5. Hukuk Dairesi 2025/13907 E. , 2025/15474 K. "" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1320 Esas, 2024/2779 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Seferihisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/706 Esas, 2024/104 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davalı ... ile ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine…
5. Hukuk Dairesi 2025/13907 E. , 2025/15474 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1320 Esas, 2024/2779 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Seferihisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/706 Esas, 2024/104 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davalı ... ile ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı ... vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 30 91... parsel sayılı taşınmaza imar planında okul (ilköğretim) alanı olarak ayrılmak suretiyle el atıldığını, taşınmaz bedelinin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın ... ve ...Müdürlüğüne karşı açıldığını, oysa ... Müdürlüğünün ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunmadığını, bu nedenle dava dosyasından çıkartılmasına karar verilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı gibi hukuken de taşınmaza el atılmadığını, taşınmazın imar planında eğitim alanı olarak ayrılmasından ilgili belediyenin sorumlu olduğunu, bu konuda müvekkili idareden görüş alınmadığını, dava konusu taşınmaz için talep edilen bedelin yüksek olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını ileri sürmüştür. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; imar planı değişikliğine askı süresi içinde maliklerce itiraz edilmediğini, imar planında eğitim alanı olarak ayrılan taşınmazın kamulaştırma işleminden ... Bakanlığının sorumlu olduğunu, bu nedenle müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü ve zamanaşımı süresi içinde açılmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, imar planında eğitim alanı olarak ayrılan taşınmazın kamulaştırma işleminden diğer davalı idarelerin sorumlu olduğunu, bu nedenle müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, uzlaşma dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... ile ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı ... Bakanlığından tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ilçe ve büyükşehir belediyeleri yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, hükmedilen bedele kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiğini, karşı vekâlet ücretinin avukat lehine hükmedilmesi gerekirken müvekkiller lehine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi KDV bedeli eklenmeden belirlenmesinin de hatalı olduğunu, davalı idareler aleyhine 6100 sayılı Kanun’un 329 uncu maddesi uyarınca hem idari para cezası, hem de vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın ... ve ...Müdürlüğüne karşı açıldığını, oysa ... Müdürlüğünün ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunmadığını, bu nedenle dava dosyasından çıkartılmasına karar verilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı gibi, hukuken de taşınmaza el atılmadığını, taşınmazın imar planında eğitim alanı olarak ayrılmasından ilgili belediyenin sorumlu olduğunu, bu konuda müvekkili idareden görüş alınmadığını, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 14.03.2014 tarihinde kesinleşen 1/1000 ölçekli ... Merkez Planlama Bölgesi 1. Etap Uygulama İmar Planında tamamının ilköğretim alanı olarak ayrıldığı, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, dava konusu taşınmazın 2014 yılından beri devam eden kısıtlılık durumunun sorumlu idarelerce makul süre içinde giderilmediği anlaşıldığından, taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığı kabulünün yerinde olduğu, taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ilköğretim alanı olarak ayrıldığı gözetildiğinde kamulaştırma görev ve yetkisinin davalı ... Bakanlığına ait olduğu, her ne kadar davalı ... ile birlikte ... de davalı olarak gösterilmiş ise de her iki davalının aynı kurumu temsil ettiği, davada aynı tek vekil ile temsil edildiği ve ... Müdürlüğünün ayrı bir tüzel kişiliği olmadığından temsilde hata kapsamında değerlendirilerek UYAP sisteminden çıkartılması ile yetinildiği, kaldı ki İlk Derece Mahkemesi kararında da ... hakkında ayrı bir taraf olarak hüküm kurulmadığının anlaşıldığı, davalı ... vekilince, taşınmazın imar planında ilköğretim alanı olarak ayrılmasında görüşlerinin alınmadığı iddia edilmiş ise de dosya içinde mevcut 15.08.2018 tarihli yazı ile dava konusu taşınmazın özel eğitim alanına dönüştürülmesi talebine olumsuz yanıt verildiği görüldüğünden bu iddiaya itibar edilmediği, dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu kabul edilip, emsal karşılaştırması yapılarak taşınmaza değer biçilmesi yöntem olarak doğru olduğu gibi dava konusu taşınmazın emlak vergisine esas metrekare rayiç değerinin 1.614,65 TL/m², emsalin ise 807,33 TL/m² olduğu belirlendiğinden, bilirkişi raporunda yapılan kıyaslamanın da uygun görüldüğü, davacı vekilince talep sonucunun belirlenmesine ilişkin 11.01.2024 tarihli dilekçe ile sorumlu idarelerin harçtan muaf olduğu belirtilerek tamamlama harcı yatırılmamış olmasına karşın artırılan bedelin esas alınması suretiyle hüküm kurulması da Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2010/10-550 Esas, 2010/561 Karar sayılı kararı gözetildiğinde doğru olup ve istinaf sebebi yapılmadığından vekâlet ücreti yönünden inceleme yapılmadığı belirtilerek davacı ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 4 uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 30 91... parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı ... Bakanlığından tahsiline karar verilmesi yerindedir. 3. 6100 sayılı Kanun ile düzenlenen istinaf sebeplerinin “kamu düzenine aykırılık” ve “taraflarca ileri sürülen” nedenler olmak üzere iki ayrımda incelenmesi gerekmektedir. Kamu düzenine aykırılık mutlak istinaf sebebidir ve bölge adliye mahkemesince kendiliğinden gözetilir. Bu nedenle kamu düzenine aykırı bir sebebin istinaf dilekçesinde ileri sürülüp sürülmemesinin de bir önemi bulunmamaktadır. Buna karşılık kamu düzenine aykırı olmayan istinaf sebeplerinin istinaf dilekçesinde mutlaka gösterilmesi gerekmektedir. Kamu düzenine aykırı olmayan bir istinaf sebebi istinaf dilekçesinde gösterilmemiş ise bölge adliye mahkemesince kendiliğinden dikkate alınamaz. Çünkü istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. 4. Eldeki dosya kapsamına göre; davalı ... vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesi incelendiğinde İlk Derece Mahkemesince nispi vekâlet ücretine hükmedilmesine yönelik açıkça bir itirazda bulunulmadığı anlaşıldığından ve vekâlet ücretine ilişkin hükmün de kamu düzenine ilişkin olmadığı gözetildiğinde, istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürülmeyen bu hususun temyiz aşamasında ileri sürülmesi hâlinde incelenmesi mümkün değildir. 5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ve davalı ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.