8. Hukuk Dairesi 2018/5832 E. , 2020/6470 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Yıkım, Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı, dava dilekçesinde vekil edenlerinin ... ili, ... ilçesi, ... Köyü, pafta no:k17B3ıı-c 354 parselde muris .
**8. Hukuk Dairesi 2018/5832 E. , 2020/6470 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Yıkım, Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı, dava dilekçesinde vekil edenlerinin ... ili, ... ilçesi, ... Köyü, pafta no:k17B3ıı-c 354 parselde muris ...adına kayıtlı taşınmazın maliki olduklarını, davalıların bu tarladan hiçbir hukuki hakka dayanmaksızın yol geçirdiklerini, bu yolu kullanıma açtıklarını, bu nedenle müvekkillerinin mülkiyet hakkına tecavüz edildiğini, bu yolu haksız olarak yapan ve kullanan davalılardan bu tarlada kesmiş oldukları 2 adet 30 yıllık armut ağacı ve yine 30 yıllık 1 badem ağacı için bedel ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL ecrimisil bedeli talep ettiklerini belirterek, davalıların müdahalesinin men'ine, kal' ine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davaya konu taşınmaz ile ilgili olarak açılan ecrimisil davasının husumet bakımından yanlış kişi/kuruma karşı açıldığını, dava konusu taşınmazın yanından geçen yol ile ilgili olarak davalı tarafından herhangi bir tecavüz gerçekleştirilmediğini, davalı ile ilgili olmayan bir olay hakkında davalı aleyhine dava açılmasının husumet yönünden dava şartı eksikliği olduğunu gösterdiğini, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, iddia edildiği gibi yol geçme ve ağaç kesilmesi ile ilgili olarak davalı tarafından vücut bulan ve dış dünyaya yansıyan bir davranışın söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalının dava konusu taşınmaza genişletilmek suretiyle elattığı ve haksız kötü niyetli bir elatmanın söz konusu olduğu hususunun davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir. Dosya içeriğine ve toplanan delillere her ne kadar Mahkemece iddianın kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de toplanan deliller, keşif ve tanık beyanlarına göre Mahkemenin bu kanaatine katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki davacı tanığı olarak dinlenen köy muhtarı ...beyanında; ‘’Kendisine gösterilen tarlanın sahibinin ... olduğunu, ancak yaklaşık 10-15 yıl önce ...’ın vefat ettiğini, o zamandan beri bu tarlayı mirasçılarının kullandığını, tarlanın kenarındaki yolun çok eskiden beri var olduğunu, oradan geçildiğini, tarihi bir yol olduğunu ancak bu kadar geniş bir yol olmadığını, yan yana iki aracın geçemediğini, ancak bu araç hafriyat döken şirketlerin bu yoldan geçmeye başladıktan sonra bu yolun genişletildiğini, bu genişletme işini de ... İnşaatla EFT ... isimli şirket sahiplerinin yaptığını, iş makineleri ile yol düzeltilerek kendi ocaklarından ince kum getirilip yola döküldüğünü ve yolun genişletildiğini, hatırladığı kadarıyla orada badem ağacı olduğunu, yol genişletilirken bu ağacın söküldüğünü, hatta bu yol genişletilmesi sebebiyle tarlanın mirasçıları ile yolu genişletenler arasında husumet oluştuğunu, ... şirketi kamyonları ...’nın kurmuş olduğu ocağa hafriyat taşıdığını, hatta kendisinin o zamanlar tarafları anlaştırmak istediğini, ancak ...’nın yanaşmadığını, yaklaşık 3 yıl önce bu genişletme işinin olduğunu, armut ağacı olup olmadığını tam olarak hatırlayamadığını, yolu ilk olarak genişletmeye başlatanın ...’nın şirketi olduğunu, daha sonra ... İnşaat firması ile birlikte hafriyat taşımaya başlayınca ... İnşaat şirketinin de yolu düzenlediğini, malzeme döktüğünü, genişlemiş olan yolun üzerine malzeme dökerek yolu daha kullanılabilir hale getirdiğini,..’’ Yine davacı tanığı olarak dinlenen ... beyanında; ‘’Tarafların köylüsü olduğunu, dava konusu yeri bilmediğini, burayı babaları öldükten sonra da davacıların kullanmaya devam ettiğini, davacılar buraya son bir kaç yıldır bir şey ekip dikmediklerini, onun öncesinde buğday, tütün ektiklerini, yaklaşık bundan bir yıl önce, kendisinin bu dava konusu taşınmazın oradan işe giderken orayı greyder ile düzenlediklerini, taşınmaza toprak serildiğini ve bunun düzleştirildiğini gördüğünü, ayrıca taşınmazın üzerinde üç tane ağaç olduğunu, hatırladığı kadarı ile ağaçlardan biri armut, diğerlerinin de badem olduğunu, ağaçların tarafların babaları ölmeden önce de var olduğunu, çünkü oradan gelip geçerken üzerindeki armutları yediklerini, hatta greyderin o ağaçları da söktüğünü, greyderciye bu ağaçları neden söktünüz, burası benim diyerekten şaka yaptığında onun da patronla görüşün, ondan ücretini alın dediğini, burayı bu şekilde yapan kişilerin kim olduğunu tam olarak bilmediğini, ancak buradan gelip geçen kamyonların üzerinde ... İnşaat yazdığını, dava konusu yere de bu şekilde düzenleme yapan ve ağaçları kesen kişinin de hangi şirket olduğunu tam olarak bilmediğini, sadece geçen kamyonların bazılarının üzerinde ... İnşaat yazdığını gördüğünü,..’’ beyan etmekle buna göre davacıya ait ... ili, ... ilçesi, ... Köyü, pafta no:k17B311-c 354 parsele müdahale edenin davalı şirket olduğu anlaşılmıştır. İddia ve savunma doğrultusunda toplanan delillere göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur. SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 21.10.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi