T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1293 - 2025/1595 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1293 KARAR NO : 2025/1595 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/06/2024 NUMARASI : 2022/874 Esas - 2024/502 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 11/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 12/12/2025 Mahalli mahkemesinc…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1293 - 2025/1595 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1293 KARAR NO : 2025/1595 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/06/2024 NUMARASI : 2022/874 Esas - 2024/502 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 11/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 12/12/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... Sigorta Şirketi'nin de davalı olarak taraf olduğu Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/135 Esas ve 2020/334 Karar sayılı müşterek müteselsil hükmüne istinaden müvekkili sigorta şirketi tarafından mağdurlara ödenen sigorta tazminatının iç ilişkide %75 kusurlu davalı ... Sigorta Şirketi'nden kusuru oranında tahsili amacıyla Ankara 11. İcra Dairesi'nin 2022/12904 Esas sayılı dosyası ile yasal takibe geçilmiş olup davalının işbu takibe haksız ve mesnetsiz itirazı üzerine takibin durduğunu, akabinde taraflarınca anlaşmazlığın sulh yoluyla çözümlenebilmesi için arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, bu süreçte de anlaşma sağlanamadığını, 12.09.2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasına karışan dava dışı ... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde 24.09.2013 - 24.09.2014 tarihleri arasında 72215989 poliçe numaralı Maksimum Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, dava dışı ... plakalı aracın ise davalı ... Sigorta Şirketi nezdinde 31.12.2013 - 31.12.2014 tarihleri arasında 522076512 poliçe numaralı Muhtelif Sorumluluk Sigortaları Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, 12.09.2014 tarihinde davalı ... Sigorta Şirketi nezdinde sigortalı ... plakalı araç ile müvekkili şirket nezdinde Maksimum Kasko Poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde dava dışı ...'ın vefat ettiğini, müteveffanın destekçileri tarafından Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/135 Esas ve 2020/334 Karar sayılı dosyasından davalı ... Sigorta Şirketi'nin de davalısı olduğu tazminat davası açıldığını, müvekkili sigorta şirketi tarafından Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/135 Esas ve 2020/334 Karar sayılı müşterek müteselsil tahsil hükmü içeren ilamına istinaden başlatılan Ankara 30. İcra Dairesi'nin 2017/18427 Esas sayılı dosyasına haciz tehdidi altında toplam 107.362,81 TL ödeme yapıldığını, davalı ... Sigorta Şirketi'nin de davalı olarak taraf olduğunu, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/135 Esas ve 2020/334 Karar Sayılı dosyasından yapılan yargılamada müvekkili ... Sigorta'nın %25, davalı ... Sigorta Şirketi'nin ise %75 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, yargılamada mağdur için 120.000 TL (asıl alacak) tazminat hesaplandığını, bu tutar üzerinden hesaplama yapıldığında iç ilişkide müvekkili ... Sigorta A.Ş.'nin %25 kusura tekabül eden 30.000 TL asıl alacak ve ferilerinden, ... Sigorta Şirketi ise %75 kusura tekabül eden 90.000 TL asıl alacak ve ferilerinden sorumlu olduğunu, mahkeme kararındaki müşterek müteselsil sorumluluk hükmü nedeniyle müvekkili şirket haciz tehdidi altında teminat limiti olan 50.000 TL'yi ve ferilerini ödemek zorunda kaldığını, hal böyle olunca müvekkili şirketin iç ilişkide ödemesi gereken tutardan fazla ödeme yaptığını, ödeme akabinde davalı yanın ödemesi gereken 64.417,68 TL için başvuru yapılıp, icra takibi başlatılmışsa da olumlu yanıt alınamadığını, iç ilişkideki bu durum 3. kişiye karşı ileri sürülemeyeceğinden, müşterek müteselsil sorumluluk gereği ödeme yapılmış olup iç ilişkide davalıdan