10. Hukuk Dairesi 2025/9099 E. , 2025/17954 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/300 E., 2025/147 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı …
10. Hukuk Dairesi 2025/9099 E. , 2025/17954 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/300 E., 2025/147 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Tanzanya uyruklu olan davacı müvekkilinin Sosyal Güvenlik Kurumunda 3...1 sigorta sicil numarası ile işlem gördüğünü, müvekkilinin davalı iş yerine 01.01.1994 tarihinde girdiğini, bu iş yerindeki çalışmasının aralıksız, ayda 30’ar gün üzerinden 08.07.2004 tarihine kadar sürdüğünü, emeklilik için gerekli koşulları tamamlayan müvekkilinin 29.04.2019 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurduğunu, bu başvuruyu inceleyen SGK tarafından 01.01.1994 - 06.08.2003 süresi çalışmalarının kısa vadeli sigorta kollarına tabi olduğu bildirilerek tahsis talebinin reddedildiğini, çalışmaların geçtiği dönem yürürlükte bulunan 506 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri uyarınca yabancı uyrukluların uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmaları için yazılı istek şartı aranmakta olup 01.01.1994 tarihli işe giriş bildirgesi incelendiğinde kısa vadeli sigorta kollarına tabi olmayı içeren bir kayıt bulunmadığının açıkça görüldüğünü, bu şekli ile işe giriş bildirgesinin yazılı istek yerine geçeceği Yargıtayın köklü içtihatlarından olduğunu, müvekkili tarafından 6552 sayılı Kanun doğrultusunda Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan başvuruya da olumsuz cevap verildiğinden iş bu davayı açtıklarını, davacı müvekkilinin davalıya ait iş yerinde çalışmaya başladığı 01.01.1994 tarihinden 06.08.2003 tarihleri arasında tüm sigorta kollarına tabi olarak çalıştığının tespiti ile 29.04.2019 tarihli tahsis talebine nazaran 01.05.2019 tarihinden itibaren müvekkile yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, birikmiş emekli aylıklarının hak edilişleri tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine dair karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Fer'i müdahil Kurum vekili; müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemlerde kanun ve kanunlara aykırı bir işlem bulunmadığını, müvekkili Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğini belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket vekili; yetki itirazında bulunduklarını ve yetkili mahkemelerin Gebze İş Mahkemeleri olduğunu beyan etmiş, dava dilekçesine konu iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın müvekkili şirket nezdinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen herhangi bir çalışmasının mevcut olmadığını, davacının tüm çalıştığı dönem hizmetlerinin Kuruma bildirildiğini, ancak 21.01.1994 tarihli SSK emeklilik primi kesilmemesini talep eden davacı beyanı doğrultusunda işlem yapıldığını, davacının uzun süre çalışmayı ve emekli olmayı düşünmediğinden beyanı dikkate alınarak çalışmaya devam ettiğini, işçinin hizmet sözleşmesinin sona ermesinden dolayı, işverenden kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret vb. tüm alacaklarını aldığını ve başka alacağının kalmadığını gösteren 08.07.2004 tarihli ibranameden de anlaşılacağı üzere müvekkili şirket üzerine düşen tüm borç ve sorumlulukları yerine getirdiğini belirtmiş, izah edilen nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 10.06.2021 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 10.06.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.06.2023 tarihli kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 21.06.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; Mahkemece, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinin 2. fıkrasına aykırı bir şekilde; davacının dava dilekçesinde sunduğu taleplerden biri olan yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile birikmiş aylıkların tahsili istemlerine dair herhangi bir hüküm kurulmaması ve davacının davaya konu istemine göre Sosyal Güvenlik Kurumunun davadaki taraf sıfatının davalı olduğunun gözetilmemesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; a.İşe giriş bildirgesinin yazılı istek sayılması gerektiğinin ve buna göre uzun vade sigorta kolundan çalışmalarının bulunduğunun kabulü gerektiğinin Yargıtay yeleşi içtihatları ile sabit olduğunu, b.işveren tarafından imzalatılan dilekçenin içeriğinin kabul edilmediği, işe alınmama korkusu ile imzalandığını, c.Yargıtayın iki farklı durumda verilen kararı bulunduğunu ve eksik inceleme ile verilen kararın bozulmasını istediklerini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, yabancı uyruklu davacının 01.01.1994 - 06.08.2003 tarihleri arasındaki çalışmalarının uzun vadeli sigorta kollarında geçtiğinin ve 29.04.2019 tarihli tahsis talebine istinaden 01.05.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin ve birikmiş emekli aylıklarının hak edilişleri tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.