12. Ceza Dairesi 2024/2190 E. , 2025/2080 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/289 E., 2023/199 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; sanıklar ..., ..., ... müdafii, sanıklar ... ve ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317.maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edil
**12. Ceza Dairesi 2024/2190 E. , 2025/2080 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/289 E., 2023/199 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; sanıklar ..., ..., ... müdafii, sanıklar ... ve ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317.maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: Sanıklar ..., ..., ... müdafii ile sanık ...'nin süresi içinde yaptığı duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94.maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece taksirle öldürme suçundan sanıklar ... ile ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4. Maddelerine göre 15.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... hakkında ayrıca inşaat mühendisliği mesleği yapmaktan 1 yıl süre ile yasaklanmasına; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ise değişen suç vasfına göre görevi kötüye kullanma suçundan zamanaşımı nedeniyle verilen düşme hükümleri, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06.06.2022 tarihli ilâmıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulması yönünde karar verildikten sonra sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1.maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına; sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1.maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanıklar ..., ..., ... müdafii, sanıklar ... ve ...'nin temyiz istemleri hakkında hükümlerin onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanıklar ..., ... ve ... müdafinin temyiz isteği; eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu hatalı karar verildiğine, sanıklar hakkında İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü Kontrolörler Başkanlığı tarafından araştırmalar sonucu sorumluluklarının bulunmadığının tespit edildiğinden bahisle soruşturma izni verilmediğine, sanıkların sorumluluklarının bulunmadığına, suç unsurlarının gerçekleşmediğine, sorumluluğun fenni mesule ait olduğuna, yapı ruhsatının müvekkilleri tarafından doldurulması ve düzenlenmesinin, denetim ve kontrolün müvekkiller tarafından yapılacağı anlamına gelmediğine, Belediyeler nezdinde yapı denetim birimi bulunup bulunmadığının, varsa sorumlularının tespit edilmesi gerektiğine, müvekkillerinin binanın inşaat tekniğine uygun olarak inşa edilip edilmediğini denetlemekten sorumlu olmadığına, müvekkillerin eylemi ile sonuç arasında illiyet bağı bulunmadığına, müvekkillerin yapım ve teknik uygulama aşamasında görev almadıklarına, sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, müvekkillerin en fazla "görevi kötüye kullanmak" suçundan sorumlu tutulmalarının tartışma konusu olabileceğine, bu suç yönünden zamanaşımının gerçekleştiğine, numunelerin usulüne uygun alınıp, uygun koşullarda muhafaza edilmediğine, bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, sanıklara alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesinin yasaya ve Yargıtay uygulamalarına açıkça aykırı olduğuna ilişkindir. B. Sanık ...'nun temyiz isteği; kusurunun bulunmadığına, statik projenin kendisi tarafından çizilmiş olması nedeniyle sorumlu tutulamayacağına, yıkılan otelin yapı malzemelerinin statik projeye uygun olmadığına, yapı ruhsatı düzenlemediğine, bina mahallini tetkik etmediğine, olay zamanı birim amirine vekaletle imzasının olduğuna, inşaatın yapım sürecinde hiçbir dahlinin olmamasına rağmen diğer kamu görevlileri ile aynı cezaya hükmedilmesinin adil olmadığına, cezada ölçülülük ilkesine aykırılık olduğuna, sorumluluğun fenni mesul ve Belediye olduğuna, otelin 1999 yılında yapımına başlanıldığına, 2003 yılında bitirildiğine, kendisinin 2003 yılında sözleşmeli inşaat mühendisi olarak işe başladığına, 4 ay fen işleri müdürlüğüne vekalet ettiğine, inşaatın yapım sürecinde gerçekleşen kusurlardan sorumlu tutulmasının hakkaniyete uygun olmadığına, bilinçli taksir koşullarının gerçekleşmediğine, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. C. Sanık ...'nin temyiz isteği; fenni mesul ...'in şehir dışında olduğu bilgisinin ... tarafından belirtilmesi ve inşaatın sağlam yapıldığının belirtilmesi üzerine otelin ruhsat ve taahhütnamesine imza attığına, kusurunun bulunmadığına, binanın