11. Ceza Dairesi 2023/1270 E. , 2024/934 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/1692 Değişik iş SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının 22.03.2021 tarihli ve 2021/5009 S
**11. Ceza Dairesi 2023/1270 E. , 2024/934 K.** **"İçtihat Metni"** K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/1692 Değişik iş SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının 22.03.2021 tarihli ve 2021/5009 Soruşturma, 2021/3155 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii ... 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 31.03.2021 tarihli ve 2021/1692 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 31.03.2021’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.03.2023 tarihli ve 2022/16014 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.03.2023 tarihli ve KYB-2023/31963 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.03.2023 tarihli ve KYB-2023/31963 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, şüphelinin müştekilere ait aracı sattıktan sonra bir miktar peşinat ile taksitli araç satacağı konusunda kendilerini aldatıp müştekilerin araç satışından elde ettiği 30.000,00 Türk lirasını teslim aldığı halde müştekilere taksitli araç satışı yapmayarak haksız yarar sağladığının iddia edildiği olayda, her ne kadar ... Cumhuriyet Başsavcılığınca, şikayete konu olayın taraflar arasındaki borç ilişkisinden kaynaklanan hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu gerekçesiyle şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Müştekiler vekili tarafından 12/03/2021 tarihli şikayet dilekçesinin sunulmasını müteakip, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca ...Polis Merkezi Amirliğine hitaben yazılan 15/03/2021 tarihli müzekkere ile müştekinin şikayet ve delillerinin sorulması, şüphelinin tespiti ile ifadesinin alınması ve şikayete konu aracı satın aldığı bildirilen ... isimli kişinin tespit edilerek bilgi sahibi olarak beyanının alınması hususlarının istendiği, ancak ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından anılan müzekkere sonucu beklenmeden 22/03/2021 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, akabinde anılan kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı müştekiler vekili tarafından itirazda bulunulması üzerine yapılan itirazın reddine dair mercii ... 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 31/03/2021 tarihli kararından sonra ilgili müzekkere cevabı ve eklerinin dosya arasına girdiği anlaşılmakla, Hayat Cumhuriyet Başsavcılığınca kolluğa yazılan 15/03/2021 tarihli müzekkere dönüşü beklenip şikayete konu aracın olay öncesi ve sonrasını da kapsayan trafik tescil kayıtlarının getirtilmesi ve atılı suçun işlendiğine dair kamu davası açmak için yeterli şüphe oluşması halinde müsnet suçun uzlaşma kapsamında bulunması nedeniyle uzlaştırma işlemleri yapılmak üzere dosyanın Uzlaştırma Bürosuna gönderilerek, sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüphelinin, şikâyetçilere taksitli araç satışı yapabileceğini, kendisinin... Otomotiv ile çalıştığını söylemesi üzerine, şikâyetçilerden ... adına tescilli olup fiilen ... tarafından kullanılan... plakalı aracın, noterde şüpheli aracılığı ile ... isimli kişiye 30.000,00 TL karşılığında satıldığı, paranın tamamının şüpheli tarafından alındığı, ancak aradan uzunca bir süre geçmesine karşın şikâyetçilerin sürekli oyalanarak yeni araç alımı hususunda herhangi bir işlem yapılmadığı gibi, şüpheli tarafından alınan paranın da iade edilmediğinin iddia olunması ve şikâyetçiler vekilinin ... Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazdığı 15.03.2021 tarihli dilekçesi gereğinin takdiri bakımından kolluk güçlerine havale edildiği halde, sonucu beklenmeden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğinin dosya kapsamından anlaşılması karşısında; şüphelinin dosyaya sonradan giren "...aracın ücretinin şikâyetçilerden ...'a verildiği.." şeklindeki ve bilgi sahibi olarak beyanı alınan...ın ise "...aracın ücretini şüpheliye verdiği..." yönündeki beyanlarının kararda irdelenmesi, savunma doğrultusunda gerekli araştırmaların yapılması, tespit edilecek tanıkların beyanlarına başvurulması, paranın gönderildiğine dair dekont ya da sair evrakın ve şikâyetçi ile şüpheliler arasındaki whatsapp yazışmalarının incelenmesi, suça etkisinin tartışılması, araç satış sözleşmesinin getirtilerek bir suretinin dosya arasına alınması, şüphelinin araç alım satım işi yapıp yapmadığının,... Otomotiv ile herhangi bir ilgisinin bulunup bulunmadığının araştırılması, sonucuna göre somut olayda dolandırıcılık suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturma neticesinde hukuki ihtilaf olarak kabul edilen olay hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine "...itiraz konusu olayda yöntemince yapılan soruşturmada toplanan delillere, alınan beyanlara ve tüm dosya kapsamına göre; soruşturma konusu olayda kamu davasının açılmasını gerektirir yeterli şüphe oluşturan delil elde edilemediği; bu itibarla soruşturma savcısınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda bir isabetsizlik görülmediği..." şeklindeki hatalı ve dosya kapsamıyla uyumlu olmayacak şekilde itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 31.03.2021 tarihli ve 2021/1692 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2024 tarihinde karar verildi.