Başvuru, temyiz müzakeresine katılan üyenin uyuşmazlığa konu idari işlemde imzası bulunan yönetim kurulu üyelerinden birinin eşi olması sebebiyle tarafsız mahkemede yargılanma hakkının, duruşma yapılmaksızın karar verilmesi nedeniyle aleni yargılanma hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; temyiz müzakeresine katılan üyenin uyuşmazlığa konu idari işlemde imzası bulunan yönetim kurulu üyelerinden birinin eşi olması sebebiyle tarafsız mahkemede yargılanma hakkının, duruşma yapılmaksızın karar verilmesi nedeniyle aleni yargılanma hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 27/6/2019 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Posta ve Telgraf Teşkilatında (PTT) PTT Bank işlem müdürü olarak görev yapmakta iken müstakil ünite olarak faaliyetini sürdüren PTT Bank İşlem Müdürlüğü 26/1/2009 tarihli PTT Yönetim Kurulu kararı ile kaldırılmıştır. Başvurucu 12/1/2010 tarihli PTT Yönetim Kurulu kararı ile Ankara PTT Başmüdürlüğü emrine Değerli Kâğıtlar Merkezi müdürü olarak atanmıştır. Başvurucu, söz konusu atama işlemi ile Parasal Posta İşletme Dairesi ile PTT Bank İşlem Müdürlüğünün birleştirilmesi sonucu oluşturulan Parasal Posta İşletme Dairesi Başkanlığına kendisinin atanması gerekirken başkasının atanmasına ilişkin işlemin iptali ve özlük haklarının iadesi ile parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesi istemiyle 30/3/2010 tarihinde Ankara İdare Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. Mahkeme 30/12/2010 tarihli kararıyla başvurucunun PTT Bank işlem müdürlüğü görevinden Ankara PTT Başmüdürlüğü emrine Değerli Kâğıtlar Merkezi müdürü olarak atanmasına ilişkin işlemin iptaline, Parasal Posta İşletme Dairesi Başkanlığına başvurucu yerine başkasının atanmasına ilişkin işlemin incelenmeksizin reddine, parasal ve özlük haklara yönelik istemin ise reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde, PTT Bank İşlem Müdürlüğünün Müstakil Ünite Müdürlüğü olarak faaliyet sürdürürken 26/1/2009 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile lağvedilerek hizmetlerinin Parasal Posta İşletme Daire Başkanlığı bünyesine aktarıldığı ve bunun üzerine başvurucunun Ankara PTT Başmüdürlüğü emrine Değerli Kâğıtlar Merkezi müdürü olarak atandığı belirtilmiştir. Başvurucunun atandığı görevin PTT Bank işlem müdürlüğü görevinden hiyerarşik olarak alt kademede görev olduğu ve ilgili mevzuat hükümleri ile geçmiş hizmetleri gözönüne alındığında başvurucunun lağvedilen PTT Bank İşlem Müdürlüğündeki görevine eşdeğer bir göreve atanması gerekirken bu durum dikkate alınmadan yapılan atama işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Parasal Posta İşletme Dairesi Başkanlığına başvurucu yerine başkasının atanması işleminin iptaline yönelik istem yönünden ise 26/1/2009 tarihli Yönetim Kurulu kararı üzerine Parasal Posta İşletme Dairesine daire başkanı olarak herhangi bir atama yapılmadığı ve idari davaya konu olabilecek yeni bir atama bulunmadığından anılan istemin esasının incelenmesine olanak bulunmadığı ifade edilmiştir. Öte yandan atama işleminin iptal edilmesi nedeniyle başvurucunun mahkeme kararı gereği lağvedilen PTT Bank İşlem Müdürlüğündeki görevine eş değer bir göreve atanacağından bu aşamada parasal ve özlük hakları konusunda hüküm kurulmadığı Mahkemece vurgulanmıştır. Mahkeme kararına karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Danıştay Beşinci Dairesince (Daire) 3/7/2012 tarihinde başvurucunun temyiz isteminin reddine, mahkeme kararının ret ve incelenmeksizin ret kısımlarının onanmasına, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle mahkeme kararının iptale ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde, görev yaptığı Bank İşlem Müdürlüğünün lağvedilerek hizmetlerinin Parasal Posta İşletme Dairesi Başkanlığı bünyesine verilmesi üzerine başvurucunun kazanılmış haklarının korunması suretiyle Ankara PTT Başmüdürlüğü Değerli Kâğıtlar Merkez Müdürlüğüne atandığı vurgulanmıştır. Başvurucunun durumuna uygun olan bir göreve atandığı belirtilerek atama işleminde hukuka aykırılık, mahkeme kararının iptale ilişkin kısmında ise hukuki isabet bulunmadığı ifade edilmiştir. Daire beş üye ile toplanmış ve mahkeme kararının başvurucunun atanmasına ilişkin kısmının bozulmasına oybirliği ile karar verilmiştir. Daire kararında Danıştay Üyesi A.nın da imzası bulunmaktadır. Başvurucunun kararın düzeltilmesi istemi Dairenin 19/3/2013 tarihli kararıyla oybirliğiyle reddedilmiştir. Anılan kararda da Danıştay Üyesi A.nın imzası bulunmaktadır. Mahkemece 10/6/2013 tarihli karar ile bozma kararına uyulmayarak başvurucunun atanmasına ilişkin işlem yönünden ısrar kararı verilmiştir. Kararın davalı idarece temyizi üzerine 22/6/2015 tarihinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun (İDDK) ilamı ile ısrar kararı bozulmuştur. Başvurucu 19/11/2015 tarihli dilekçesiyle kararın düzeltilmesi isteminde bulunmuştur. Anılan dilekçede başvurucu, atama işleminin esasına yönelik daha önce dile getirdiği iddialarla birlikte Daire kararlarında imzası bulunan Daire Üyesi A.nın davalı idare olan PTT'nin Yönetim Kurulu Üyesi Ö.A.nın eşi olduğunu, ayrıca eski PTT genel müdürü, Yönetim Kurulu başkanı ve şu anda Danıştay üyesi olan O.T. ile aynı lojmanda kaldıklarını belirtmiş; kararların ve mahkemenin tarafsızlığının tartışılır hâle geldiğini ileri sürmüştür. İDDK 26/6/2018 tarihli kararı ile kararın düzeltilmesi istemini reddetmiştir. İDDK'nın bozma kararı üzerine Mahkemece 31/10/2018 tarihinde başvurucunun PTT Bank işlem müdürlüğü görevinden Ankara PTT Başmüdürlüğü emrine Değerli Kâğıtlar Merkezi müdürü olarak atanmasına ilişkin işlem yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Anılan karara karşı yapılan temyiz başvurusu Danıştay İkinci Dairesinin 26/3/2019 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Söz konusu karar 3/6/2019 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 27/6/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk 6/1/1982 tarihli ve 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun "Daireler" kenar başlıklı maddesinin (2) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:"Her dairede bir başkan ile yeteri kadar üye bulunur. Heyetler bir başkan ve dört üyenin katılmasıyla toplanır, salt çoğunluk ile karar verir..." 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun maddesinin ilgili kısmı şöyledir:" Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinde açılan iptal ve yirmibeşbin Türk Lirasını aşan tam yargı davaları ile tarh edilen vergi, resim ve harçlarla benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları toplamı yirmibeşbin Türk Lirasını aşan vergi davalarında, taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılır. Temyiz ve istinaflarda duruşma yapılması tarafların istemine ve Danıştay veya ilgili bölge idare mahkemesi kararına bağlıdır. Duruşma talebi, dava dilekçesi ile cevap ve savunmalarda yapılabilir...." 2577 sayılı Kanun'un maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi ... hallerinde ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır." 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Ret sebepleri" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"(1) Hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması hâlinde, taraflardan biri hâkimi reddedebileceği gibi hâkim de bizzat çekilebilir. Özellikle aşağıdaki hâllerde, hâkimin reddi sebebinin varlığı kabul edilir:a) Davada, iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması.b) Davada, iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği hâlde görüşünü açıklamış olması.c) Davada, tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hâkim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması."B. Uluslararası Hukuk İlgili Sözleşme Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme/AİHS) maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: “Herkes medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir...” Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İçtihadı İlgili hukuk için bkz. Kemal Demir, B. No: 2014/17141, 6/7/2017, §§ 42-