kusuru oranında rücu edilmesi amacıyla işbu davanın açıldığını, davalı ... Sigorta Şirketi tarafından ödenmesi gereken tutar, müvekkili şirket tarafından ödendiğinden fazla ödenen bu tutar kadar davalı ... Sigorta Şirketinin sebepsiz zenginleştiğini, sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince de söz konusu bedelin iadesi gerekeceğinin açık olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin zararı, ödemeyi yaptığı tarihte doğduğundan, icra takibinde ve işbu itirazın iptali davasında ödeme tarihinden itibaren ticari faiz talep edildiğini, ayrıca davalı da ödeme yapılan dosyada taraf olduğundan temerrüde düşmediğinin iddia edilemeyeceğini belirterek, izah edilen ve mahkemece re'sen göz önüne alınacak nedenlerle fazlaya ve munzam zarara ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile davalının Ankara 11.İcra Dairesi'nin 2022/12904 Esas sayılı takibe haksız itirazının iptaline, takibin 64.417,68 TL asıl alacak, 18.527,14 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 82.944,14 TL üzerinden devamına, davalı aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını, 2918 sayılı KTK'nın 109. maddesinde iki yıllık zamanaşımı süresi düzenlendiğini, bu nedenle dava konusu talebin zamanaşımına uğradığından davanın reddi gerektiğini, HMK ve Yargıtay kararları uyarınca, dava kendisine ihbar edilen kişinin davada taraf sıfatını kazanmayacağından aleyhine veya lehine hüküm tesis edilemeyeceğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sorumluluğu sigorta poliçesindeki limitler ve sigortalıların kusuru ile sınırlı olduğunu, kanunda öngörülen sisteme göre, meydana gelen zararların öncelikle zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinden karşılanması gerektiğini, 2918 sayılı KTK'ya göre yapılması zorunlu trafik sigortasına müracaat edilmesi gerektiğini, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi'nin teminatının tükenmesi halinde Muhtelif Sorumluluk Sigorta Poliçesi'nin sorumluluğuna gidilebileceğini, maluliyet ve maluliyetin kaza ile illiyetinin olup olmadığına varsa ne oranda olduğuna dair Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmasına karar verilmesini, manevi tazminata hükmedilirken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi, eylemin niteliği, zarar görenin ve zarar verenin kişilikleri gibi özellikler göz önünde tutulması gerektiğini, her halükarda davacının müterafik kusurunun dikkate alınmasını, sigortalı araca atfedilen kusuru kabul etmemekle beraber, bir an için iddia edildiği üzere sigortalı aracın kusurlu olduğu kabul edilse dahi, davacının iddia olunan zararın meydana gelmesinde ve artmasında müterafik kusurunun dikkate alınmasını, hesaplanacak tazminattan uygun oranda indirim yapılmasını, nitekim birçok Yargıtay kararında müterafik kusur hususunun dikkate alındığını, bu durumda hesaplanacak tazminattan uygun oranda indirim yapılması gerekeceğinin açıkça ifade edildiğini, Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamasında açıkça görüldüğü üzere, zarar görenin müterafik kusurunun bulması durumunda tazminattan uygun bir oranda indirim yapılması gerektiğini, bu oran belirlenirken zararın meydana geliş biçimi, zarar görenin müterafik kusurunun zararın meydana gelmesi ve artmasındaki etkisinin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini, dava konusu kazadan dolayı açılan soruşturma dosyasının ve varsa kovuşturma dosyasının celbi gerektiğini, diğer yandan ortaya çıkan zarardan kaynaklanan tazminatın hesaplanması için dosyanın aktüer siciline kayıtlı aktüerya uzmanına gönderilmesini, davacıların sosyal ve ekonomik durumları ile hangi Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına tabi olduklarının mahkemece tespit edilmesi gerektiğini, eğer davacılar Sosyal Güvenlik Kurumundan geçici iş göremezlik ödeneği, ölüm/cenaze masrafı, tedavi gideri ya da peşin sermaye değeri almış ise, bu Sosyal Güvenlik kuruluşlarının kendi özel kanunlarına göre müvekkili