5. Hukuk Dairesi 2025/14138 E. , 2026/4571 K. "" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/368 Esas, 2024/2087 Karar KARAR : Ret/ Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/293 Esas, 2021/244 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idareler vekilleri tarafından ist…
5. Hukuk Dairesi 2025/14138 E. , 2026/4571 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/368 Esas, 2024/2087 Karar KARAR : Ret/ Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/293 Esas, 2021/244 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idareler vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 30 06... parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın yol ve kaldırım yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taşınmaza ilişkin daha önce müdahalenin önlenmesi davası açtığını, böylece seçimlik dava hakkını müdahalenin önlenmesi davasından yana kullandığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaza ilişkin kamulaştırma sorumluluğunun ilçe belediyesine ait olduğunu, müvekkili idare yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza ilişkin kamulaştırma sorumluluğunun İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olduğunu, müvekkili idare yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza ilişkin kamulaştırma sorumluluğunun ilçe belediyesine ait olduğunu, bu nedenle müvekkili idare yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, emsal alınan taşınmazın uygun niteliğe sahip olmadığını, emsal karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını ileri sürmüştür. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili idare hakkında herhangi bir hüküm kurulmadığını, dava konusu taşınmaza ilişkin sorumluluğun İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığında olduğu dosyada açık olduğunu, bu nedenle müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilerek müvekkili lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ... adına açıldığı anlaşıldığı halde, davacı olarak vekili ... isminin yazılmasının doğru görülmediği, bu yanılgının UYAP üzerinden düzeltildiği, mahallinde yapılan keşif sonucunda taşınmazın tamamının ... Caddesine yol ve kaldırım olarak dahil edildiğinin anlaşıldığı, dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı kapsamında tamamının yol ve kaldırım alanında kaldığı, davacılar tarafından daha önce men'i müdahale talepli dava açıldığı, işbu dosya ekine alındığı ve 2016 tarihi itibarıyla dava konusu yolun ana arter listesinde bulunmadığı belirlendiğinden, husumetin ... Belediye Başkanlığına yöneltilmesinin ilgili davada doğru bulunduğu, işbu dava tarihi itibarıyla dava konusu ... Caddesinin ana arter listesine alınmış olduğu anlaşıldığından, her davanın dava tarihi itibarıyla değerlendirileceği dikkate alınarak, davanın ... yönünden kabulünün yerinde görüldüğü, dava konusu taşınmazın tapu kaydının ve ekli dosya arasında bulunan belgelerin incelenmesinde dava konusu taşınmazın ... Ticari ve Sınai A.Ş. adına kayıtlı iken 05.04.1971 tarihinde özel parselasyon planı uyarınca tescil edildiği belirlenmiş olup, dava konusu taşınmazın imar parseli olarak kabulünün doğru bulunduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın her ikisinin de imar parseli olduğu belirlendiğinden düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmamasında bir isabetsizlik görülmediği, her ne kadar emsal taşınmaza ilişkin belgeler Mahkemece toplanmamış ise de Dairelerince temin edilerek dosya arasına alındığı, ancak davalı ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmemiş olması ve hüküm fıkrasında bedelin hangi davalıdan alınacağının belirtilmemiş olmasının doğru görülmediği gerekçesiyle düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca istinaf mahkemesi kararının gerekçesinde davanın ... adına açıldığı belirtildiği hâlde, gerekçeli karar başlığında davacı olarak vekili ... isminin yazıldığını, tescile ilişkin hüküm fıkrasında dava konusu taşınmazın parsel numarasının yazılmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idareler arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. Davanın ... adına açıldığı anlaşıldığı hâlde, gerekçeli karar başlığında davacı olarak vekili ... isminin yazılması doğru değildir. 5. Hüküm fıkrasında dava konusu taşınmazın parsel numarasının yazılmaması suretiyle infazda tereddüde sebebiyet olunması bozulması gerektirir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı ... vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli karar başlığının davacı kısmında yer alan "..." isminin önüne gelmek üzere "... adına vekili" ibaresinin eklenmesi, hüküm fıkrasının (B) harfi ile gösterilen bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan "ada" kelimesinden sonra, "parselde" kelimesinden önce gelmek "1" sayısının eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.