/4203 TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVALI) ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVACILAR) I- ... II- ... III- ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... İli, ... İlçesi, ... İlköğretim O
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/5568 E. , 2024/4203 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/5568 Karar No : 2024/4203 TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVALI) ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVACILAR) I- ... II- ... III- ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... İli, ... İlçesi, ... İlköğretim Okulu ... sınıfı öğrencisi ...’ın 28/11/2007 tarihinde sınıf arkadaşının attığı kalemin gözüne gelmesi sonucu sağ gözünde meydana gelen görme kaybındaki artan maluliyeti nedeniyle ... için 10.000,00 TL (ıslah dilekçesi ile artırılarak 189.295,87 TL) maddi, 30.000,00 TL. manevi, davacı ... (annesi) için 10.000,00 TL manevi, davacı ... (babası) için 10.000,-TL manevi tazminatın 23/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:...., K:... sayılı kararıyla; tazminat isteminin konusunu oluşturan zararın, İlkokul 4.sınıf öğrencisi olan ...'ın teneffüs sırasında arkadaşları ile kendi aralarında tartışırken arkadaşının attığı kalemin sağ gözüne isabet etmesi sonucunda meydana gelen görme kaybındaki artan maluliyet nedeniyle oluştuğu, idarenin bu zararın oluşumunda doğrudan etkisi bulunmamakla birlikte, öğrencinin okulun gözetim ve denetiminde bulunduğu süre zarfında gerekli gözetim ve denetim görevini yapmaması nedeniyle meydana gelen olayda ve sonrasında anılan olay nedeniyle meydana gelen görme kaybındaki artan maluliyetin davalı idarenin kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmin sorumluğunun bulunduğu, Mahkemenin 20/04/2017 günlü Ara Kararıyla; dava konusu olay nedeniyle davacı ...’ın sağ gözünde görme kaybında artış olup olmadığı, görme kaybında artış var ise oranı ile görme kaybı nedeniyle vücut tamlığında meydana gelen kayıp oranının belirtilmesinin Adli Tıp Kurumundan sorulması üzerine Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunca düzenlenen .... gün ve ... sayılı raporda; ''... Kurulumuzun ... tarih ve ... sayılı raporunda ...’ın 28.11.2007 tarihinde meydana gelen göz yaralanması sonucu oluşan görme azlığı arızasının ... karar sayılı Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerinden yararlanarak ve ileride ihraz edeceği meslek ve mevkii bildirilmemekle Gr1 II (5------15) A %19, E cetveline göre %14,3 (yüzdeondörtnoktaüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının mütalaa olunduğu, 02/02/2018 tarihli muayenesinde; göz: 4 kez sağ göz operasyonu geçirdiği, sağ görme 1/10, tashih ile artmadığı, sol görme 10/10, CT: orta, GH: normal, orbital rim intakt, Bio: sağda PCIOL +, AK kesifliği +, kornea santralinde kesiflik +, sol doğal, fundus bilateral doğal olduğu, ...’ın 28/11/2007 tarihinde meydana gelen yaralanmasına bağlı görme kaybı arızasının 85/9529 karar sayılı Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerinden yararlanarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle grup 1 alınarak, Gr1 II (2------30) A %34, E cetveline göre %28,0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, Kurulun 12/06/2009 tarihli mütalaası ile farkın görme bozukluğunun ilerlemiş olmasından kaynaklandığı'' yönünde görüş belirtildiği, uyuşmazlıkta maddi zararın (tazminat miktarının) ne kadar olabileceğinin tespiti amacıyla Mahkemenin 25/12/2018 günlü ara kararı uyarınca yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde hesap bilirkişisince düzenlenen 13/03/2019 günlü raporda artan maluliyet oranından kaynaklanan maddi zararının 189.295,87-TL olduğu'' yönünde görüş belirtildiği, anılan bilirkişi raporlarında yer alan tespitlerin yeterli bulunduğu, raporların hükme esas alınabilecek nitelikte görüldüğü gerekçesiyle; davacı ...'