5. Hukuk Dairesi 2023/8056 E. , 2024/3018 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/563 Esas, 2023/169 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkeme
**5. Hukuk Dairesi 2023/8056 E. , 2024/3018 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/563 Esas, 2023/169 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 12.03.2024 tarihli tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü yetki belgesine istinaden davacı idare vekili Avukat ... ve davalı vekili Avukat ... gelmiştir. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Konya ili, Ilgın ilçesi, ... Mahallesi 208 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçek değerinin tespiti ile taşınmazın tapu kaydının davacı adına tesciline karar verilmesini ayrıca yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 27.11.2015 tarihli ve 2014/185 Esas, 2015/645 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 27.11.2015 tarihli ve 2014/185 Esas, 2015/645 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; hükme esas bilirkişi kurulunca emsal alınan taşınmazların imar parseli oldukları belirtildiği halde düzenleme ortaklık payı konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, bir kısmının ise il ve ilçe merkezlerine olan mesafeleri ve çevrelerinin gelişmişlik durumları ve dava konusu taşınmaza uzaklığı dikkate alındığında emsal incelemesi için uygun olmadıkları gibi bilirkişi kurulunca emsal alınan taşınmazlarla ilgili emsal karşılaştırmasına esas bilgi ve belgelerin ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup, alınacak cevaplara göre bilirkişi kurulu raporu denetlenmeden, faize ilişkin hüküm hatalı kurulduğundan, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden ve tapu kaydında bulunan takyidat bedele yansıtılmadığından eksik inceleme ile karar verildiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; emsal karşılaştırması yapılırken dava konusu taşınmazın o günkü durumu yerine, kamulaştırma tarihindeki durumunun dikkate alınması gerektiğini, emsal karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, emsal alınan taşınmazın dava konusu taşınmaz ile benzer niteliklere sahip olmadığını, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, fazla ödenen bedelin iadesine ilişkin hüküm kurulmamasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, taşınmazın bedelinin düşük olduğunu, taşınmazın konumunun oldukça iyi olduğunu, bilirkişi raporunda emsal alınan taşınmazın uygun emsal olmadığını, hükmün fazla yatan tutarın iadesine ilişkin bölümünün hatalı olduğunu, taşınmazın imar durumunun sonradan değiştirildiğini, ihale ve açık arttırma ile yapılan satışların emsal alınması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. İlk kararla acele el koyma bedelinin mahsubu ile idarece fazla yatırılan bedelin 131.545,05 TL olduğu ve fark bedel davalı tarafa ödenmemiş ise işlemiş nemaları ile birlikte davacı idareye iadesine, ödenmiş ise davalı tarafça çekilme tarihine kadar varsa işlemiş nemaları ile davalı taraftan alınarak davacı idareye verilmesine hükmedilmesi gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde davalı taraftan alınarak davacı idareye verilmesine hükmedilmesi doğru değildir. 4. Mahkemece son kararla belirlenen kamulaştırma bedeli ilk kararla hükmedilen bedelden düşük olduğundan, hükmedilen bedelden acele el koyma dosyasında hükmedilen bedelin mahsubu ile fark bedel olan 101.940,95 TL'ye 29.05.2014 tarihinden ilk karar tarihi olan 27.11.2015 tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerekirken son karar tarihine kadar faiz işletilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkemenin gerekçeli kararının hüküm fıkrasının; a) (3) üncü bendinin tümü ile hükümden çıkartılmasına, yerine ''Davacı idarece fazla bloke edilen 131.545,05 TL davalı tarafa ödenmemiş ise işlemiş nemaları ile birlikte davacı idareye iadesine, ödenmiş ise davalı tarafça çekilme tarihine kadar varsa işlemiş nemaları ile davalı taraftan alınarak davacı idareye verilmesine’ cümlesinin yazılması, b) (4) üncü bendinde geçen ''102.540,95'' ve '‘karar tarihi olan 30.03.2023’ ibarelerinin hükümden çıkartılmasına, yerlerine sırasıyla ''101.940,95'' ve "ilk karar tarihi olan 27.11.2015'' ibarelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Taraflar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 21.09.2023 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 17.100,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya, 17.100,00 TL vekâlet ücretinin de davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, 12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.