10. Hukuk Dairesi 2016/12053 E. , 2019/257 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2013/428-2016/227 Dava rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum ile davalılar ..., ... İnş. Taah.Tic. Ltd. Şti. vekilleri ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin…
**10. Hukuk Dairesi 2016/12053 E. , 2019/257 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2013/428-2016/227 Dava rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum ile davalılar ..., ... İnş. Taah.Tic. Ltd. Şti. vekilleri ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava, 25.08.2012 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının geri de kalan hak sahiplerine bağlanan gelir ve ödenen cenaze yardımı nedeniyle oluşan kurum zararının davalılardan teselsül hükümlerince rücuan tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı işveren şirkete %60 kusur verilmiş, davalı ...'e %5, şantiye şefi ...'in %10 kusurunun şirket kusuru içinde değerlendirilmiş, sigortalıya ise %40 kusur verilmiş, mahkemece davalı şirket ve ... yönünden %60 kusura göre kabul kararı verilmiş, davalı ... ise PSD'nin yarısının toplam kusur karşılığından sorumlu tutulmuş, ...'in işveren vekili olup olmadığının araştırılmamıştır. Mahkemece verilen karar eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmenye dayalıdır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “İş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık bakımından işverenin ve üçüncü kişilerin sorumluluğu” başlığını taşıyan 21. maddesinin birinci fıkrasında, iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamının, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirileceği açıklanmıştır. Anılan madde ile tazmin sorumlularının Kurum karşısındaki sorumluluğu bir tavanla sınırlandırılmış olup, bu sorumluluk “...sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı…” bulunmaktadır. Maddenin açık hükmü karşısında; ilk peşin sermaye değerli gelirin, Kurum yararına tazmini mümkün kısmının belirlenebilmesi için gerçek zarar tavan hesabı yapılması zorunluluğu bulunmaktadır. Buna göre, gelirlerin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerleri ile yargılamada yöntemince hesaplanacak gerçek zarar karşılaştırması yapılıp, düşük (az) olan tutarın esas alınması gerekmektedir.