Başvuru, engelli çocuğun öğrenim gördüğü okuldaki kaydının ağır ve orta dereceli zihinsel engelli eğitimi verilen bir başka okula nakledilmesi nedeniyle eğitim hakkının, bu özel durumundan dolayı mevcut okulunda ayrımcı saikle kötü muameleye maruz kaldığı iddiasıyla yapılan soruşturmanın etkili yürütülmemesi nedeniyle de kötü muamele yasağıyla bağlantılı ayrımcılık yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; engelli çocuğun öğrenim gördüğü okuldaki kaydının ağır ve orta dereceli zihinsel engelli eğitimi verilen bir başka okula nakledilmesi nedeniyle eğitim hakkının, bu özel durumundan dolayı mevcut okulunda ayrımcı saikle kötü muameleye maruz kaldığı iddiasıyla yapılan soruşturmanın etkili yürütülmemesi nedeniyle de kötü muamele yasağıyla bağlantılı ayrımcılık yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 29/7/2015 (2016/1030 No.lu başvuru bakımından 18/1/2016) tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvurucuların benzer mahiyette ve aynı sürecine ilişkin şikâyetlerini konu alan 2016/1030 numaralı bireysel başvuruları mevcut başvuruyla birleştirilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Birinci ve ikinci başvurucu, üçüncü başvurucu Selin Sargın'ın sırasıyla baba ve annesi olup Millî Eğitim Bakanlığına bağlı devlet okullarında rehber öğretmen olarak görev yapmaktadır. Başvurucular Antalya'da yaşamaktadır. 2006 yılı doğumlu olan başvurucu çocuk Selin Sargın, aynı yıl geçirdiği iddia edilen trafik kazası sonucunda bedensel ve zihinsel gelişimini etkileyecek şekilde yaralanmıştır.A. Başvurucu Çocuk Hakkında Alınan Raporlar Başvurucu çocuk hakkındaki Antalya Atatürk Devlet Hastanesi Özürlü Sağlık Kurulu tarafından farklı tarihlerde düzenlenen ve başvuru formuna eklenen sağlık raporları şöyledir:i. 2/3/2009 tarihli raporda, başvurucu çocuğun "orta derecede mental retardasyon ve cerebral palsi sekeri" bulunduğu, buna göre %88 oranında özür derecesi olduğu belirtilmiştir.ii. 5/4/2011 tarihli raporda, başvurucu çocuğun "hafif bilişsel gelişim gecikmesi ve cerebral palsisi" olduğu, buna göre %70 oranında özür derecesi olduğu açıklanmıştır.iii. 12/7/2013 tarihli raporda, başvurucu çocuğun "sınırda mental kapasite ve cerebral palsisi" bulunduğu, buna göre %55 oranında özür derecesi olduğu ifade edilmiştir. Başvurucu çocuğun okul öncesi eğitim ve öğretimi ile ilgili olarak Muratpaşa Rehberlik ve Araştırma Merkezi (Rehberlik ve Araştırma Merkezi) tarafından farklı tarihlerde düzenlenen özel eğitim değerlendirme raporları şöyledir:i. 20/3/2009 tarihli raporda, çocuğun orta düzeyde zihinsel yetersizlik ve bedensel yetersizlik tanısı ile zihinsel ve/veya bedensel engelli bireyler destek eğitim programı alması gerektiği belirtilmiştir.ii. 15/3/2010 ve 3/5/2010 tarihli raporlarda, çocuğun orta düzeyde zihinsel yetersizlik ve bedensel yetersizlik tanısıyla okul öncesi eğitimine devamı sağlanarak kaynaştırma eğitimine alınması gerektiği belirtilmiş; bedensel ve zihinsel eğitim programı önerilmiştir. iii. 26/4/2012 tarihli raporda, çocuğun hafif düzeyde zihinsel yetersizlik ve bedensel yetersizlik tanısı ile zihinsel ve/veya bedensel engelli bireyler destek eğitim programına alınması gerektiği belirtilmiştir. B. Olayın Gelişimi Başvurucu çocuk 2013-2014 eğitim öğretim yılında ilkokula başlamıştır. Adres kayıt sistemine göre kaydı yapılan İ. İlkokulunun fiziksel şartlarının uygun olmaması ve kendi işyerlerine uzak olması gerekçesiyle başvurucu anne ve baba, Selin Sargın'ın okulunu P.R. İlkokulu olarak değiştirmiştir. Başvurucu çocuk, İ. İlkokulunda toplam üç hafta öğrenim görmüş; bu üç haftalık süre içinde çocuğun zihinsel yönden desteklenmesi gerektiğinin gözlemlendiği başvurucu aileye iletilmiştir. Nakil sırasında P.R. İlkokulu idaresinin özel durumu nedeniyle Selin Sargın'ın okula kaydını yapmak istemediğini iddia eden başvurucular, okulun fiziki şartlarının çocuklarına