T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1157 Esas KARAR NO: 2026/12 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/12/2023 NUMARASI: 2022/972 Esas, 2023/945 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 14/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1157 Esas KARAR NO: 2026/12 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/12/2023 NUMARASI: 2022/972 Esas, 2023/945 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 14/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri aleyhine İstanbul Anadolu 6.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve İstanbul Anadolu 18.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyaları ile takibe geçildiğini, müvekkillerinin takip alacaklısı görünenene hiç bir borcu bulunmadığını, takibe dayanak senetlerin teminat olarak verildiğini, açıkça üçüncü şahıslara ciro edilemez kaydı içermekte olduğunu, teminat senedi bir kambiyo senedi olmadığından teminat senedi ile kambiyo senetlerine mahsus takip yoluna başvurulamayacağını, senetlerin mücerretlik taşımadığını, müvekkili şirket ile dava dışı ....Tic.Ltd Şti ve ...Tic.Ltd. Şti arasında protokoller imza edildiğini, senetler protokollere aykırı olarak müvekkili şirkete iade edilmediğini ve müvekkili aleyhine haksız icra takipleri başlatıldığını ileri sürerek, müvekkillerinin davalıya borcu olmadığının tespitine, kötü niyetli takip nedeni ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava öncesi zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini, davacı tarafın dava konusu senetten kaynaklı borcu olmadığı hususunu ispat etmek durumunda olduğunu, dosyada yer alan beyan ve deliller davacının iddialarını ispat edebilecek nitelikte olmadığını, davacı tarafın iddiasını senedin arka sayfasında üçüncü şahıslara ciro edilemez kaydına bağlamakta olduğunu, halbuki bahsi geçen kayıt ifade ettiğinin dışında, böylesine geniş bir anlamda yorumlanamayacağını, davacı tarafın protokollerde belirtilen edimlerin hiç birisini ifa etmediğini savunarak, davanın reddini, davacı aleyhine %20den az olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafın 18/10/2023 tarihli ıslah dilekçesinde senedin teminat senedi olarak düzenlendiği iddiasını tekrarla, düzenlenmesi öncesinde ve sırasında dava dışı şirketle olan ilişkilerinin niteliğini geneşleterek davasını ıslah ettiği, ancak senedin bedelsiz olduğu iddiasını ve menfi tespit netice-i talebini değiştirmediğinden HMK 181. maddesinde belirtilen kısmi ıslah niteliğinde kabul edildiği,davacının takibe konu senetlerin dava dışı ....Tic.Ltd Şti ve ...Tic.Ltd. Şti arasında imzalanan 30/10/2015 tarihli ve 19/10/2015 tarihli protokoller kapsamında verilen teminat senedi olduğunu, protokol gereğini yerine getirdiklerinden bahisle senetlerin iadesi gerektiği, teminat amacıyla verilen senetler nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarını ileri sürdüğü, takibe ve davaya konu senetlerde teminat kaydı bulunmadığı, davacı senet borçlusu iddiasını, HMK’nın 201. maddesi gereğince ancak yazılı delille ispatlayabileceği, davacı tarafın dayandığı protokollerde takip alacaklısı davalının taraf olmadığı, senetlerin bu protokoller gereğince ve protokollerin tanzim edildiği sırada verildiğine dair bir açıklama içermediği ve protokollerde takip ve dava konusu senetlerin vade, tanzim tarihi ve miktarlarına açık bir şekilde atıf yapılmadığı, davalı tarafın protokolleri kabul etmekle birlikte senedin bu protokollere istinaden teminat amaçlı verildiğini kabul etmediği, buna göre senetlerin protokoller uyarınca verildiği ve teminat senedi olduğunu ispat yükünün davacıda olduğu, dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğunun yazılı belge ile ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine; mahkememizce verilmiş bir tedbir kararının