3. Hukuk Dairesi 2019/5797 E. , 2020/1347 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine dair kesin olarak verilen karara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulmakla, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalının ... Belediyesi ile imzalamış olduğu su aboneliği sözleşmesinin yasa gereği ken…
**3. Hukuk Dairesi 2019/5797 E. , 2020/1347 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine dair kesin olarak verilen karara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulmakla, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalının ... Belediyesi ile imzalamış olduğu su aboneliği sözleşmesinin yasa gereği kendisine devredildiğini, 2002/4 - 2010/3 dönemlerine ait ödenmemiş tüketim bedellerinin tahsili için başlattığı takibe davalının yetki ve esas yönünden itiraz ettiğini, Tarifeler Yönetmeliği uyarınca yetkili olan icra müdürlüğünde takip başlattığını, esas yönünden ise işyerini devrettiğini savunan davalının bu yer için tesis edilmiş olan aboneliğini sonlandırmamış olması nedeniyle oluşan borçtan sorumlu olduğunu ileri sürerek; takibe vaki haksız itirazın iptali ile davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı; yetkili icra dairesi ve mahkemenin, ikamet ettiği yer olan Hayrabolu icra dairesi ve asliye hukuk mahkemesi olduğunu, ayrıca alacağın zamanaşımına uğradığını, esas yönünden ise aboneliğin kurulu bulunduğu işyerini 15 yıl kadar önce sattığını, bu nedenle hakkında dava açılmasının doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davacının, gerek hizmet biriminin gerekse davalının ikametgahının bulunduğu yerde icra takibi yapması gerekirken, genel merkezinin bulunduğu yerde icra takibi yapmasının usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine kesin olarak karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 21/11/2019 tarihli ve 2019/106317 sayılı yazısıyla; davaya konu aboneliğin ticarethane tarifesi olarak tesis edildiğini, her iki tarafın ticari işletmesine ilişkin davayı görmekle görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, bu nedenle mahkemece o yerde ayrı bir ticaret mahkemesi var ise görevsizlik kararı verilmesi, yok ise davaya ticaret mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davaya asliye hukuk mahkemesi olarak bakılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca TBK’nın 89 uncu maddesi uyarınca davacının yetkili icra dairesinde takip başlattığını ileri sürerek; HMK’nın 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kanun yararına temyiz isteminde bulunmuştur. 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının göreve yönelik kanun yararına temyiz isteminin incelenmesinde; Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davaya konu su aboneliğinin, 31/01/1983 tarihinde davalının ... Küçük Sanayi Sitesinde bulunan işyeri için tesis edildiği, dolayısıyla davalının esnaf olarak faaliyet gösterdiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, davaya genel mahkemece bakılması usul ve yasaya uygun olduğundan, kararın görev yönünden kanun yararına bozulmasına ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz isteminin reddi gerekir.