Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/594 E. , 2024/5596 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/594 Karar No : 2024/5596 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) ...Adına Velayeten Kendi Adlarına Asaleten ..., ... VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ...Bakanlığı VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ..., Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dav…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/594 E. , 2024/5596 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/594 Karar No : 2024/5596 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) ...Adına Velayeten Kendi Adlarına Asaleten ..., ... VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ...Bakanlığı VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ..., Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Hatay ili, İskenderun ilçesi, ... okulu 1. Sınıfında öğretim gören çocukları ...'in 22/05/2015 tarihinde ders saati sırasında sınıf arkadaşlarının hareketlerinden ötürü düştüğü ve iki parmağının kopmasında davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu gerekçesiyle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla küçük çocuk için 100,00-TL (ıslah dilekçesiyle birlikte toplam 125.869,24-TL) geçici ve kalıcı işgöremezlik tazminatının ve 60.000,00-TL manevi tazminat ile anne ve baba için ayrı ayrı 20.000,00-TL manevi tazminata olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararında; idarenin ajanları eliyle yürüttüğü faaliyetten ötürü kusurunun bulunduğu ve anılan zararın kusurlu sorumluluk ilkesi gereğince tazmin edilmesi gerektiği, bilirkişi raporu değerlendirildiğinde; davacı küçük ...için 125.869,24-TL maddi tazminatın 100,00-TL'lik kısmının idareye başvuru tarihi olan 27/03/2017 tarihinden itibaren, 125.769,24-TL'lik kısmının ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 13/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı ...'e ödenmesine dava konusu olayın oluş şekli, niteliği ve kusurun varlığı gibi hususlar birlikte değerlendirilerek duyulan acı ve üzüntünün kısmen de olsa dindirilmesi için küçük ... için 60.000,00-TL ile anne ve baba için ayrı ayrı 20.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDELERİN İDDİALARI : Davacılar : Faizin başlangıç tarihinin olay tarihinden itibaren hesaplanarak hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı : Okul sıralarının kazaya karşı önleyici zararları en aza indirecek şekilde temin edilmemiş şeklindeki suçlayıcı beyanın gerçeği yansıtmadığı, olay yerinde yapılan incelemede bahsi geçen sıranın metal iskeletli ahşap sıra olduğu, yaralanan çocuğun hastaneye ambulans vasıtasıyla gönderilmiş olmasının yolda gelişebilecek komplikasyonları ortadan kaldırdığı, okulda buzdolabı bulunmamasının kabahat olarak nitelendirilemeyeceği, idarelerine atf-ı kabil bir kusurunun bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmakta olup, davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Dava, Hatay ili, İskenderun ilçesi, ... okulu 1. Sınıfında öğretim gören çocukları ...'in 22/05/2015 tarihinde ders saati sırasında sınıf arkadaşlarının hareketlerinden ötürü düştüğü ve iki parmağının kopmasında davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu gerekçesiyle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla küçük çocuk için 100,00-TL (ıslah dilekçesiyle birlikte toplam 125.869,24-TL) geçici ve kalıcı işgöremezlik tazminatının ve 60.000,00-TL manevi tazminat ile anne ve baba için ayrı ayrı 20.000,00-TL manevi tazminata olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır. Türk Borçlar Kanununun "Manevi tazminat" başlıklı 56. maddesinde, "Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmü yer almıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı, hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, davalı idarelerin olaydaki hizmet kusurlarının tespiti, kusur oranlarının tayini, müterafik kusur oranı ve hükmedilen maddi ve manevi tazminat tutarları yönünden usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan; faiz, idarenin tazmin borcu bağlamında, kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip, yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir. Uğranılan zararın gerçek miktarının Mahkeme tarafından yapılan inceleme sonucunda net bir şekilde ortaya çıkması durumunda, ortaya çıkan bu gerçek zararın tamamının tazmini amacıyla verilen miktar artırımına (ıslah) ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp, mevcut davada talep edilen tazminat miktarının ıslah suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla; meydana gelen zararların tespiti amacıyla İdare Mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edilen ve davacılar tarafından ıslah edilen bu yeni zarar miktarının; olay tarihi veya idareye başvurma tarihi veya dava tarihi itibarıyla elde etmek istedikleri gerçek zararları olduğu açıktır. 2577 sayılı Kanunun 13. maddesi gereğince, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştayın içtihatlarıyla kabul edilmiştir. Bu itibarla davacılar lehine hükmedilen maddi tazminat tutarının tamamına davacılar vekilinin idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletimesi gerekmektedir. Buna göre; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilen ...İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1-a bendinde yer alan "davacı küçük ... için 125.869,24-TL maddi tazminatın 100,00-TL'lik kısmının idareye başvuru tarihi olan 27/03/2017 tarihinden itibaren, 125.769,24-TL'lik kısmının ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 13/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte" ifadesi çıkarılarak yerine "hükmedilen 125.869,24 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 27/03/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte" ifadesi eklenmek suretiyle düzeltilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 25/10/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- Davaya konu uyuşmazlık, hukuka aykırı haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Haksız fiilden doğan tazminat borçlarında temerrüt, haksız fiil tarihinde kendiliğinden gerçekleşir. Bu itibarla ayrıca bir bildirim yapılmasına gerek yoktur. Bu durumda, davacı tarafından da talep edildiği üzere, hükmedilen tazminata olay tarihinden (22/05/2015) itibaren yasal faiz işletilmesi için ve temyize konu kararın tazminata işletilecek yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin kısmının bozulması gerekçesiyle bu kısma yönelik çoğunluk kararına katılmıyorum.