bulunmadığı, dolayısıyla tazminat koşulların oluşmadığı gerekçesiyle yasal koşulları oluşmadığından davalı tarafın tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, yargılama sırasındaki beyanlarını tekrar ederek; tüm yargılama süreci boyunca davalı tarafın davaya konu senedin hangi somut borç-alacak ilişkisine dayandırılmak sureti ile müvekkillerden alındığını hiç bir şekilde açıklayamadığını, yerel mahkemenin de bu hususu hiç araştırmadığını, huzurdaki davanın genel mahkemelerde ikame edilmiş bir menfi tespit davası olduğunu, alacaklının alacağını ispatla yükümlü olduğu gerçeğinin yerel mahkemece yok sayılması ve hiçbir araştırma yapılmaksızın davanın reddi yönünde karar kurulmasının açıkça usul ve yasalara aykırılık teşkil ettiğini, yerel mahkeme tarafından müvekkili şirketin ... ile ilişkisi hiçbir şekilde araştırılmaksızın davanın reddi yönünde hüküm kurulmasının açıkça usul ve yasalara aykırılık teşkil ettiğini, yerel mahkeme kararında belirtilenin aksine protokollere taşınmazların yine protokollere uygun olarak ... şirketlerine verilmiş olup aksi gerekçe ile davanın reddi yönünde karar kurulmasının açıkça usul ve yasalara aykırılık teşkil ettiğini, davaya konu senet teminat senedi olup aksinin kabulünün açıkça usul ve yasalara aykırılık teşkil etmekte olduğunu, tüm talep ve ısrarlarına rağmen ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi şöyle dursun, tanıklarının bile dinlenmediğini, bu hususun yerel mahkeme kararının açıkça usul ve yasalara aykırı olduğunu gösterdiğini, davalı tarafın müvekkili şirketin müzayaka halinde faydalanarak hem değeri çok düşük taşınmazlar karşılığında müvekkili şirketten oldukça değerli taşınmazları ortağı olduğu şirket için satın alıp, hem de müvekkil şirket protokolde belirtilen taşınmazın devrini yapmasına rağmen teminat senedi olan senetleri müvekkilin iflas erteleme süreci biter bitmez takibe koymak sureti ile haksız kazanç elde etme çabasına girdiğini, yine kefiller aleyhine de usul ve yasalara aykırı olarak takibe giriştiğini, davalının kötü niyetli hareket ettiği ve sebepsiz zenginleşme çabası ile müvekkilleri zarara uğratma kastı ile hareket ettiğini, ancak bu konuda da yerel mahkemenin hiç bir araştırma yapmadığını, bu yönden de kararın usul ve yasalara aykırılık teşkil ettiğini, belirtilen senetlerin toplamının protokolde belirtildiği üzere 4.950.000-TL'ye tekabül ettiğini, taraflar arasında başkaca hiç bir ticari ilişki bulunmadığını, senetlerin bedelsiz kaldığının açık olduğunu, davamızın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, menfi talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacıların takibe konu senetlerin dava dışı ....Tic.Ltd Şti ve ...Tic.Ltd. Şti arasında imzalanan 30/10/2015 tarihli ve 19/10/2015 tarihli protokoller kapsamında verilen teminat senedi olduğunu, protokol gereğini yerine getirdiklerinden bahisle senetlerin iadesi gerektiği, teminat amacıyla verilen senetler nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarını ileri sürdüğü, davacıların ileri sürdüğü davaya konu takiplerin dayanakları olan senetlerin teminat amacıyla verildiği iddiasının HMK’nın 201.maddesi gereğince ancak yazılı delille ispatlayabileceği ve bu hususta tanık dinlenmesinin mümkün olmadığı, söz konusu protokollerde davalının taraf olmadığı, senetlerin bu protokoller gereğince ve protokollerin tanzim edildiği sırada verildiğine dair delil bulunmadığı, söz konusu protokollerde takip ve dava konusu senetlerin vade, tanzim tarihi ve miktarlarına açık bir şekilde atıf yapılmadığı, davaya konu senetler üzerinde de teminat senedi olduklarına dair herhangi bir kayıt bulunmadığı, ilk derece mahkemesince ispatlanmayan davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacılardan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/01/2026