uygun olarak iyileştirilmesi amacıyla rampa, klozet ve tuvalet vb. düzenlemeleri kendi imkânlarıyla yaptırdıklarını belirtmişlerdir. P.R. İlkokulunun 1/B sınıfında öğrenim gören başvurucu çocuğun davranışlarıyla ilgili olarak sınıf öğretmeni R.A. ve okulun rehberlik öğretmeni F.S., gözlemlerine ilişkin 3/10/2013 tarihli Değerlendirme Tutanakları düzenlenmiştir. Bu değerlendirme yazılarına göre yaklaşık iki haftadır okula devam eden Selin Sargın, yanında bir yetişkin olmaksızın teneffüslerde öz bakımını sağlayamamakta, eğitim araç gereçlerini yeme alışkanlığı göstermekte, dikkatinin kısa sürede dağılması nedeniyle sınıfta ayağa kalkarak, dönerek ve çığlık atarak diğer öğrencilerin öğrenimini engellemekte, sınıf arkadaşlarına fiziki zarar vermekte ve onları korkutmaktadır. Değerlendirme Tutanaklarında ayrıca çocuğa bire bir eğitim verilmesi gerektiğinin gözlemlendiği belirtilmiştir. Öğretmenlerin düzenlediği Değerlendirme Tutanakları doğrultusunda başvurucu anne ile birlikte Selin Sargın'ın öğretmenlerinin imzalarıyla 4/10/2013 tarihinde, Rehberlik ve Araştırma Merkezine gönderilmek üzere Eğitsel Değerlendirme İstek Formu düzenlenmiştir. Rehberlik ve Araştırma Merkezi tarafından istek formuna istinaden farklı tarihlerde üç kez randevu oluşturulmuş ve başvuruculara randevu tarihi hususunda bilgi verilmiştir. Başvurucular randevuya gitmemiştir. Bu aşamada okulda başvurucu çocuğun davranışlarıyla ilgili farklı tarihlerde bir kısım tutanaklar düzenlenmiştir. Muratpaşa İlçe Özel Eğitim Hizmetleri Kurulu 3/1/2014 tarihinde P.R. İlkokulunda, başvurucu velilerin de katılımıyla başvurucu Selin Sargın'ın öğrenimiyle ilgili bir toplantı düzenlemiştir. On sayfadan oluşan Toplantı Tutanağı'nda başvurucularının imzalarının bulunmadığı, toplantıya katıldıkları hâlde imzadan imtina ettikleri hususunda tutanağa not yazıldığı görülmüştür. Başvurucu veliler, okul yönetimi, öğretmenler ve bir kısım eğitim yetkilisinin katılımıyla gerçekleşen toplantı neticesinde Rehberlik ve Araştırma Merkezinden üç kez randevu alınmasına rağmen öğrenci velilerinin görüşmeye gitmediği, başvurucuların okul yönetiminin kendilerine karşı ön yargılı olduğunu ve bu nedenle Selin Sargın'ın bir süre sonra kendine zarar veren çocuklara vurduğunu veya bağırdığını kabul ettikleri, eğitimde Selin Sargın'ın gerilediğini ileri sürdükleri ve okul naklinin yapılması önerisine karşı çıktıkları anlaşılmıştır. Aynı zamanda öğretmenlerin ve yönetimin ön yargılı olduklarını kabul etmediği, öğrenci velilerinin uzlaşma içinde olmaması nedeniyle mevcut sorunun oluştuğunu belirttikleri tutanağa yansımıştır. Başvurucular 9/1/2014 tarihinde P.R. İlkokulu Müdürlüğüne verdikleri dilekçeyle kendileri davet edilmeksizin sınıf öğretmeni R.A.nın diğer velilerle kızları Selin Sargın'ın durumunu değerlendirdikleri bir toplantı yaptığını öğrendiklerini dile getirerek bu toplantı tutanakları ile kızları hakkında düzenlenen tüm tutanakların kendilerine gönderilmesini talep etmiştir. İl Millî Eğitim Denetmenleri Başkanlığı 10/1/2014 ve 20/1/2014 tarihlerinde R.S. ile B.yi olayı incelemek üzere görevlendirmiştir. R.S. ile B. tarafından yapılan araştırma sonunda 21/2/2014 tarihinde Durum Değerlendirme Tutanağı düzenlenmiştir. Tutanakta; başvurucu çocuğun geçici olarak H.Ö.Ç. ilkokuluna alınması, bu süreçte de başvurucu çocuk hakkında sağlık raporu ile Rehberlik ve Araştırma Merkezinden özel eğitim değerlendirme raporu alınması gerektiği açıklanmıştır. Durum Değerlendirme Tutanağı'ndaki tespitlere dayanarak İl Millî Eğitim Denetmenleri Başkanlığı 24/2/2014 tarihinde başvurucu çocuğun geçici olarak H.Ö.Ç. İlkokuluna alınmasına karar vermiştir. Bu doğrultuda başvurucu Selin Sargın yarım gün H.Ö.Ç. ilkokulunda yaklaşık iki ay öğrenim görmüş ancak aynı zamanda yarım gün de kendi okuluna devam etmiştir. Yaşanan olaylar nedeniyle P.R. İlkokulu idaresi tarafından 22/5/2014 tarihinden itibaren başvurucu çocuğun sınıfı geçici olarak değiştirilerek 1/A sınıfında dönem sonuna kadar öğrenimine devam etmesi sağlanmıştır. 