şirket ... Sigorta'ya rücu imkanı doğduğunu, ... Sigorta'nın davacıların dışında, Sosyal Güvenlik Kuruluşlarının da aynı kazadan dolayı aynı rücu talepleriyle karşı karşıya kalmaması için bu konudaki araştırmaların re’sen yapılması gerektiğini, temerrüt süresi delillerin (tamamlanmış olması halinde) tümünün müvekkili şirkete tebliği tarihinden itibaren 8 iş günü geçmesi ile başladığını bildirerek, izah edilen nedenler ve mahkemece re'sen tespit edilecek sebeplerle, aleyhlerinde açılan haksız ve mesnetsiz davanın, gerçekleştirilen ödeme nedeniyle müvekkilinin sorumluluğu sona erdiğinden reddine, huzurdaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, açılan haksız ve mesnetsiz davanın değişen Trafik Sigortası Genel Şartları uyarınca dava konusu talepler teminat dışı olduğundan reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 12.09.2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında dava dışı ...'ın vefat ettiği, müteveffanın destekçileri tarafından Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/135 Esas ve 2020/334 Karar sayılı dosyasından davacı ve davalı ... Sigorta Şirketi'nin de davalısı olduğu tazminat davası açıldığı ve mahkemece yapılan yargılamada, davacı ... Sigorta'nın %25, davalı ... Sigorta Şirketi'nin ise %75 kusurlu olduğunun tespit edildiği, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesince mağdur için 120.000 TL tazminat ile ferilerinin müşterek ve müteselsilen davacı ... Sigorta ile davalı ... Sigorta Şirketi tarafından ödenmesine hükmedildiği, davacı taraf haciz tehdidi altında teminat limiti olan 50.000 TL'yi ve ferilerini ödemek zorunda kaldığını belirterek Ankara 11.İcra Dairesi'nin 2022/12904 Esas sayılı dosyasında 64.417,68 TL asıl alacak, 18.527,14 TL işlemiş faiz olmak üzerinden takip yaptığı, davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğu, davacı tarafça davalının haksız itirazının iptali ve takibin devamına karar verilmesi istemi ile eldeki davanın açıldığı, davalı yanın zamanaşımı yöndeki savunmalarına ödeme tarihi gözetilerek itibar edilemeyeceği, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile tarafların kusurlu hareketleri değerlendirilerek ödeme miktarlarının belirlendiği, bu hali ile davacının sigortalıya yaptığı ödemenin tahsili isteminin yerinde olduğu ve davacının davasının sübut bulduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, Ankara 11.İcra Dairesi'nin 2022/12904 Esas sayılı dosyasında davalının itirazının iptali ile takibin aynen devamına, asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 12.883,536 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı sigorta şirketi tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu kazada sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, sigorta şirketlerinin birbirlerine olan rücu taleplerinde rücu hakkını kullanan şirketin toplu olarak taleplerini rücu edilen şirkete bildirmesi akabinde iki ay içinde onay vererek en geç bir ay içinde ödeme yapılması gerektiğini, bu prosedür işletilmeden dava ve takip yoluna gidilemeyeceğini, bu durumun sigorta şirketleri arası protokole aykırılık teşkil edeceğini, dava öncesi müvekkiline başvuru yapılmadığını, bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, hesaplanan tazminatı ve temerrüt tarihini kabul etmediklerini, harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerini de hatalı hesaplandığını, somut olayda icra inkar tazminatı koşullarının da oluşmadığını ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, davacı sigorta şirketi tarafından kesinleşen mahkeme kararına istinaden dava dışı kişiye ödenen tazminat tutarının halefiyet ilkesi gereğince rücuen tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ve inkâr tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamından; 12.09.2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasına karışan dava dışı ... plakalı aracın davacı sigorta şirketi nezdinde 24.09.2013 -24.09.2014 tarihleri arasında Maksimum Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, dava dışı ... plakalı ... otobüsünün ise davalı ... Sigorta Şirketi nezdinde 31.12.2013 - 31.12.2014 tarihleri arasında Muhtelif Sorumluluk Sigortaları Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, 12/09/2014 tarihinde ... plakalı araç ile ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında ... isimli kişinin hayatını kaybetmesi nedeniyle, müteveffanın yakınları tarafından 08/04/2015 tarihli dilekçe ile kazaya karışan araçların sürücü/işleten ve sigorta şirketleri olan ..., ..., ...