4. Hukuk Dairesi 2011/9196 E. , 2012/10670 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat.... tarafından, davalı ... aleyhine 13/12/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 14/04/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile …
**4. Hukuk Dairesi 2011/9196 E. , 2012/10670 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat.... tarafından, davalı ... aleyhine 13/12/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 14/04/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, 17.12.2009 tarihinde yapılacak olan Alevilik Çalıştayına davet edildiğini, 15.12.2009 tarihli .... Gazetesinde "Şendiller Krizi" başlığı altında davalının açıklamalarına yer verilen yazıda; davalının "Maraşta Alevileri katleden bir anlayışın çalıştayda olmasına karşı olduğunu" belirterk "Ellerinde Alevi kanı olanlar nasıl katlettiklerini mi anlatacaklar" şeklinde soru sorduğunun belirtildiğini, bu ifadeyle beraat ettiği bir olaya ilişkin katil olarak nitelendirildiğini, davalının bu beyanıyla kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu belirterek uğradığı manevi zararın tazminini istemiştir. Davalı, Alevi sorunlarının görüşüleceği bir toplantıya Maraş katliamı davasının sanığının çağrılmış olmasının ve bu anlayışın eleştirildiğini, davacının isminin geçmediğini, davacının bu olaylarla anılmaya kendisinin sebep olduğunu belirterek istemin reddini savunmuştur. Yerel mahkeme; beraat etmesine karşın Maraş olaylarında sanık olarak bulunan davacının, Alevi Çalıştayına davet edilmesinin eleştiri konusu yapıldığını, yazıda davacının isminin geçmediğini, aydınların beyanlarının gazete tarafından yorum eklenerek haberleştirilmesi üzerine davacının, kişisel yorumla yazıda kendisinden bahsedildiğini iddia ederek, bu davayı açmasının da kamuoyunda davacı hakkında oluşmuş yaygın kanaatin sonucu olduğunu, manevi tazminat gerektirir koşulların oluşmadığını belirterek davanın reddine karar vermiştir. Davacının Kahramanmaraş'ta 19-25 Aralık 1978 tarihlerinde meydana gelen olaylarla ilgili olarak Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Mahkemesi tarafından yapılan yargılamasında beraatine karar verildiği ve bu kararın Askeri Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği dosyaya ibraz olunan mahkeme ve Askeri Yargıtay kararlarından anlaşılmaktadır. 17.12.2009 tarihinde yapılacak olan Alevilik Çalıştayına davacının davet edilmesi ile ilgili görüşlerine başvurulan davalının, davacı ile ilgili olarak "Ellerinde Alevi kanı olanlar nasıl katlettiklerini mi anlatacaklar" şeklinde beyanda bulunduğu, dosyada bulunan deliller ve cevap dilekçesi kapsamından anlaşılmaktadır. Kesinleşmiş mahkeme kararı ile üzerine atılı suçlardan beraat eden davacının bu şekilde dile getirilmesi eleştiri niteliğinde değerlendirilemez. Bu cümle ile davacının kişilik haklarına saldırı gerçekleşmiştir. Şu halde, davacı yararına uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken istemin tümden reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18/06/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. 18/06/2012