2014-2015 eğitim öğretim yılında başvurucu çocuk yine P.R. İlkokulunda önceki sınıf arkadaşları ve sınıf öğretmeniyle (2/B) öğrenimine başlamıştır. Bu aşamada başvuruya konu olay basına yansımış, konuyla ilgili bazı haberler yapılmıştır. Başvuruya yansıyan gazete ve internet haberleri şöyledir:i. Sabah (Akdeniz) gazetesindeki (Haberin yayımlanma tarihi bilinmemektedir.) "Bırakın Küçük Sel[i]n Okusun" başlıklı ve "Ortopedik engelli 7 yaşındaki öğrenci diğer velilerce okulda istenmiyor. Milli Eğitim ise çözüm yolu arıyor" alt başlıklı haberde; başvurucuların Selin Sargın'ın engelli olması nedeniyle okulda ötekileştirildiğini ve okuldan gönderilmesinin istendiğini, ikinci sınıfta okuyan çocuğun bir önceki sene de benzer problemler yaşadığını, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) başvuru yapacaklarını beyan ettikleri açıklanmıştır. Diğer taraftan haberde, diğer yirmi beş velinin durumdan rahatsız olduğu, bu çerçevede velilerin engelli öğrenciyi yadırgamadıklarını ancak kendi çocuklarının korkudan okula gitmek istemediklerini, engelli Selin Sargın'ın diğer çocuklara zarar verdiğini, çocukları tehlikede olduğu için çocuklarını okula göndermeyeceklerini dile getirdikleri belirtilmiştir.ii. Milliyet (Akdeniz) gazetesindeki 22/10/2014 tarihli "Okul'da Kriz" başlıklı ve "7 yaşındaki engelli kız öğrenci sınıf arkadaşlarına zarar verdiği gerekçesiyle diğer öğrenci velileri tarafından istenmiyor. Engelli öğrencinin velisi öğretmen ve okul idaresini suçluyor. Milli Eğitim soruna çözüm arıyor." alt başlıklı haberde; başvurucuların kızlarının engelli olması nedeniyle okulda dışlandığını iddia ettikleri, diğer öğrenci velilerinin ise Selin Sargın'ın saldırgan tavırları nedeniyle kendi çocuklarının okula gelmek istemediklerini, okulda bulunan diğer engelli çocukların okuldan memnun olduğunu ve okulda ayrıştırma yapılmadığı beyan ettikleri vurgulanmıştır.iii. Hilal (Antalya) gazetesinin internet sitesinde 25/10/2014 tarihli "Okulda Linç Tehlikesi" başlıklı haberde; başvurucuların kızının diğer öğrencilere saldırgan tavır içinde olması ve ailesinin uzlaşmacı tavır göstermemesi nedeniyle diğer öğrenci velilerinin Millî Eğitim Müdürlüğünden çözüm beklediğine, bir öğrenci velisinin "Sorun çözülmezse linç girişiminde bulunacağız." diyerek tepki gösterdiğine yer verilmiştir. iv. Sabah (Akdeniz) gazetesindeki 28/10/2014 tarihli "Tebrikler Başardınız" başlıklı ve "[P.R.] İlkokulunda öğrenim gören engelli Selin Sargın olayı yeni bir boyut kazandı. Bir öğrenci velisinin yerel gazeteye yaptığı açıklama ile Küçük Selen can güvenliği korkusuyla eve kapandı" alt başlıklı haberde; bir öğrenci velisinin yerel gazetede "Sorun çözülmezse linç girişiminde bulunacağız" ifadesini kullandığı iddia edildiği için başvurucuların Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına (Başsavcılık) şikâyette bulunduğu, öğrenci velisi Y.T.nin böyle bir açıklaması olmadığını dile getirdiği, diğer velilerin ise bu şekilde bir yaklaşımlarının olmadığı, yaşanan süreç nedeniyle tüm öğrencilerin yıprandığı ve küçük Selin'e uygun bir eğitim verilmesi gerektiği şeklinde açıklama yaptıkları ifade edilmiştir.v. Sabah (Akdeniz) gazetesindeki (Haberin yayımlanma tarihi bilinmemektedir.) "Sel[i]n Krizine Akılcı Çözüm" başlıklı ve "Antalya Milli Eğitim Müdürlüğü müfettişleri P.R. İlkokulunda engelli öğrenci Selin'le ilgili çıkan kriz için özel bir formül üretti." alt başlıklı haberde; Millî Eğitim Müdürlüğünün başvurucu çocuğun değerlendirme raporlarına uygun bir okula naklinin yapılması ve öğretmen olan velilerinden birinin aynı okula atanması şeklinde soruna çözüm önerisi getirdiği belirtilmiştir.vi. Hilal (Antalya) gazetesindeki 28/10/2014 tarihli "Soruşturma Değil İnceleme" başlıklı ve "[P.R.] ilkokulunda yaşanan zihinsel engelli öğrenci tartışması üzerine Valilik müfettişleri inceleme başlattı. Sendika temsilcileri ise kaynaştırma eğitiminin yanlış bir uygulama olduğuna dikkat çekti" alt başlıklı haberde; Millî eğitim müfettişlerinin konuyu incelediği belirtilerek özel eğitim alması gereken kimi engelli öğrencinin kaynaştırma programı altında diğer öğrencilerle birlikte öğrenim görmesinin hem engelli öğrenci hem de diğer öğrenciler için ciddi sorunlara yol açtığına ilişkin sendikaların görüşlerine yer verilmiştir. vii. Ayrıca olayın yorumlandığı birkaç köşe yazısı başvuruya eklenmiştir. Basında çıkan haberler nedeniyle başvurucu Selin Sargın'ın 11,5 gün özürsüz devamsızlığı olduğu okul yönetimi tarafından başvuruculara bildirilmiştir. 18/11/2014 tarihinde başvurucular; verdikleri yazılı cevapta Selin'in eğitim hakkının okul yönetimi tarafından engellendiğini, diğer öğrenci velileri tarafından linç edilme tehlikesi bulunan kızlarını can güvenliği nedeniyle okula gönderemediklerini belirtmişlerdir. 10/12/2014 tarihinde başvurucu çocuğun okul kaydı K.Ş. İlkokuluna alınmış, başvurucu anne de rehberlik öğretmeni olarak aynı okula atanmıştır. Soruşturma Süreci Başvurucular, sınıf öğretmeni R.A., rehberlik öğretmeni F.S. ve okul yönetiminin okulun ilk gününden itibaren başvurucu Selin Sargın'ı okulda istemediklerini ileri sürerek kızlarının okula devam ettiği süre boyunca manevi şiddete ve aşağılayıcı muameleye tabi tutulduğunu iddia etmiş ve bu nedenle Başsavcılığa 4/3/2015 tarihinde şikâyette bulunmuşlardır. 4/3/2015 tarihli şikâyet dilekçesinde başvurucular; kızlarının özel eğitim sınıfına gitmemesi gerektiğini, bu doğrultuda tam zamanlı kaynaştırma modeli uygulanarak akranlarıyla birlikte sıradan bir ilkokula devam etmesinin zorunlu olduğunu, okul yönetiminin sınıf ve rehberlik öğretmeniyle birlikte hareket ederek Selin'i bir başka okula göndermek için sürekli çaba gösterdiğini, bu süreçte duygusal şiddete maruz kalan Selin'in en sonunda orta ve ağır dereceli zihinsel engelli çocuklarla birlikte eğitim görmesi için bir ilkokulun özel sınıfına zorla yerleştirildiğini iddia etmişlerdir. İşkence, nefret ve ayrımcılık, görevi kötüye kullanma, eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi başta olmak üzere birçok suçun işlendiğini ileri süren başvurucular özetle sınıf öğretmeni R.A.nın başvurucu çocuğu ötekileştirerek ayrı bir yere oturtması, ders saati dışında okul bahçesinde tek başına bırakması, çocuğun her davranışını tutanak düzenlemek suretiyle davranış problemleri olduğunu savunması, öğrenim yılının başından beri sınıfında başvurucu çocuğu istememesi, bu bağlamda okul yönetimi ve diğer velilerle birlikte hareket ederek başvurucu çocuğun bir başka okula nakledilmesi amacıyla imza toplaması, diğer velilerin çocuklarını okula göndermemelerini sağlaması, çocuğu gerekmediği hâlde Rehberlik ve Araştırma Merkezine yönlendirmeye çalışması nedeniyle cezalandırılmasını talep etmişlerdir. Başvurucular ayrıca rehberlik öğretmeni ile okul yönetiminin sınıf öğretmeni R.A. ile iş birliği yaparak başvurucu Selin Sargın'ın başka bir okula nakledilmesini sağlamak amacıyla bazı tutanaklar düzenlemeleri, kendilerini Rehberlik ve Araştırma Merkezine yönlendirmeye çalışmaları, diğer velilerin başvurucu Selin Sargın'ı linç etme ihtimalleri olmasına rağmen gereken güvenlik önlemlerini almaması nedeniyle cezalandırılmasını istemişlerdir. Başvurucular okul yönetimi ve öğretmenleri dışında İl Millî Eğitim Müdürlüğü ile Rehberlik ve Araştırma Merkezinde bulunan bir kısım yetkili ile bu konuda daha önce inceleme yapan müfettişleri de şikâyet etmiştir. Başvurucular, yetkili bu kişilerin kaynaştırma öğrencisi olması gereken Selin'in bir dönem gerekmediği hâlde ağır ve orta düzeyde zihinsel engelli çocukların bulunduğu bir sınıfta eğitim görmesi, Rehberlik ve Araştırma Merkezinin olaya müdahil olması, suç