Ceza Genel Kurulu 2018/38 E. , 2018/113 K. "" Mahkemesi :Ceza Dairesi Özel belgede sahtecilik suçundan sanıklar ... ve ...'nin TCK'nun 207/1, 43/1 ve 51. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve ertelemeye ilişkin Ankara 34. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 27.09.2016 gün ve 942-777 sayılı hükümlere yönelik sanıklar müdafii ve katılan vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesince 21.0…
**Ceza Genel Kurulu 2018/38 E. , 2018/113 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ceza Dairesi Özel belgede sahtecilik suçundan sanıklar ... ve ...'nin TCK'nun 207/1, 43/1 ve 51. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve ertelemeye ilişkin Ankara 34. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 27.09.2016 gün ve 942-777 sayılı hükümlere yönelik sanıklar müdafii ve katılan vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesince 21.02.2017 gün ve 14-253 sayı ile; “...Yapılan yargılama, mağdur ...'nın çelişkili beyanları, sanıkların savunmaları, imza ve yazı incelemelerine dair bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; sanıkların üzerlerine atılı özel belgede sahtecilik suçunu işlediklerine ilişkin mahkumiyetlerine yeterli kanıt bulunmadığı gibi, Dairemizce yapılan duruşmada incelenen suça konu 17.02.2011 tarihli abonelik sözleşmesinde, abone adı '...' olarak belirtildiği halde, sözleşmenin son kısmında abone adının 'Hakan Pekol' olarak gösterilip imzalanmış olması hususu dikkate alındığında, sözleşmeleri kabul ile görevli olanlar tarafından yapılacak basit bir incelemede sahteciliğin ilk bakışta anlaşılacağı, bu durumda söz konusu suçta aranan kandırıcılık öğesinin de mevcut olmaması nedeniyle suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesinin 27.09.2016 gün 2015/942 esas, 2016/777 karar sayılı hükmünün kaldırılarak, sanıkların CMK’nın 223/2-a,e maddeleri uyarınca ayrı ayrı beraatlerine" karar verilmiştir. Bu hükümlerin de katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesince 20.11.2017 gün ve 14828-7937 sayı ile; “5271 sayılı CMK'nun 286/2-b maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, katılan vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nun 298. maddesi uyarınca reddine" oy çokluğuyla karar verilmiş, Daire Üyeleri A. İhsan Öztekin ve B. Savtok; “5271 sayılı CMK’nın 286/1. fıkrasında bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümlerinin kural olarak temyizinin mümkün olduğu belirtildikten sonra, aynı maddenin 2. fıkrasında bunun istisnaları 10 bend halinde tahdidi olarak sıralanmıştır. Bu bentlerde temyizi mümkün olmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının neler olduğu konusunda gerek doktrinde gerekse uygulamada bir görüş ayrılığı bulunmamakla birlikte, özellikle bölge adliye mahkemelerinin CMK’nun 280/1-e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar vererek duruşma açmak suretiyle beraat kararı vermesi durumunda bu kararın temyizinin olanaklı olup olmadığı konusunda görüş birliği bulunmamakta ise de; aşağıda izah ettiğimiz nedenlerle CMK’nun 286/2-b maddesi gereğince verilen beraat kararlarının temyizinin mümkün olduğu düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak olunmamıştır.