Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/824 E. , 2024/3499 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/824 Karar No : 2024/3499 TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI)... VEKİLİ: Av. ... 2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin .. tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması ist…
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/824 E. , 2024/3499 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/824 Karar No : 2024/3499 TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI)... VEKİLİ: Av. ... 2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin .. tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacının ortağı olduğu Tasfiye Halinde ... Telekomünikasyon ve Elektronik Ticaret Limited Şirketinden alınamayan 2009 ila 2017 yılına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla banka hesaplarına uygulanan haczin kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı adına şirket ortağı sıfatıyla tanzim olunan ... tarih ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerinin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde asıl borçlu şirketle ilgili yapılan ilanlardan 20/02/2006 tarihinde tescil 24/02/2006 tarihinde ilan edilen şirket kuruluş sözleşmesine göre davacının şirkete ortak olduğu, 18/04/2008 tarihinde tescil 25/04/2008 tarihinde ilan edilen ortaklar kurulu kararına göre ise ortaklıktan ayrıldığı, 08/12/2009 tarihinde tescil, 11/12/2009 tarihinde ilan edilen ortaklar kurulu kararına göre şirkete tekrar ortak olduğu, asıl amme borçlusu şirketin ise tasfiyesinin sonuçlandırılarak kapanış ilanının 10/01/2017 tarihinde yayımlandığının anlaşıldığı olayda asıl amme borçlusu şirketin tasfiyesinin sonuçlanmasından önce 28/11/2016 tarihinde 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun hükümlerinden yararlanmak için başvuruda bulunulduğu, ilk taksitin ödenmesinden sonra ödeme yapılmadığından yapılandırmanın 07/06/2017 tarihinde şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesinden sonra iptal edildiği, ödenen tutarlar gözetilerek ortaya çıkan yeni borç nedeniyle ilgililer hakkında yeni bir takibat yapılmadan yapılandırma öncesi borçlar nedeniyle davacı hakkında şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin davacıya tebliğ edilerek borcun kesinleştirildiğinden bahisle davacının banka hesapları üzerine uygulanan hacizde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu haciz kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu haczin dayanaklarından, ... takip numaralı ödeme emri içeriğine ilişkin asıl amme borçlusu şirket adına yapılan tarhiyata karşı açılan davada ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla şirketin 10/01/2017 tarihinde tasfiyesi tamamlanarak tüzel kişiliği terkin edildiğinden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiğinden, ortada kesinleşmiş bir amme alacağı bulunduğundan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle Vergi Mahkemesi kararının değinilen hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu reddedilmiştir. Dava konusu haczin dayanaklarından, ... takip numaralı ödeme emrine konu amme alacaklarının, 10/01/2017 tarihinde tasfiyesi tamamlanarak tüzel kişiliği sona eren asıl amme borçlusu şirketin Ocak ila Aralık 2016 ve Aralık 2016 ile Ocak 2017 dönemlerine ait beyan üzerine tahakkuk eden vergilere ilişkin olup davacı adına usulüne uygun tebliğ edilerek kesinleşen söz konusu borçlardan sorumlu olduğu, ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerine konu amme alacaklarının dönemlerinin 2010, 2012 ila 2016, vadelerinin ise 2012 ila 2016 yıllarının muhtelif tarihlerini içerdiği, anılan ödeme emirlerine konu amme alacaklarının, asıl amme borçlusu şirket tarafından 28/11/2016 tarihinde 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun kapsamında yapılandırıldığı ancak söz konusu yapılandırmanın iptali sonrasında asıl amme borçlusu şirketin 10/01/2017 tarihinde tasfiyesinin tamamlanarak tüzel kişiliği sona erdiğinden şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenmesine gerek olmadan idarece, zaman aşımı süresi içinde doğrudan kanuni temsilci ve ortakların takibinin yapılması gerektiği, davacının şirket ortağı olarak söz konusu borçlardan sorumlu olduğu, borçlarının vade tarihleri, 28/11/2016 tarihinde borçların yapılandırıldığı ve davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin davacıya usulüne uygun olarak 2019 yılında tebliğ edildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, zaman aşımının olmadığı olayda değinilen ödeme emirlerine dayanılarak uygulanan hacizde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle Vergi Mahkemesi kararının, haczin belirtilen ödeme emirlerine konu borçlardan kaynaklanan kısmının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu kabul edilerek değinilen hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra haczin, sözü edilen ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmı yönünden dava reddedilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, hisselerini devrettiğinden asıl amme borçlusu şirketle ilgisinin olmadığı, asıl amme borçlusu şirketle