işleyen öğretmen ve okul yönetimi hakkında işlem yapmamaları nedeniyle cezalandırılmalarını talep etmiş; ayrıca bir öğrenci velisi olan Y.T.nin basında yer alan ifadeleri nedeniyle başvurucu Selin Sargın'ı linç etme imasında bulunması nedeniyle cezalandırılmasını istemişlerdir. Başsavcılık tarafından 23/3/2015 tarihinde görevi kötüye kullanma suçu kapsamında yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli kamu görevlileri hakkında Antalya Valiliğinden soruşturma izni talep edilmiştir. Diğer taraftan Başsavcılıkça 25/3/2015 tarihinde öğrenci velisi olan Y.T. hakkında basın aracılığıyla tehditte bulunma suçu yönünden yürütülen soruşturmanın ayrılmasına karar verilmiştir. Anılan tehdit soruşturmasının akıbeti bilinmemektedir. İl Valisi 14/4/2015 tarihinde maarif müfettişleri olan H.Ay. ve H.Av.yi soruşturmacı olarak görevlendirmiştir. Ön soruşturmacılar; başvurucular, şüpheliler, başvurucu çocuk Selin Sargın'ın öğrenim gördüğü diğer okullardaki öğretmenler, yöneticiler ve Millî Eğitim Müdürlüğünde görevli yetkilileri tanık olarak dinlemiş; ayrıca aynı konu hakkında daha önce yapılan inceleme ve soruşturma evraklarını incelemiştir. Millî Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Denetim Başkanlığının 23/3/2015 tarihli inceleme ve soruşturma raporu dosyası ile Antalya İl Millî Eğitim Müdürlüğünün 25/4/2014 ve 30/10/2014 tarihli inceleme raporlarının dosyaları temin edilerek şikâyet konusu iddialar araştırılmıştır. Başvurucuların yaşanan bu süreçteki benzer iddiaları ile basına yansıyan olaylara ilişkin yapılan söz konusu incelemeler sonucunda başvurucu çocuğun öğrenim gördüğü okul yönetimi, öğretmenleri veya bu sürece dâhil olan yetkililere isnat edilen suçların sübut bulmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Başvurucuların şikâyetçi olduğu kamu görevlileri hakkındaki iddiaları ayrı ayrı dinlenmiştir. Başvurucular, genel olarak kızları Selin Sargın'ın okulda istenmemesi, okuldan gönderilmesi için resmî işlemlerin yapılması, zihinsel engelli çocuklarla eğitim görmeye zorlanması nedeniyle kamu görevlilerinin görevlerini kötüye kullandığı, bu süreçte yapılan şikâyetlerin gereği gibi araştırılmaması nedeniyle suçu bildirmedikleri ve eğitim hakkını engellendikleri yönünde birçok suç isnadında bulunmuşlardır. Şüpheliler genel olarak suçlamaları kabul etmemiştir.i. Şüpheli A.K. (eski P.R. İlkokulu Müdürü) başvurucu çocuğun kaydedildiği ilk okulda (İ. İlkokulu) engelli olması nedeniyle sorunlar yaşadığını beyan eden anne ve babanın talebi üzerine sınıf öğretmeni R.A.nın da rızasını alarak çocuğu okula kaydettiklerini ancak daha sonra sınıf arkadaşlarına ve diğer sınıftaki engelli bir çocuğa zarar vermesi nedeniyle velilerin şikâyetçi olduğunu, sınıf öğretmeni ve rehber öğretmen tarafından hazırlanan değerlendirme raporunu Rehberlik ve Araştırma Merkezine gönderdiklerini, bu Merkezin çocuğu değerlendirmek istemesi üzerine üç kez randevu alınmasına karşın başvurucuların randevuya gitmediğini, teftiş raporu doğrultusunda çocuğun yarım gün P.R. İlkokuluna, yarım gün H.Ö.Ç. İlkokuluna devam ederek eğitim öğrenim yılını tamamladığını, geçici olarak sınıf değişikliği yapıldığını ancak çocuğun ikinci sınıfa yine kendi sınıfında başladığını ifade etmiştir.ii. Şüpheli F.S. (rehberlik öğretmeni), başvurucu çocuğun ortopedik engeli nedeniyle bir başka okulda problem yaşadığının belirtilmesi üzerine bulunduğu okulda engelli başka çocukların olduğunu söyleyerek çocuğun okula kaydedilmesine yardımcı olduğunu, okul başladıktan sonra Selin'in bazı davranış sorunları olduğu kendisine iletildiği için Rehberlik ve Araştırma Merkezinden destek alınması gerektiğini başvuruculara bildirdiğini, bunun üzerine randevular alındığını ancak başvurucuların randevulara gitmediklerini, aynı zamanda çocuğun olumsuz davranışları hakkında aileye bilgi verilmesine rağmen ailenin problemleri kabul etmediğini