kaçak yapı hükmünde olduğuna, yapı ruhsatı hükümsüz olduğundan binanın fenni mesulü sayılmasının mümkün olmadığına, bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, beraat kararı verilmesi gerekirken hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 23.10.2011 tarihinde yerel saatle 13:41 sıralarında, merkez üssü Van ili, Erciş ilçesinde meydana gelen ve merkez üssü Kasımoğlu köyü civarı, değeri değişik kuruluşlara göre 7,1 ile 7,3 arasında değişen, odak derinliği 19,02 km olan depremin meydana gelmesi üzerine, ... Mahallesinde bulunan ... otelinin yıkılması ve çökmesi sonucu iki kişinin göçüğe (depreme) bağlı olarak öldüğü, bina sahibinin bozma ilamı sonrası kendisine ulaşılamadığı için ifadesi alınamayan ve hakkında devam eden davanın tefrik edilmesine karar verilen temyiz dışı sanık ..., inşaatın teknik uygulama sorumluluğunu üstlenen inşaat mühendisinin (fenni mesul) sanık ..., binanın statik projesini çizen mühendis ve aynı zamanda yapı kullanma izin belgesini tetkik eden belediye fen memurunun sanık ..., yapı ruhsatını düzenleyen ve aynı zamanda bina mahallini tetkik eden belediye fen memurunun sanık ..., yapı ruhsatını kontrol eden ve bina mahallini tetkik eden belediye görevlisinin sanık ..., bina mahallini tetkik eden belediye fen memurunun sanık ..., yapı ruhsatını onaylayan belediye başkanının hakkında verilen düşme kararının kesinleştiği temyiz dışı sanık ... olduğu, dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporları, yapılan inceleme, değerlendirme ve elde edilen bulgular neticesinde; 1.derece deprem bölgesinde yer alan ... oteline ait taşıyıcı elemanların donatı detaylandırmasında yetersizlikler olduğu, binada projelendirme, yapım ve iş bitimi aşamalarında Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelik ve İmar Kanunu esaslarına yeterince uyulmadığının belirlendiği, Mahkemece hükme esas alınan 01.03.2016 tarihli bilirkişi heyet raporunda; sanık ...'nin yapının "Fenni mesulü" olduğu, ancak fenni mesul olmaktan kaynaklanan görevlerini yerine getirmediği, dolayısıyla binanın yıkılmasına neden olan imalat hatalarından sorumlu olduğu, binanın yıkılması sonucunda meydana gelen ölümler ve yaralanmalar bakımından dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal eden ihmali davranışının etkili olduğu ancak somut olayda sanık ...'nin savunmalarında belirttiği şekilde fenni mesullüğü binanın bitiminden sonra kağıt üzerinde üstlendiğinin tespit edilmesi halinde, binanın yıkılmasından ve dolayısıyla meydana gelen ölümlerden sorumluluğu yoluna gidilmemesi gerektiği, bu durumda binanın resmiyet kazanması aşamasındaki fillerden dolayı sorumluluğu yoluna gidilebileceği, sanık ...'in dava konusu binanın sahibi ve müteahhidi olarak yapımından sorumlu olduğu halde yürürlükteki kurallara uygun bir inşaat yaptırmak bakımından kendi üzerine düşen dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle sorumlu olduğu, imar mevzuatına göre belediyelerin, ilgili tarihte inşaatların ruhsata uygun bir şekilde yapılıp yapılmadığını denetleme görevlerinin, 1580 sayılı Belediye Kanunu 15. madde 79. bendinde; " imar palanlarının yapımı ve uygulaması ile yapıların inşaat ve iskan ruhsatı aşamasında, Türk Standartları Enstitüsünün ilgili standardına uygunluk sağlamak, uygulamaları denetlemek ve bütünlüğü sağlayıcı tedbirleri almak" olarak belirtildiği, ancak somut olayda ... Otelinin yapımı ve inşaatı aşamasında gereken sorumlulukların alınmadığı, mimari projesi olmadığı halde yeni yapı ruhsatı verildiği, mimari projesi olmayan bir bina ile ilgili ruhsat veren, bu hususta üzerlerine düşen dikkat ve özeni göstermeyen aynı zamanda 02 Eylül 1999 tarih ve 23804 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğü giren 3030 sayılı Kanun kapsamı dışında alan belediyeler Tip İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 35. maddesi ile değiştirilen ve yapı ruhsatı aşamasında fenni mesullüğe ilişkin gerekleri düzenleyen 58. maddenin gerekleri yerine getirilmeden yapı ruhsatı düzenleyen ilgili belediye personelleri ..., ..., ... ile yapı kullanma izin belgesinin düzenleyen ilgili belediye personeli ..., ..., ... ile yapı kullanma izin belgesini düzenleyen ..., ..., ... ve ...'nun meydana gelen ölümler ve yaralanmalar bakımından cezai sorumlulukları yoluna gidilmesi gerektiğinin belirtilmesi üzerine, taksirle öldürme suçundan sanıklar ... ve ...'in mahkumiyetine ilişkin verilen hükümler ile görevi kötüye kullanma suçundan sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında verilen düşme hükümleri, sanıklar ..., ... müdafileri, sanık ..., katılan ... vekili, katılan ... ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06.06.2022 tarihli ilâmıyla; "...II- Sanıklar ... ve ...'in taksirle öldürme suçundan mahkumiyetine ilişkin hükümlere yönelik, sanık ... müdafii, sanık ..., katılan ... vekili, katılan ... ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ... müdafii, sanık ..., katılan ... vekili, katılan ... ve mahalli Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 3194 sayılı İmar Kanunun 28. maddesinde yapının fenni mesuliyetini üzerine alan meslek mensuplarının, (fenni mesul mimar ve mühendisler uzmanlık alanlarına göre) yapının, tesisatı ve malzemeleri ile birlikte, Kanuna, ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa edilmesini denetlemekle görevli olduğu, ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılması halinde durumu ruhsatı veren Belediyeye bildirmekle mükellef olduğunun düzenlendiği, sanık ...'nin fenni mesul olmaktan kaynaklanan denetim görevini yerine getirmediği, dolayısıyla binanın yıkılmasına neden olan imalat hatalarından sorumlu olduğu, sanık ... ise, söz konusu binanın sahibi ve müteahhidi olarak yapımından sorumlu olduğu halde, yürürlükteki kurallara uygun bir inşaat yaptırmak bakımından kendi üzerine düşen dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği olayda; 1-Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, yürürlükteki kurallara uygun bir inşaat yaptırmak bakımından dikkat ve özeni göstermeyen, binadaki malzeme ve donatı yetersizliklerini denetlemeyen, bu nedenle birinci derece deprem bölgesinde bulunan ... otelinin tamamen çökmesine ve iki kişinin göçük altında kalarak ölmesine asli kusurlu olarak neden olan sanık ... ve sanık ... hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanıklar hakkında eksik cezaya hükmolunması, 2- Depremde yıkılan ... otelinden alınan karot numunelerinin teknik bilirkişiler tarafından incelenmesi neticesinde; 1997 yılında yayımlanan Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte birinci ve ikinci derece deprem bölgelerindeki binalarda C20 veya daha yüksek dayanımlı beton kullanılmasının zorunlu olmasına rağmen, kullanılan betonun Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C16'yı dahi sağlayamadığı, bu yetersizlik ve eksikliklerin binanın yıkılmasında etkili olduğu; sanıkların yıkılan binanın proje aşamasında, yapım aşamasında ve iş bitimi aşamasında, üzerilerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, öngörülebilen bu netice bakımından dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranan sanık ... ve sanık ... hakkında bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, tayin olunan cezalarında 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 3-TCK'nın 53/6. maddesinde “belirli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet halinde 3 aydan 3 yıla kadar bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınabileceğine karar verilebileceğinin düzenlendiği, bir mesleğin icrasının yasaklanabilmesi için ruhsatnameye bağlı olarak yürütülmesi gerekmekte olup, inşaat mühendisi olduğu anlaşılan sanık ...'nin çalışmasının ruhsatnameye bağlı olarak yürütülen bir meslek olmadığı nazara alınmadan çalışma hürriyetini kısıtlayacak şekilde mesleğini icrasında bulunmaktan 1 yıl süre ile yasaklanmasına karar verilmesi, 4-Taksirle işlenen suçlarda iştirak hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilerek, yargılama giderinin her bir sanığa sebebiyet verdikleri tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesine karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin eşit olarak tahsiline karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, sanık ... müdafii, sanık ..., katılan ... vekili, katılan ... ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA; III-Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkındaki düşme hükümlerine yönelik, katılan ... vekili, katılan ... ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, katılan ... vekili, katılan ... ve mahalli Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Karadeniz Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığına bağlı İnşaat Mühendisliği tarafından düzenlenen Ağustos 2012 tarihli raporda; “deprem nedeni ile yıkılan binada iş aşaması ve sorumluluk ilişkilendirilmesi” adı altında tablo hazırlandığı, söz konusu binanın yapılış tarihi itibariyle, 1997 Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmeliğe tabi olduğu, binada kullanılan betonun yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C16'yı dahi sağlamadığı, beton içerisinde standart dışı agregaların mevcut olduğu, kolon ve perde adetleri, boyutları, donatı çap ve adetlerinde farklılıklar göründüğü, binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasında yetersizlikler olduğunun ve bu yetersizlikler dolayısıyla proje müellifleri, yapı sahibi ve müteahhidinin, teknik uygulama sorumlusunun ve belediyenin ilgili birimlerinin sorumlu olduğunun belirtildiği, ayrıca binanın iş bitimi aşamasında biten bina inşaatının projeye uygunluğunun denetlenmediği, bu nedenle belediyenin teknik uygulama yetkililerinin sorumlu olduğu sonucuna varıldığı, İnşaatın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1580 sayılı Belediyeler Kanunun “Belediyenin Vazifeleri” başlıklı 15.maddesinin 79.bendinde “İmar planlarının yapımı ve uygulanması ile yapıların inşaat ve iskan ruhsatı aşamasında, Türk Standartları Enstitüsünün ilgili standardına uygunluk sağlamak, uygulamaları denetlemek ve bütünlüğü sağlayıcı tedbirler alma” hükmünün yer aldığı, 12.02.2001 tarihli yapı ruhsatını düzenleyen kişinin Belediye fen işleri memuru sanık ... olduğu, ruhsatı kontrol eden kişinin ise Belediye fen işleri müdür vekili sanık ..., binanın statik projesini çizen mühendis ve aynı zamanda 07.06.2004 tarihli yapı kullanma izin belgesini tetkik eden belediye fen memurunun sanık ..., yapı ruhsatını düzenleyen ve aynı zamanda bina mahallini tetkik eden belediye fen memurunun sanık ..., yapı ruhsatını kontrol eden ve bina mahallini tetkik eden belediye görevlisinin sanık ..., bina mahallini tetkik eden belediye fen memurunun ise sanık ... olduğu, bina sahibi olan sanık ... tarafından inşaatına başlanılacak yapının mimari proje olmadan yapı ruhsatı verilmesi nedeniyle; 3194 sayılı İmar Kanunun “Ruhsat alma şartları” başlıklı 22. maddesindeki, “Yapı ruhsatiyesi almak için belediye, valilik bürolarına yapı sahipleri veya kanuni vekillerince dilekçe ile müracaat edilir. Dilekçeye sadece tapu (istisnai hallerde tapu senedi yerine geçecek belge) mimari proje, statik proje, elektrik ve tesisat projeleri, resim ve hesapları, röperli veya yoksa, ebatlı kroki eklenmesi gereklidir. Belediyeler veya valiliklerce ruhsat ve ekleri incelenerek eksik ve yanlış bulunmuyorsa müracaat tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir. Eksik veya yanlış olduğu takdirde; müracaat tarihinden itibaren onbeş gün içinde müracaatçıya ilgili bütün eksik ve yanlışları yazı ile bildirilir. Eksik ve yanlışlar giderildikten sonra yapılacak müracaattan itibaren en geç onbeş gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir.” hükümlerine aykırı davrandıkları, binada temel, kolon, kiriş ve donatı kesit alanı yetersizliği olması, binanın donatı detaylandırmasının yetersiz olması, kolon, perde sayı ve boyutlarında uyumsuzluklar olması, malzeme kalitesinde yetersizlikler olması, yine binanın proje ve yapım aşamasında yetersizlikler olması ve binanın mimari projesi olmadan binaya ruhsat ve yapı kullanma izni verilmesi ile binanın meydana gelen deprem nedeni ile yıkılmasında, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'nun objektif olarak var olan dikkat ve özen yükümlülüğünü öngörebilecek ve yerine getirebilecek durumda olmalarına rağmen, İmar Kanununa, 1997-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve dönem itibariyle bilim ve fennin gerektirdiği teknik şartlara aykırı davrandıkları, üzerilerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, mevcut sonucun gerçekleşmesinde etkili oldukları, bu nedenle meydana gelen ölümler bakımından sanıkların eyleminin bilinçli taksirle öldürme suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin, görevi kötüye kullanma suçu bakımından değerlendirme yapılarak, suçun zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında düşme kararları verilmesi..." gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmesi üzerine Mahkemece, uyma kararı verilmiş, sanıkların savunmaları alınmış ve sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1.maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına; sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1.maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Erciş Ağır Ceza Mahkemesi kararında sanıklar ..., ..., ... müdafii, sanıklar ... ve ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanıklar ..., ..., ... müdafii, sanıklar ... ve ...'nin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2025 tarihinde karar verildi.