4. Hukuk Dairesi 2017/753 E. , 2017/3860 K. "" Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 13/04/2012 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 02/06/2016 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki …
**4. Hukuk Dairesi 2017/753 E. , 2017/3860 K.** **"İçtihat Metni"** Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 13/04/2012 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 02/06/2016 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalının temyiz itirazlarına gelince; Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 18/09/2013 günlü ve 2013/13088 esas 2013/14505 karar sayılı ilamı ile; davalının eyleminin aynı zamanda Türk Ceza Kanununda düzenlenen hakaret ve iftira suçunu oluşturduğu, somut olaya uygulanacak zamanaşımı süresinin 66. maddesinde düzenlenen dava zamanaşımı süresi olduğu, şu halde haksız eylem tarihi olan yayın tarihleri ile davanın açıldığı tarih arasında ceza yargılamasına ilişkin dava zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından işin esasının incelenmesi gerektiği şeklindeki gerekçeyle bozulmuş, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda, davacının maddi tazminat isteminin vazgeçme nedeniyle reddine, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm taraflar vekillerince temyiz edilmiştir. Davacı vekili, davalının isimli köşesinde yayınlanan 31/01/2009, 04/02/2009, 07/02/2009 ve 11/02/2009 tarihli yazılarında; davacıya ağır ithamlarda bulunularak küçük düşürüldüğünden bahisle yargılanıp ceza aldığını belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda, davalı tarafından kaleme alınan gazetesinin "Özgürlüğün çarpıntısı" isimli köşesinde yayınlanan 31/01/2009, 04/02/2009, 07/02/2009 ve 11/02/2009 tarihli yazılarında; o tarihte kamuoyunda olarak bilinen ve yürütülen soruşturmaya ilişkin kesin yargı ve suçlama içeren iddia ve olaylardan bahsettiği, yazıların yazıldığı tarih itibari ile yazıda konu edilen olayların görünür gerçeğe uygun olduğuna dair kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığı, devam eden bir soruşturmaya ilişkin üst üste birden çok kez yazı yazarak ve yazı yazarken varlığı iddia edilen olaylarla ve bilgilerle arasında bir mesafe