ifade etmiştir. F.S. ayrıca çocuğun ders araç gereçlerini yediğini, arkadaşlarına şiddet uyguladığını, derste dikkat dağıtarak ders işlenmesini engellediğini belirtmiş; başvurucu çocuğun durumu ile ilgili olarak görevi gereği resmî işlemler yaptığını, öğrenciyi Rehberlik ve Araştırma Merkezine yönlendirdiğini, kaynaştırma programının uygulanması için bu prosedürün zorunlu olduğunu, başvurucuların daha önce de Başsavcılığa şikâyette bulunduklarını ve Başsavcılıkça hakkında kovuşturmama kararı verildiğini, ayrıca idari yönden yapılan inceleme sonucunda da hakkında işlem yapılmasına gerek olmadığına yönelik karar verildiğini beyan etmiştir.iii. Şüpheli R.A. (sınıf öğretmeni) Selin'in kaydı yapılmadan önce kendisine danışıldığında bedensel engeli olan bir çocuğa daha önce öğretmenlik yaptığı için Selin'in de sınıfta öğrenim görebileceğini okul yönetimine ilettiğini ancak okul başladıktan sonra Selin'in sınıfta çok zorlandığını, diğer çocukların öğrenimini etkilediğini, onlara şiddet uyguladığını, bağırdığını, bu nedenle başvurucuları Rehberlik ve Araştırma Merkezine yönlendirdiklerini ancak bundan sonuç alamadıklarını ifade etmiştir. R.A., sınıfta ders işleyememesi nedeniyle Millî Eğitim Müdürlüğünden müfettiş talep ettiğini, yapılan inceleme sonucunda başvurucu çocuğun yarım gün kendi okulunun yanı sıra H.Ö.Ç. ilkokuluna da devam etmesi yönünde karar alındığını, iki ay sonra o okula gitmeyi bırakan Selin'in okulda 1/A sınıfında seneyi tamamladığını, ikinci sınıfta tekrar kendi sınıfında başlayan Selin'in aralık ayında (2014 yılı) K.Ş. ilkokuluna kaydının alındığını ifadesine eklemiştir.iv. Şüpheli N.S. (eski Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürü) P.R. İlkokulundan başvurucu Selin Sargın ile ilgili Eğitsel Değerlendirme İstek Formu ile öğretmenlerinin gözlemlerini içeren belgelerin gönderilmesi üzerine çocuğun özel eğitime gereksinimi olup olmadığı yönünde değerlendirilmesi amacıyla üç kez randevu verildiğini ancak randevuya gelinmediğini, daha sonra 3/1/2014 tarihinde P.R. İlkokulunda Selin'in anne ve babasının da bulunduğu toplantıya kurul üyesi olarak katıldığını, toplantıda bu sorunun çözümü üzerine konuşulduğunu belirterek görevinin gerektirdiği yasal işlemleri yaptığını ifade etmiştir.v. Şüpheliler R.S. (İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı) ile B. (Maarif Müfettişi) başvurucu çocukla ilgili gerekli araştırmaları yaptıktan sonra 25/4/2014 tarihinde 2014 eğitim ve öğretim yılı tamamlanana kadar çocuğun yarım gün P.R. İlkokuluna devam ederken diğer yarım gün H.Ö.Ç. İlkokulundaki özel sınıfta öğrenim görmesi şeklindeki tekliflerinin Millî Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulunca kabul edildiğini ve bu yönde uygulama yapıldığını, başvurucuların iddialarının sübut bulmadığını ancak Selin Sargın ile ilgili iddiaların gerçeği yansıttığını gözlemlediklerini, incelemeleri devam ederken bu konuyla ilgili birkaç görev tebliği alıp görevleri birleştirerek kısa sürede incelemeyi sonuçlandırdıklarını ifade etmişlerdir. R.S., başvurucuların bir yandan kızlarının kaynaştırma öğrencisi olmasını istediklerini, diğer yandan bunun için gerekli olan Rehberlik ve Araştırma Merkezince yapılacak eğitsel değerlendirmeyi kabul etmediklerini de ifadesine eklemiştir. B. ise iddia edildiği gibi suç oluşmadığını değerlendirdikleri için herhangi bir ihbarda bulunulmadığını dile getirmiştir. Tanıklar O.N.B. (özel eğitim alınan okulun müdürü), F.