… Ltd. Şti, ... Belediye Başkanlığı, ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. hakkında açılan davada mahkemece ilk olarak 2015/210 Esas - 2016/410 Karar sayılı ilam ile ... Sigorta A.Ş. hakkında açılan davanın husumet nedeni ile reddine, diğer davalılar aleyhinde açılan davanın ise kısmen kabulüne dair verilen kararın Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2017/5547 Esas, 2019/11165 sayılı ilamı ile; “… Davalı ... ile davalı ... Sigorta Şirketi arasında 522076512 sayılı muhtelif sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenmiştir. Bu poliçede yer alan "Sigorta konusu: ...'nun ve taşeronlarının (...ve özel işleticiler) TC. hudutları dahilindeki Trafik Kanununa konu araç işletimi ve kurum tarafından yapılan faaliyetler dahil hizmetler sırasında (otobüs ankaray, metro vs) bu hizmetlerin yerine getirilmesinden kaynaklanan her türlü şahıs ,resmi, tüzel kişi, kurum ve sair 3. şahıslara verilecek zararlara karşı maddi, beden manevi tazminat taleplerini karşılamak üzere aşağıda genel ve özel şartlar doğrultusunda herhangi bir tazminat limiti ayrımı yapılmaksızın teminat sağlamaktadır." düzenlemesi gözetilerek davalı ... Sigorta Şirketi'nin sorumluluğuna karar vermek gerekirken bu davalı yönünden davanın reddi doğru olmamıştır...” gerekçesi ve manevi tazminat tutarları yönünden kararın bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yukarıda bahsedilen Yargıtay bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda 2020/135 Esas, 2020/334 Karar sayılı ilam ile, kazanın meydana gelmesinde ... Sigorta A.Ş. nezdinde sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün %25, ... Sigorta A.Ş. nezdinde sigortalı araç sürücüsünün %75 kusurlu olduğu, müteveffanın ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı tespit edilerek toplam 120.000TL tutarındaki manevi tazminatın o dosyadaki davalılar ..., ..., ...….Ltd. Şti., ... Belediye Başkanlığı, ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş.’den’ (... Sigorta AŞ’nin sorumluluğu poliçe teminat limiti olan 50.000TL, ... Sigorta AŞ’nin sorumluluğu poliçe teminat limiti olan 1.250.000 Euro ile sınırlı olacak şekilde) ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. yönünden 08/04/2015 tarihinden, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 12/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği, söz konusu kararın Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle 13/10/2022 tarihinde kesinleştiği, kararın kesinleşmesinden sonra Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/135 Esas sayılı kararına istinaden Ankara 30. İcra Dairesinin 2017/18247 Esas sayılı icra takip dosyasına eldeki davanın davacısı olan ... Sigorta A.Ş. tarafından 14/10/2020 tarihinde toplam 107.362,81 TL ödeme yapıldığı, bu ödemenin akabinde davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından yukarıda bahsedilen dosyada iç ilişkide kendi sigortalısının kusur oranı olan %25 oranın üzerinde yapılan ödeme nedeniyle 01/08/2022 tarihinde Ankara 11.