Ceza Genel Kurulu 2022/242 E. , 2022/639 K. "" Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi Kasten öldürme suçundan sanık ...'nın TCK'nın 81/1, 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin ... Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2019 tarih ve 444-421 sayılı resen istinafa tabi hükmüne yönelik olarak katılan ... vekili ve sanık müdafisi tarafından da istinaf başvurusunda bulunulması üzerine dosyayı inceleyen ... Bölge Adliye M…
**Ceza Genel Kurulu 2022/242 E. , 2022/639 K.** **"İçtihat Metni"** Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi Kasten öldürme suçundan sanık ...'nın TCK'nın 81/1, 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin ... Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2019 tarih ve 444-421 sayılı resen istinafa tabi hükmüne yönelik olarak katılan ... vekili ve sanık müdafisi tarafından da istinaf başvurusunda bulunulması üzerine dosyayı inceleyen ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince 26.02.2020 tarih ve 592-430 sayı ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. Hükmün sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesince 14.10.2021 tarih ve 92-13334 sayı ile temyiz isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 06.01.2022 tarih ve 109283 sayı ile; "... Sanık ...'nın kasten öldürme suçundan TCK'nın 81/1, 29 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmış, iddianamede olayın oluş şekli anlatıldıktan sonra 'tartışmanın maktulden kaynaklanan ilk hareket nedeniyle başlaması ve tanıkların şüpheli ve maktul hakkındaki beyanları birlikte değerlendirildiğinde şüpheli lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği' belirtilmiştir. İddia makamı esas hakkında mütalaasında ise iddianamedeki gerekçe ile sanık hakkında TCK'nın 29. maddesinin uygulanmasını talep etmiştir. Kovuşturma evresinde sanık müdafisi, müvekkilinde öldürme kastı olmadığını ve meşru savunma koşullarının oluştuğunu savunmuş, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığına dair herhangi bir savunma yapmamıştır. İddianamede ve esas hakkındaki mütalaada haksız tahrik hükümlerinin uygulanması talep edildiği hâlde Mahkemece TCK'nin 29. maddesi uygulanmamış, uygulanmama ihtimaline binaen ek savunma hakkı ise tanınmamıştır. Yargıtay Birinci Ceza Dairesinin 13/05/2019 tarih ve 3112-2682 sayılı ve benzer kararlarında, iddianamede ve esas hakkındaki mütalaada TCK’nın 29. maddesinin uygulanması talep edildiği hâllerde ek savunma hakkı tanınmadan TCK'nın 29. maddesinin uygulanmaması hâlinde yerel mahkeme kararlarının bozulmasına karar verilmiştir. Bu durumda; sanık ... hakkında TCK'nın 29. maddesinin uygulanmama ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanınması gerektiği hâlde bu hak tanınmadan, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 'Adil yargılanma hakkı' başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 'Hak arama hürriyeti' başlıklı 36. maddesine ve CMK'nın 226. maddesine muhalefet edilerek mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle savunma hakkı kısıtlandığından hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiği," görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.