11. Ceza Dairesi 2016/2846 E. , 2016/5470 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezaların türü ve süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 318. maddesi uyarınca reddine oybirliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü: I) Sanık hakkında 2005 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçun
**11. Ceza Dairesi 2016/2846 E. , 2016/5470 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezaların türü ve süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 318. maddesi uyarınca reddine oybirliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü: I) Sanık hakkında 2005 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne karşı sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde: Hükmolunan hapis cezasının kanuni sonucu olan 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında gözetilmesi ve zincirleme suç sebebiyle cezadan artırım yapılırken gösterilmeyen uygulama maddesinin TCK'nun 43/1 maddesi olarak hüküm fıkrasına mahallinde ilave edilmesi mümkün görülmüştür. Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde, eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, II) Sanık hakkında 2006-2007-2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine karşı yapılan temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 1) Sahte fatura düzenleme suçunda suçun maddi konusunun fatura olması ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ''Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanun'un ... Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır'' şeklindeki düzenlemeye göre faturaların Vergi Usul Kanunu'nun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi karşısında, anılan yıllara ait fatura ayrıntılarının Vergi Dairesi'nden sorularak her takvim yılı için kanaat oluşturacak sayıda fatura aslı ya da onaylı suretinin istenerek dosya arasında bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi, 2) 2008 yılında düzenlenen son tarihli sahte fatura tespit edilip, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 5728 sayılı Yasanın 276. maddesiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/1b madde ve fıkrasında yapılan değişiklikler dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, 3) Zincirleme suç sebebiyle cezadan artırım yapılırken uygulama maddesi olarak TCK'nun 43/1 maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, yasaya aykırı, 4) TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçu bakımından ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 13.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.