Ö. (öğrenime başlanılan okuldaki sınıf öğretmeni), H. (öğrenime başlanan okuldaki rehber öğretmen), F.G. (P.R. İlkokulu 1/A sınıfı öğretmeni), F.O. (özel eğitim alınan en son sınıf öğretmeni), K. (İlçe Millî Eğitim Müdürü), F.K. (eski İlçe Millî Eğitim Müdürü) kısmi farklılıklar bulunmakla birlikte birbiriyle uyumlu beyanlarında özetle başvurucu çocuk Selin'in bedensel engelinin yanı sıra zihinsel problemi olduğunu düşündüklerini, sınıfta kriz geçirdiğini ve bağırdığını, sınıf içinde diğer çocuklara saldırgan davranışlar sergilediğini ve kâğıt mendil, kalem gibi eşyaları yemeye çalıştığını, sınıf içindeki öğrenimi zorlaştırdığını belirtmişlerdir. Ayrıca bu durumu ailesiyle paylaşmışlarsa da ailenin küçüğün zihinsel engeli olduğunu kabul etmediğini ve başladığı ilk okuldan üç hafta sonra bu problemler nedeniyle Selin'i alıp olayın olduğu P.R. İlkokuluna gönderdiğini, bu okulda yaşananlardan sonra Selin'in özel öğrenim gördüğü okula sadece iki ay devam ettiğini, yeniden P.R. İlkokuluna göndermek istedikleri için bu sefer diğer birinci sınıf olan 1/A sınıfına dönem sonuna kadar devam ettiğini, burada da benzer problemler yaşadığını, en son başvurucu annenin dilekçesine istinaden 10/12/2014 tarihinde çocuğun K.Ş. ilkokuluna nakledildiğini, annesinin de rehber öğretmen olarak bu okula atandığını ifade etmişlerdir. K.Ş. İlkokulu sınıf öğretmeni F.O. başvurucu çocuğun sınıfa ilk geldiğinde gösterdiği bağırma ve başkalarına zarar verme davranışlarının düzeldiğini, onunla bire bir ilgilendiğini, resmî tanısı olmadığı için bireysel eğitim planı henüz yapamadığını ancak engelli çocuk eğitiminde tecrübesi olduğu için çocuğun ilerleme kaydettiğini belirtmiştir. Ön soruşturmacılar tarafından 18/5/2015 tarihinde düzenlenen ve yirmi dört sayfadan oluşan ön inceleme raporunda; Rehberlik ve Araştırma Merkezi tarafından farklı tarihlerde düzenlenen özel eğitim değerlendirme raporlarına göre başvurucu Selin'in özel eğitim alması gerektiği, bu hususta okul öğretmenleri ve yönetiminin görevleri gereği başvurucu ebeveyni yönlendirmeye çalıştığı, işlemlerin usule uygun yapıldığı, en son başvurucu çocuğun özel eğitim alabileceği K.Ş. İlkokuluna kaydının yapıldığı ve başvurucu annenin öğretmen olarak aynı okula atandığı, başvurucuların şikâyetleri ile ilgili olarak daha önce üç kez inceleme veya soruşturma yapılarak isnat edilen suçların sübuta ermediğine karar verildiği açıklanmıştır. Raporun sonuç kısmında; başvurucu çocuğun öğrenim görme hakkının engellendiği, bulunduğu okuldan uzaklaştırılmaya çalışıldığı ve zihinsel engellilere özgü özel eğitim görmeye zorlandığı iddialarının sübuta ermediği değerlendirilerek şüphelilerin üzerilerine atılı nefret ve ayrımcılık, görevi kötüye kullanma, suçluyu kayırma ve kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçlarını işlemediği kanaatiyle haklarında soruşturma izni verilmemesi önerilmiştir. Antalya Valiliği İl İdare Kurulu Müdürlüğünün 20/5/2015 tarihli kararıyla İl Valisi tarafından ön inceleme raporundaki tespitler doğrultusunda kamu görevlileri hakkında soruşturma izni verilmemiştir. Başvurucular soruşturma izni verilmemesi kararına itiraz etmiş, başvurucuların itirazı Antalya Bölge İdare Mahkemesinin (Bölge İdare Mahkemesi) 17/11/2015 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Başsavcılık tarafından izin verilmemesi nedeniyle kamu görevlileri hakkında görevi kötüye kullanma suçuyla ilgili olarak 15/12/2015 tarihinde işlem yapılmasına yer olmadığına kesin olarak karar verilmiştir. Karar gerekçesi şöyledir:" - Maddî Olayın Açıklanması Müştekilerin, müşterek çocukları olan 2006 doğumlu mağdurun [P.R.] İlkokulunda öğrenim gördüğünü, sınıf öğretmenin velilerden imza toplayarak çocuğu okuldan atmaya çalıştığını, ayrıca çocuğun zihinsel engelliler okulunda eğitim görmeye zorlandığı, eğitim öğretim görme hakkının engellenerek görevlerini kötüye kullandıkları şeklindeki iddiaları üzerine soruşturma başlatılmıştır. - Suçun Vasıflandırılması, Delillerin Tartışılması ve Ceza Muhakemesi Hükümlerinin DeğerlendirilmesiAntalya İl Milli Eğitim Müdürlüğünde görev yapan ve TCK'nın 6/c hükmü gereğince kamu görevlisi sayılan şüphelilerin üzerlerine atılı 'görevi kötüye kullanma' suçunun görev nedeniyle işlenmiş olması karşısında haklarındaki soruşturmanın 4483 sayılı yasa gereğince yetkili merciin