10. Hukuk Dairesi 2011/5460 E. , 2012/9746 K. Mahkemesi :İş Mahkemesi No :81-474 Dava, davalı ile aralarında imzalanan sağlık hizmeti satın alma sözleşmesindeki, şirket çalışanlarından doktorların görevlerinden ayrılmalarına ilişkin hükümlere aykırı davranıldığı gerekçesi, sözleşmede belirtilen cezai şartın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, …
**10. Hukuk Dairesi 2011/5460 E. , 2012/9746 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No :81-474 Dava, davalı ile aralarında imzalanan sağlık hizmeti satın alma sözleşmesindeki, şirket çalışanlarından doktorların görevlerinden ayrılmalarına ilişkin hükümlere aykırı davranıldığı gerekçesi, sözleşmede belirtilen cezai şartın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup taraflarca ileri sürülmese bile Mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında re’sen ele alınması gereken bir husustur. İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş olan istisnai nitelikte özel mahkemelerdir. “Uyuşmazlıkların çözüm yeri” başlığını taşıyan; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 134’üncü maddesinde, bu Kanunun uygulanmasından doğan uzlaşmazlıkların, yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görüleceği, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 01.10.2008 günü yürürlüğe giren 101’inci maddesinde de, bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan durumlarda, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği hüküm altına alınmıştır. Mahkemenin görevini belirlerken, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hangi hukukî sebebe dayandığına bakmak gerekir. Dosya kapsamına göre, uyuşmazlık konusunun, taraflar arasındaki eczane devir sözleşmesine dayanan bir dava olduğu tartışmasızdır. Hâl böyle olunca davanın iş mahkemesinde değil, genel mahkemede görülmesi gerektiğinin kabulü gerekir. Yukarıdaki açıklamalar ışığı altında yapılan değerlendirmeye göre; davalıya yönelik iş mahkemesine açılan ve görülen inceleme konusu davada, taraflar arasındaki hukuki uyuşmazlığın çözümünde 506 veya 5510 sayılı Kanunun uygulama yeri bulunmadığından, sözü edilen 134 ve 101’inci madde hükümlerine göre sınırlı yetki ile donatılmış iş mahkemeleri görevli değildir. Yukarıdaki açıklamalar ışığı altında yapılan değerlendirmeye göre; davalıya yönelik iş mahkemesine açılan ve görülen inceleme konusu davada mahkemenin görevsizlik kararı vererek, usul hükümlerine göre görevli mahkemeyi belirleme yoluna gitmesi gerekirken, işin esasına girerek davanın reddine karar vermesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.