ın maddi tazminat isteminin kabulü ile kabul edilen 10.000,00-TL'lik kısmın davalı idareye başvuru tarihi olan 23/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, 179.295,87-TL'lik kısmının ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 11/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, davacıların toplamda 50.000,00-TL manevi tazminat isteminin; ... için 10.000,00-TL, anne ... için 5.000,00-TL, baba ... için 5.000,00-TL olmak üzere toplamda 20.000,00-TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 23/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından; temyize konu kararın tazminat taleplerinin reddine ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu; davalı idare tarafından, olayda tazmin sorumluluğunun bulunmadığı, tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Taraflarca istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ....'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının ıslah edilen miktara uygulanacak faizin başlangıç tarihinin düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Dava,... İli, ... İlçesi, ... İlköğretim Okulu 4/D sınıfı öğrencisi ...’ın 28/11/2007 tarihinde sınıf arkadaşının attığı kalemin gözüne gelmesi sonucu sağ gözünde meydana gelen görme kaybındaki artan maluliyeti nedeniyle ... için 10.000,00-TL (ıslah dilekçesi ile artırılarak 189.295,87 TL) maddi, 30.000,00TL. manevi, davacı ... (annesi) için 10.000,00 TL manevi, davacı ... (babası) için 10.000,00TL manevi tazminatın 23/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Tam yargı davalarında istemle bağlı olma kuralının sebep olduğu hak kayıplarının giderilmesi amacıyla 2577 sayılı Kanunun 16. maddesinin 4. fıkrasına, 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile; "Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir." cümlesi; aynı Kanun'un 5. maddesi ile de, 2577 sayılı Kanun'a geçici 7. madde ile "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dâhil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır." hükmü eklenmiştir. Nitekim, 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesinin gerekçesinde; "AİHM, devletin sorumluluğuna ilişkin tazminat davalarında, davacıların yargılamanın yavaş işlemesinden doğan zararlarını ortadan kaldıracak yeterli bir çözüm bulunmadığı yönünde Ülkemiz aleyhinde ihlal kararları vermektedir. Düzenlemeyle, idarî yargıda açılan tam yargı davalarında talep edilen tazminatın daha yüksek olduğunun dava devam ederken anlaşılması durumunda, davacıya talep edilen miktarı arttırma hakkı verilmemesinin adil yargılama hakkının ihlali olarak kabul edilmesi sebebiyle, nihai karar verilinceye kadar ıslah suretiyle talep edilen tazminat miktarını arttırma hakkı tanınmaktadır." ifadesine yer verilmiştir. Faiz, idarenin tazmin borcu bağlamında, kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip, yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir. Yapılan bu açıklamalar karşısında, uğranılan zararın gerçek miktarının Mahkeme tarafından yapılan inceleme sonucunda net bir şekilde ortaya çıkması durumunda, ortaya çıkan bu gerçek zararın tamamının tazmini amacıyla verilen miktar artırımına (ıslah) ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp, mevcut davada talep edilen tazminat miktarının ıslah suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla; meydana gelen zararların tespiti amacıyla İdare Mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edilen ve davacılar tarafından ıslah edilen bu yeni zarar miktarının; olay tarihi veya idareye başvurma tarihi veya dava tarihi itibarıyla elde etmek istedikleri gerçek zararları olduğu açıktır. Bu durumda; Mahkeme kararında, "...davacı ...'ın maddi tazminat isteminin kabulü ile kabul edilen 10.000,00-TL'lik kısmın davalı idareye başvuru tarihi olan 23/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, 179.295,87-TL'lik kısmının ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 11/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine...," ibaresinin "...davacı...'ın maddi tazminat isteminin kabulü ile kabul edilen 189.295,87 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 23/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine..." şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. .... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yasal faizin başlangıç tarihi yönünden yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarların Mahkeme tarafından taraflara iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 05/07/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.