İcra Dairesi'nin 2022/12904 Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibi ile 64.417,68 TL asıl alacak, 18.527,14 TL işlemiş faiz olmak üzere 82.944,82 TL tutarındaki toplam alacağın icra gideri, vekalet ücreti ve takip tarihinden asıl alacağa işleyecek (Yıllık 415,75 (Ticari) değişen oranlarda) faizi ile tahsili talepli icra takibi başlatıldığı, davalı/borçlu ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından 10.08.2022 tarihli dilekçe ile icra takibine itiraz edilmesi üzerine, davacı vekili tarafından itirazın iptali ve inkar tazminatı istemli iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Somut olaydaki uyuşmazlık; Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/135 Esas - 2020/334 Karar sayılı ilamına dayalı olarak yapılan icra takibi sırasında kendi sigortalısının kusur oranına denk gelen tutardan daha fazlasını ödediğini ileri süren davacı sigorta şirketinin halefiyet ilkesi gereğince, fazla ödenen tutar yönünden kazaya karışan diğer aracın sigortacısı olan davalıdan sigortalısının kusuru oranında ödediği tutarın rücuen tahsilini talep edip edemeyeceği ve inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. İlk derece mahkemesi tarafından alınan 23/06/2023 tarihli raporda, "dosyaya ekinde yer alan 06.10.2020 tarihinde, davalı ..., ..., ... Oto Servis Yedek Parça Tic. Ltd. Şti., ... ve ... Sigorta A.Ş. aleyhine icra takibi yapıldığı, ... Sigorta A.Ş. bakımından, ilam uyarınca borçlulardan ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 50.000,00 TL poliçe limitine göre hesap ve tespit edildiği, dosya ekinde yer alan 06.10.2020 tarihinde, davalı ..., ..., ... Oto Servis Yedek Parça Tic. Ltd. Şti., ... ve ... Sigorta A.Ş. aleyhine icra takibi yapıldığı, ... Sigorta A.Ş. bakımından, ilam uyarınca borçlulardan ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 50.000,00 TL poliçe limitine göre hesap ve tespit edildiği, ... Sigorta tarafından Ankara 30.İcra Dairesi'nin 2017/18427 Esas sayılı dosyasına istinaden dosyaya kazandırılan 2 adet dekont ve tahsilat makbuzuna istinaden 107.362,81 TL ödeme tutarı ... Sigorta A.Ş. borcundan mı yoksa ... Sigorta A.Ş. dışındaki borçlular bakımından ödendiği kanaatine varılamadığı, kendi sorumluğundan dolayı yapılmış ise, ... Sigorta A.Ş.’nin %25, ... Sigorta A.Ş.'nin ise %75 kusurlu olduğunun tespit edildiği, bu tutara göre 23.969,54TL’den sorumlu olması gereken davacının 83.393,26TL fazla ödeme yaptığı kanaatine varılmıştır…” şeklinde görüş bildirildiği ve mahkemece de alınan rapor dikkate alınarak davanın kabulü ile takibin devamına ve inkar tazminatı ödetilmesine karar verilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun “Halefiyet” kenar başlığını taşıyan 1472. maddesinde; "(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur.” hükmü, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Zarar verenlerin birden fazla olması” kenar başlığını taşıyan 88. maddesinde; “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. (Değişik: 17/10/1996-4199/31 md.) Birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılır. Özel durumlar ve özellikle araçların işletme tehlikeleri, zararın iç ilişkide başka türlü paylaştırılmasını haklı göstermedikçe, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanırlar” hükmü yer almaktadır. Yukarıda yer alan yasal düzenlemeler dikkate alındığında, davacı sigorta şirketinin kesinleşen mahkeme kararı ile müteselsil olarak sorumlu tutulduğu tazminat tutarı yönünden kendi sigortalısının kusuru oranında, müteselsil sorumlu olan davalı sigorta şirketine rücu etme imkanı bulunduğu gözetilip, alacağın kesinleşen eldeki dosya taraflarının dayanak mahkeme kararında da yer almaları bu suretle mahkeme kararından kaynaklanması nedeniyle likit olduğu gözetilip inkar tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, usul ve yasaya uygun olan ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddi gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından yatırılması gereken 5.665,90 TL istinaf karar harcından, peşin olarak alınan 1.416,49 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.249,41 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili, iadesi ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 11/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.