12. Ceza Dairesi 2016/10265 E. , 2017/1482 K. Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : TCK'nın 85/1, 22/3, 62, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık müdafinin, duruşmalı inceleme isteminin, tayin olunan cezanın 3 yıl 4 ay hapis cezasından ibaret olması nedeniyle 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince hale…
**12. Ceza Dairesi 2016/10265 E. , 2017/1482 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : TCK'nın 85/1, 22/3, 62, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık müdafinin, duruşmalı inceleme isteminin, tayin olunan cezanın 3 yıl 4 ay hapis cezasından ibaret olması nedeniyle 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan, 1412 sayılı CMUK'un 318/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 299. maddeleri uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede; 13.06.2007 günü saat 20.00 sıralarında, sanık sürücü ...'nun yönetimindeki ..... marka spor otomobil ile yerleşim yeri içinde, 7 metre genişliğinde, iki şeritli, düz, eğimsiz, kuru, asfalt kaplama yolda Gümrük istikametinden .... istikametine doğru Ahmet Yesevi Caddesini takiben seyretmekte iken, olay mahalline geldiğinde, sevk ve idare hatası ile yönetimindeki vasıtayı kendi seyir platformunda tutma becerisi gösteremeyip seyir istikametine göre sol taraftaki orta refüjü aşarak karşı yol bölümüne girdiği sırada karşı yönden seyreden sürücü.... idaresindeki kamyonet ile çarpışması neticesinde,....'in vefatı, sanığın aracında yolcu olarak bulunan ...'nin 3. derece kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı olayla ilgili olarak ifadesine başvurulan tanıklardan Prof. Dr. ......l'ın mahkemedeki beyanında “... marka araç geldiği şeritte değil karşı şeritteydi, oraya geçebilmesi için en az 150 km hızla seyretmesi gerekir çünkü orta refüjdeki ağaçlara da çarpmış ve onları kırmıştı, ben fahri trafik müfettişi olduğum için ve bu yöreyi de bildiğim için en az 150 km hızla seyrettiğini düşünüyorum, zaten hukuk profesörü ve avukatım, bu tip davalara girerim .Olay mahallinde daha önce pek çok kaza olmuştur. Her ne kadar bu yerde sürat tahdidine ilişkin trafik levhası var ise de kimse buna uymamaktadır, genelde yol boş olduğu için 80-90 km hızla gitmektedirler” şeklindeki beyanı, tanık.... in “Olay gün sevk ve idaremdeki ticari taksi ile taksimde bulunan hamile bir müşteri ile Ahmet Yesevi caddesinde Carrefour istikametine doğru seyrediyordum, arkamdan sanığın kullandığı araç geliyordu, saat 17.00-19.00 arasıydı tam saati hatırlamıyorum, hava kararmamıştı, yağmur yoktu ve açıktı yol tenhaydı, trafik yoğun değildi, sanık arabasını akrobasi hareketler yaparak kullanıyordu, yani zikzaklar çizerek seyrediyordu, bu nedenle hamile olan müşterim rahatsız oldu, bunun üzerine ben arabamı sağdaki bir cebe soktum ve sanığın geçmesini bekledim sanık bizi geçtikten sonra sağa sola doğru seyrediyordu, önce sol kaldırıma çarptı, sonra sağ kaldırıma çarptı, sonra da ortadaki ağaçlı bölümü aşarak karşı yöne geçti ve karşı yönden gelen araca çarptı, söz konusu olay mahallini bilirim daha öncede buradan birkaç kez geçmiştim bu yerde bir çok kez kaza olduğunu bilirim genelde gençler virajdan dönerken spin denen hareketler yapıyorlar bu nedenle kazaya sebep olunuyor” şeklindeki beyanı ile tanık Meltem Uçar'ın karakoldaki beyanında “olay günü ölenin bulunduğu aracın önünde seyir halinde olduğunu, yukarıdan karşı şeritten çok aşırı hızlı bir şekilde gelen siyah renkli .... marka üstü açık spor aracın virajı alamadığını, orta refüje çarptığı, ağacı da kırarak ağaç ile birlikte kendi şeritlerine geçip önündeki araca çarptığını, kazaya sebep olan siyah renkli aracın hız limitinin çok üzerinde bir hızla seyir halinde olduğunu, bu hızla virajı alamayınca orta refüje çarptığını beyan etmesi ve tüm dosya kapsamından sanığın eyleminin 85/2, 22/3. madde kapsamında bulunduğu, her ne kadar mahkeme kabulü bu şekilde ise de, mahkemenin usule uygun olarak verdiği görevsizlik kararının .... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.12.2012 tarih ve 2012/31 müt. sayılı hatalı kararı ile kaldırıldığı ve mahkemenin kesin karar olması sebebiyle yargılamaya devam etmek zorunda kaldığı, sanığın bilinçli taksirle sebebiyet verdiği olayda bir kişinin ölümü ile birlikte yaralanan ...'nin dosyada mevcut raporuna göre 3. derece kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı, TCK'nın 89/5. maddesi gereğince aynı Kanun'un 89/1. madde kapsamında kalan yaralanmaların bilinçli taksirle işlenmesi halinin takibinin şikayete tabi olduğu, ancak 89/1. madde kapsamı dışında kalan nitelikli yaralanmaların takibinin şikayete tabi olmadığı dolayısıyla nitelikli yaralanan mağdurun vazgeçmesinin sonuca etkili olmayıp, hukuki sonuç doğurmayacağı, sanığın eyleminin TCK'nın 85/2. maddesinde öngörülen suçu oluşturduğu, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 10. maddesi hükmüne göre de yargılama görev ve yetkisinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı olup,sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 28/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.