12. Ceza Dairesi 2017/3269 E. , 2017/5130 K. "" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suçlar : Şantaj, özel hayatın gizliliğini ihlal Hükümler : 1- Şantaj suçundan dolayı TCK'nın 107/1, 52/2-4, 53/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet 2- Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı TCK'nın 134/2, 53/1-2-3, 54. maddeleri gereğince mahkumiyet Şantaj ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık ve sanık müdafii tarafından temyiz edilme…
**12. Ceza Dairesi 2017/3269 E. , 2017/5130 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suçlar : Şantaj, özel hayatın gizliliğini ihlal Hükümler : 1- Şantaj suçundan dolayı TCK'nın 107/1, 52/2-4, 53/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet 2- Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı TCK'nın 134/2, 53/1-2-3, 54. maddeleri gereğince mahkumiyet Şantaj ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Dairemizin 06.03.2017 tarihli tevdi kararı uyarınca; sanık müdafiinin 15.08.2016 hakim havele tarihli dilekçesinde temyiz istemiyle birlikte yer verdiği eski hale getirme talebi ile ilgili olarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca ek tebliğname düzenlendiği belirlenerek; ayrıca, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde, inceleme merciinin Yargıtay’ın ilgili dairesi olduğu ve sanık müdafiinin 15.08.2016 hakim havele tarihli dilekçesi ile eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunduğu anlaşıldığından, yerel mahkemenin eski hale getirme talebinin temyiz talebi niteliğinde olduğuna ve sanık müdafiinin temyiz talebinin kabulüne ilişkin 16.08.2016 tarihli ve 2016/438 sayılı ek kararı hukuki değerden yoksun kabul edilip bu karar kaldırılmak suretiyle yapılan incelemede: İncelenen dosyada; 30.06.2016 tarihinde verilen hükümlerin sanığın yüzüne karşı tefhim edildiği, 11.07.2016 infaz koruma başmemuru imzalı ve 15.07.2016 hakim havale tarihli dilekçesi ile tutuklama kararına itiraz eden ve 12.07.2016 tarihinde acele posta servisi ile gönderilip 13.07.2016 tarihinde mahkemeye ulaşan 13.07.2016 hakim havale tarihli dilekçesi ile de kararı temyiz eden sanığın, karardan sonra 13.07.2016 tarihli vekaletname ile atadığı müdafii tarafından 25.07.2016 hakim havale tarihli temyiz dilekçesi sunulduktan sonra, 15.08.2016 hakim havele tarihli dilekçe ile de, “Yukarıda esas ve karar numarası verilen mahkeme dosyasında müvekkil sanık yüze karşı verilen kararı cezaevinde tutuklu bulunması nedeniyle süresinde temyiz dilekçesini cezaevi yönetimine verilmek üzere gardiyana vermek istemesine rağmen gardiyan tarafından idari izin süresi içerisinde tatil olduğu gerekçesi ile dilekçesi alınıp kurum kayıtlarına girmeden müvekkilin acil demesi üzerine acele posta ile gönderilmiştir. Müvekkilin bulunduğu cezaevi şartları gözönüne alındığında gardiyan tarafından alınmayan temyiz dilekçesini kendisinin zorla kuruma teslim etmesi mümkün değildir. Gelinen aşamada müvekkilin ve müvekkil vekili olarak tarafımızca verilen temyiz dilekçesinin kabulü ile yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini bilvekale saygı ile talep ederiz...” açıklamalarına yer verilerek eski hale getirme talebinde bulunulduğu anlaşılmaktadır.