Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/6502 E. , 2024/2429 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/6502 Karar No : 2024/2429 TEMYİZ EDEN TARAFLAR :1- (DAVACI) ... Çimento Sanayi Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. YARG…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/6502 E. , 2024/2429 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/6502 Karar No : 2024/2429 TEMYİZ EDEN TARAFLAR :1- (DAVACI) ... Çimento Sanayi Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem : Gümüşhane ili, Merkez ilçesi, ...-... Mahallesinde bulunan ... ada, ... parsel nolu ve 25.586,04 m² yüzölçümlü Hazineye ait taşınmazın 14.634,46 m²'lik kısmının su deposu, yol, hafriyat ve şantiye alanı olarak fuzulen işgal edildiğinden bahisle 01/01/2012-26/10/2016 tarihleri arasındaki dönem için 316.779,36 TL ecrimisil istenilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesi ile bu ihbarnameye yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; taşınmazın emlak vergi değerinin üzerinden mahkeme tarafından yapılan hesaplama sonucunda, dava konusu işlemlerin 211.041,08 TL'lik kısmının iptaline, 105.758,25 TL'lik kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının 60,80 m²'lik su deposu için belirlenen 789,21 TL ecrimisil belirlenmesine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, taşınmazın 14.573,66 m²'lik kısmı yönünden ise 97.682,24 TL ecrimisil alınabileceği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvuru yönünden 98.471,45 TL'ye ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddine, 7.260,80 TL'lik kısmı yönünden mahkeme kararının kaldırılarak bu kısım yönünden işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDEN TARAFLARIN İDDİALARI : Davacı tarafından, taşınmazın metrekare birim bedelinin 75,00 TL/m² tespiti için bilirkişi tespiti gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, emlak vergi değerinin rayiç bedellerin altında olduğu, emsal taşınmazların kira bedellerinin çok daha yüksek belirlendiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ :Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 15/04/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesinde, Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Yasanın 9. maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, 13. maddesinde gösterilen komisyonca takdir ve tespit edilecek ecrimisilin isteneceği; ecrimisil talep edilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olmasının gerekmeyeceği ve fuzuli şagilin kusurunun aranmayacağı; ecrimisil fuzuli şagil tarafından rızaen ödenmez ise, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunacağı, kuralı getirilmiştir. Anılan Kanun'un 74. maddesine dayanılarak çıkarılan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 85. maddesinde; ecrimisilin tespit ve takdirinde, idarenin zarara uğrayıp uğramadığına, işgalcinin kusurlu olup olmadığına ve taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekline bakılmaksızın idarenin bu taşınmazdan işgalden önceki hâliyle elde edebileceği muhtemel gelirin esas alınacağı, ecrimisilin tespitinde; aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, gerektiğinde ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurların göz önünde bulundurulacağı düzenlenmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle "bilirkişi" konusunda atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde; hakimin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği öngörülmüştür. Bilirkişiye başvurulmasındaki amacın, hukuka uygun karar verebilmek için gerekli verilere ulaşmak olduğu göz önünde tutulduğunda, bilirkişilerin uyuşmazlık konusunda özel ve teknik bilgiye sahip olan kişiler arasından seçilmesi gerektiği kuşkusuz olup; bilirkişi veya bilirkişilerce düzenlenen raporda, sorulara verilen cevapların şüpheye yer vermeyecek şekilde açık, rapor içeriğinin ise hükme esas alınabilecek nitelikte olması gerekmektedir. Ecrimisilin; işgal nedeniyle alınan bir tazminat olduğu, ecrimisil tutarının hesaplanmasında; taşınmazın mevkii, kullanım şekli, elde edilen gelir, altyapı, ulaşım kolaylığı gibi tüm faktörlerin etkili olduğu dikkate alındığında, bilirkişilerce ecrimisilin fahiş olduğu iddiasının emsal bir taşınmaza göre değerlendirilmesi, bu emsalin taşınmaza en yakın özellikleri taşıyan nitelikte olması gerektiği kuşkusuzdur. Dosyanın incelenmesinden, Gümüşhane ili, Merkez ilçesi, ...-... Mahallesinde bulunan ... ada, ... parsel nolu ve 25.586,04 m² yüzölçümlü Hazineye ait taşınmazın 14.634,46 m²'lik kısmının su deposu, yol, hafriyat ve şantiye alanı olarak fuzulen işgal edildiğinden bahisle 01/01/2012-26/10/2016 tarihleri arasındaki dönem için 316.779,36 TL ecrimisil istenilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesi ile bu ihbarnameye yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen ve mahkeme kararına esas alınmayan bilirkişi raporu ile ek bilirkişi raporunda aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller ile kesinleşmiş yargı kararlarına yer verilmeksizin söz konusu taşınmazın fuzulen işgali nedeniyle alınabilecek ecrimisilin tahmini hesaplandığı; İdare Mahkemesi ve İdare Dava Dairesi kararında ise herhangi bir emsal araştırması yapılmadan ve somut bir veri ortaya konulmadan, bilirkişi raporunda ifade edilen 2016 yılı için belirlenen emlak vergisine esas değer dikkate alınmak suretiyle ecrimisil hesaplandığı görülmektedir. Bu durumda, dosyada yer alan mevcut bilirkişi raporlarının yeterli olmadığı da dikkate alınarak, aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları araştırılarak bir karar verilmesi gerekirken, bu şekilde bir bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. Belirtilen nedenle, İdare Dava Dairesinin temyize konu kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.