(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/15630 E. , 2009/3296 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.01.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, tescil istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.03.2008 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 17.03.2009 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av..…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/15630 E. , 2009/3296 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.01.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, tescil istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.03.2008 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 17.03.2009 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av.... ile karşı taraftan davacı vekili Av.... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, yüklenicinin temliki işlemine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalı arsa sahibi, yüklenicinin edimini yerine getirmediğini, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava kabul edilmiş, 10 sayılı parselde mevcut davalıya ait 466/2400 hissenin 150/2400’nün iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir. Davadaki istemin dayanağı 21.03.2000 günlü temlik işlemidir. Bir tanımlama yapmak gerekirse, alacağın temliki devreden eski alacaklıyla (yüklenici) devralan yeni alacaklı (davadaki üçüncü kişi) arasında Borçlar Kanununun 163. maddesi uyarınca yazılı olarak yapılması zorunlu ve borçlunun (arsa sahibinin) rızasını gerektirmeyen borçlandırıcı bir işlemdir. Bu işlemle yeni alacaklı eski alacaklı yüklenicinin yerine geçerek ifayı borçludan (arsa sahibinden) isteyebilir. Ne var ki, yeni alacaklının ifa talebine muhatap olan borçlu, ifayı hemen yerine getirmek zorunda değildir. Borçlar Kanununun 167. maddesine göre temlik işlemine vakıf olan borçlu (arsa sahibi) eğer temlik işlemi olmasaydı eski alacaklıya (yükleniciye) karşı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan ne gibi hakları varsa yeni alacaklıya (davacı üçüncü kişiye) karşı ileri sürebilir hale gelir. Burada üzerinde durulması gereken diğer bir sorun da alacağın temliki işleminde temlik edilen alacağın gerçek alacak ne ise o olduğu konusudur. Başka bir anlatımla, yüklenici arsa payı karşılığı sözleşmedeki edimlerini yerine getirmemişse veya sözleşmeye aykırı davranmışsa ne yüklenici ve ne de ondan alacağını temlik alan üçüncü kişi arsa sahibinden arsa payı karşılığı sözleşmeye dayanarak temlik talebinde bulunamaz. Zira, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden maksat arsa sahibinin maliki olduğu arsa üzerine fenne, sözleşmeye ve amacına uygun bina yapmak, sözleşmedeki diğer edimlerini eksiksiz ifa etmektir. Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince;