8. Hukuk Dairesi 2021/12838 E. , 2023/5222 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/497 E., 2019/890 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine k
**8. Hukuk Dairesi 2021/12838 E. , 2023/5222 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/497 E., 2019/890 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Üçtepe Köyü 102 ada 222 parsel ... 4.838.07 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1937 tarih 114 tahrir nolu vergi kaydı ile ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... oğlu ... adına tarla niteliği ile tespit edilmiş, tespitin kesinleşmesi sonrası tapuya tescil işlemi yapılmıştır. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşlık ve çalılık yerlerden olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın vergi kaydına istinaden davalı adına tespit edildiğini, davalı ... atalarının 100 yıldan beri taşınmaza zilyet olduklarını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.11.2011 tarihli ve 2010/621 Esas, 2011/683 Karar ... kararı ile, davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 24.09.2012 tarihli ve 2012/8786 Esas, 2012/10448 Karar ... kararıyla; İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli taşınmazın 1990 tarihli memeleket haritasında çalılık simgeli yeşil alanda kaldığı ve 2004 tarihli uydu fotoğrafına görede çalılık ve taşlık olduğu, imar ve ihyasının henüz tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de dava konusu taşınmazın eğimi %6 olduğundan orman sayılmayan yerlerden olduğu, davacının da 26 Mayıs 1951 tarihli ve 22 numaralı tapu kaydına dayandığı ifade edilerek; belirtilen tapu kaydı, tespite esas vergi kaydı, komşu parsellerin tespit tutanakları ile 2004 tarihli uydu fotoğrafının resmi kanallardan dosyaya getirilerek nizalı yere uygulanması ve 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 14 üncü maddesi de değerlendirilmek suretiyle zilyetlik koşullarının davalı lehine oluşup oluşmadığının araştırılması ile tapu kaydına göre dava konusu taşınmazın ipotek alacaklısı Ziraat Bankasının davaya dahil edilmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, zemine uygulanan Mayıs 1951 tarihli ve 22 sıra ... tapu kaydına göre dava konusu edilen taşınmazın bu tapu içerisinde yer aldığı, tapu malikleri ile Mayıs 1951 tarihli ve 22 ... tapu kaydı maliki ... Uzun ile davalılar arasında mirasçılık bağının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili, bozma öncesi ve raporlarda çekişmeli taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunun tespit edildiğini, zilyetlikle kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleşmediğini açıklayarak hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kanun'un 14, 17, 20 ve 46/1 inci maddeleri. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince zemine uygulanan Mayıs 1951 tarihli ve 22 sıra ... tapu kaydına göre dava konusu edilen taşınmazların bu tapu içerisinde yer aldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de bozma sonrası aldırılan 28.06.2019 tarihli bilirkişi raporunda, belirilen tapunun gayrı sabit sınırlı ve miktarının 57.671,00 m2 olduğu, bu tapu kaydının kadastro çalışmalarında 102 ada 65, 67, 82 ila 113, 173, 175, 179, 187, 195, 217, 220 ve 538 parsellere (toplamda 167.401,09 m2’lik yere) uygulandığı, eldeki davaya konu taşınmazın kadastro ekibine göre tapu sınırı dışında, keşifte dinlenen bilirkişilerin uygulamasına göre ise sınır içinde olduğu, ancak tapu miktarı kadastro çalışmalarında gerçek kişiler adına tespit edildiğinden dava konusu taşınmazın tapu miktarı fazlası olduğu belirtildiğine göre İlk Derece Mahkemesinin yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Öte yandan, dava konusu taşınmaz davalı adına zilyetlik sebebiyle 24.05.2008 tarihinde tespit edilmiş olup bozma öncesi icra edilen 24.09.2011 tarihli keşifte İlk Derece Mahkemesi gözleminin dava konusu taşınmazın tamamen imar-ihya edilmediği, büyük bölümünün taşlık çalılıkla kaplı olduğu, arada çok küçük ve ince topraklı yerler bulunduğu, tarıma elverişli olmadığı ve tarımsal amaçlı kullanılmadığı şeklinde olduğu, aynı keşifte dinlenen mahalli bilirkişi V.D.nin taşınmazın imar edilmediğini ve öncesi-sonrası arasında fark bulunmadığını beyan ettiği; bu tespit ve beyanların, 1990 tarihli hava fotoğrafına göre dava konusu taşınmazda maki formasyonu ağaççıkların bulunması ve 2004 tarihli uydu fotoğrafında da taşınmazın makilik ve kayalık olarak görünmesi ile de doğrulandığı, yine bozma sonrası aldırılan 30.05.2018 tarihli ziraat bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazda bulunan zeytin ve limon ağaçlarının 5-10 yaşlarında olduğunun bildirildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde tespit tarihinde dava konusu taşınmazda davalı tarafın zilyetliğinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Taşınmazın tespitine esas vergi kaydı bulunuyor ise de ancak zilyetlikle birleşmesi halinde vergi kaydına değer verilebilir. Bu itibarla İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.