iznine bağlı olduğu hususunda kuşku bulunmamaktadır. Bu nedenlerle yapılan ön inceleme sonucunda Antalya Valiliğinin 20/05/2015 tarih ve 89 sayılı kararı ile şikayete konu iddialarla ilgili, iddiaların sübuta ermediği, öğrenci ile ilgili yapılan iş ve işlemlerin mevzuata uygun olduğunun anlaşıldığından şüpheliler hakkında 'Soruşturma İzni Verilmemesine' karar verildiği, bu karara süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine Antalya Bölge İdare Mahkemesinin 17/11/2015 tarih ve 2015/228-338 sayı ile itirazın reddine karar verildiği, bu kararın 4483 sayılı yasanın 9/son hükmü uyarınca kesin olduğu, böylelikle atılı suç için soruşturma-kovuşturma engeli ortaya çıktığı görülmüştür. - Ulaşılan NeticeAçıklanan nedenlerle;1-Şüpheliler hakkında atılı suçtan ötürü işlem yapılmasına yer olmadığına," Başvurucular 29/7/2015 ve 18/1/2016 tarihlerinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) maddesi şöyledir:"Hiç kimse işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya işlemlere tabi tutulamaz." Sözleşme’nin “Ayrımcılık yasağı” kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Bu Sözleşme’de tanınan hak ve özgürlüklerden yararlanma, cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasal veya diğer kanaatler, ulusal veya toplumsal köken, ulusal bir azınlığa aidiyet, servet, doğum başta olmak üzere herhangi başka bir duruma dayalı hiçbir ayrımcılık gözetilmeksizin sağlanmalıdır." Sözleşme’ye ek (1) No.lu Protokol'ün "Eğitim Hakkı" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Hiç kimse eğitim hakkından yoksun bırakılamaz. Devlet, eğitim ve öğretim alanında yükleneceği görevlerin yerine getirilmesinde, ana ve babanın bu eğitim ve öğretimin kendi dini ve felsefi inançlarına göre yapılmasını sağlama haklarına saygı gösterir. " AİHM, içtihatlarında ayrımcılığı kısaca "nesnel ve makul bir gerekçe olmaksızın, konuyla ilgili olarak benzer durumda olan kişilere farklı muamele edilmesi" (Zarb Adami/Malta, B. No: 17209/02, 20/6/2006, § 71) olarak tanımlamaktadır. AİHM; cinsiyet, cinsel yönelim, ırk ya da etnik köken, zihinsel veya fiziksel engellilik nedeniyle ayrımcılığa uğrayanların toplumda zayıf durumda olan gruplardan olduğunu tespit etmiştir (Abdulaziz, Cabales, Balkandali/Birleşik Krallık, B. No: 9214/80, 9473/81 9474/81, 28/05/1985, § 78; Burghartz/İsviçre, B. No: 16213/90, 22/2/1994, § 27; Schalk ve Kopf/Avusturya, B. No: 30141/04,24/6/2010, § 97; Smith ve Grady/Birleşik Krallık, B. No: 33985/96, 33986/96, 27/9/1999, § 90; Timishev/Rusya, B. No: 55762/00, 55974/00, 13/12/2005, § 56; Kiyutin/Rusya, B. No: 2700/10, 10/3/2011, § 63). Ayrımcılığın toplumun özellikle zayıf olan gruplarına uygulanması durumunda devletin takdir alanı oldukça dar olup farklı muamelenin Anayasa ve Sözleşme’ye uygun olduğunun kabul edilebilmesi için çok geçerli nedenlerin sunulması gerekmektedir (Kiyutin/Rusya, § 63; B./Yunanistan, B. No: 552/10, 3/10/2013, § 79). AİHM, Nachova /Bulgaristan (B. No: 43577/98, 43579/98, 6/7/2005) kararında, kolluk güçleri (jandarma) tarafından öldürülen bireylerin öldürülmesinde ayrımcı bir saikle hareket edildiğine dair yapılan şikâyetin araştırılmaması nedeniyle yaşam hakkıyla bağlantılı ayrımcılık yasağının usul yükümlülüğü yönünden ihlal edildiğini değerlendirmiştir. AİHM, Sözleşme'nin maddesinin tartışılabilir ve makul şüphe uyandıran kötü muamele iddialarının etkin biçimde soruşturma yükümlülüğü getirdiğine dikkat çekmektedir (Labita/İtalya [BD], B. No: 26772/95, 6/4/2000, §§ 119, 131; Tepe/Türkiye, B. No: 31247/96, 21/12/2004, § 48). AİHM’in içtihadında tanımlanan etkinlik için minimum standartlar soruşturmanın bağımsız, tarafsız, kamu denetimine açık olmasını, yetkili makamların titizlikle ve süratli biçimde çalışmasını gerektirmektedir (Mammadov/Azerbaycan, B. No: 34445/04, 11/1/2007, § 73; Çelik ve İmret/Türkiye, B. No: 44093/98, 26/10/2004, § 55).