ilgili bir ihbarname ya da ödeme emri tebliğ edilmediği, adına tanzim olunan ödeme emirlerine konu dönemlerde ortak olmadığı gibi borcun zamanaşımına uğradığı, kendisine herhangi bir ödeme emri gönderilmeden dava konusu haczin uygulandığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. Davalı idare tarafından, davacı adına şirket ortağı sıfatıyla tanzim olunan ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edilerek kesinleşmesi üzerine söz konusu ödeme emirlerine konu kamu alacağının tahsili için banka hesaplarına uygulanan hacizde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Davacı temyiz isteminin Vergi Dava Dairesi kararının, dava konusu haczin, ... takip numaralı ödeme emrinden kaynaklanan kısmına dair hüküm fıkrası yönünden kabulü, diğer hüküm fıkralarına taraflarca yöneltilen temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacının banka hesaplarına ortağı olduğu Tasfiye Halinde ... Telekomünikasyon ve Elektronik Ticaret Limited Şirketinden alınamayan 2009 ila 2017 yılına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla dava konusu haczin uygulandığı, 24/02/2006 tarih ve 6500 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan, 20/02/2006 tarihinde tescil edilen şirket kuruluş sözleşmesine göre davacının asıl amme borçlusu Tasfiye Halinde ... Telekomünikasyon ve Elektronik Ticaret Limited Şirketi'ne ortak olduğu, 25/04/2008 tarih ve 7049 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilen ... tarih ve ... sayılı hisse devir sözleşmesi ile ortaklıktan ayrıldığı, 11/12/2009 tarih ve 7456 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiği üzere ... tarih ve ... sayılı hisse devir sözleşmesi ile şirkete tekrar ortak olduğu, asıl amme borçlusu şirketin İstanbul 14. Noterliğinden ... tarih ve ... sayı ile genel kurul kararıyla tasfiyesinin tamamlandığı ve sicil kaydının terkin edildiği hususunun ise 04/01/2017 tarihinde tescil edilerek 10/01/2017 tarih ve 9238 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiği, dava konusu ... takip numaralı ödeme emrine konu amme alacağının 2016 ve 2017 yılının muhtelif dönemlerine ait ve asıl amme borçlusu şirketin beyanı üzerine tahakkuk eden vergilerden oluştuğu ve söz konusu amme alacaklarının tahakkuk tarihlerinin sırasıyla 24/01/2017, 02/05/2017, 24/02/2017, 23/01/2017 ve 23/02/2017 olduğu anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesinin 1. fıkrasında, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu oldukları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, onbeş gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı; aynı Kanunun 62. maddesinde ise, borçlunun mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyiz istemlerine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının; dava konusu haczin, ... ila ... ve ... takip numaralı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkraları aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur. Bir şirketin borçlu kılınabilmesi ancak tüzel kişilik kazandığı tarih ile bu kişiliğin sona erdiği tarih arasındaki zaman diliminde olanaklıdır. Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre de şirketlerin tüzel kişilikleri ticaret sicilinden silinmesiyle sona erer. Ticaret sicilinden kaydı silinen ve hukuksal varlığı sona eren bir kurumun bu tarihten sonra haklara sahip olması, borçlu kılınması, temsili, yargı yerlerinden hukuksal koruma istemesi mümkün olmayacaktır. Dava konusu haczin dayanaklarından, ... takip numaralı ödeme emri içeriği ve asıl amme borçlusu şirketin beyanından kaynaklandığı anlaşılan vergilerin tahakkuk ettiği tarihte asıl amme borçlusu şirketin tasfiyesinin tamamlandığı ve sicil kaydının terkin edildiği dikkate alındığında, şirketin hukuki varlığı sona erdikten sonra tahakkuk etmiş bir borç için davacının sorumluluğuna gidilemeyeceğinden Vergi Dava Dairesi kararının haczin değinilen ödeme emrinden kaynaklanan kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Davacı temyiz isteminin kısmen, davalı idare temyiz isteminin ise reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; dava konusu haczin, ... ila ... ve ... takip numaralı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkralarının ONANMASINA, 3. Davacı temyiz isteminin kısmen kabulüne, 4. Kararın; haczin, ... takip numaralı ödeme emrinden kaynaklanan kısmına dair hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 5.Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca ...-TL maktu harç alınmasına, 28/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : Davacı tarafından sunulan temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar bozulması istenen Vergi Dava Dairesi kararının dava konusu haczin, davacı adına şirket ortağı sıfatıyla tanzim olunan ... takip numaralı ödeme emrinden kaynaklanan kısmına dair hüküm fıkrasının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında istemin kabulünü gerektirecek durumda bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile isteme konu yapılan kararın dava konusu haczin, ... takip numaralı ödeme emrinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının da onanması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.